rss

Tarayınızda RSS Okuyucu yüklü ise,
Site haber akışımıza üye olabilirsiniz.

Bugün Günlük Ziyaret: 5.673 (5.249)

Toplam Ziyaret: 14.788.203 (13.717.232)

Yeni tasarımımızla sizlere daha rahat kullanım sunuyoruz. Görüş ve düşüncelerinizi bekleriz.
Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz…
07 Ocak 2019
Sayı : 788,789
Bu kayıt toplam
213 kez okundu.
fb sharer tt sharer g+ sharer
M. Can Özkardeşler
M. Can Özkardeşler

VARLIK MI YOKLUK MU?

Yokluk derken yok olmayı kastetmiyorum. Benliğimizi kaplayan kötü huylardan, varlıktan, benlikten, nefsin bitmek bilmeyen isteklerinin esaretinden kurtulup baki olan Allah'a teslimiyetten bahsediyorum. Hakk yolunda olanların, hakikati arayanların tek gayesi vardır; var gibi görünmeyen fakat aslında var olan Allah'ı idrak etmek.

İşte bu yüzdendir ki herkes inandığı fakat görmediği Allah'a doğru koşmaktadır. Hristiyan'ı, Müslümanı, Yahudi'si; herkes yaşadıkları manevi lezzetleri daha da arttırmak için yoldaki çeldiricilere rağmen hedefe tam gaz ilerlemektedirler.

Bu yazıyı neden kaleme aldığımı merak ediyorsanız anlatayım: Bundan yıllar önce büyük oğlum Ersin bir gün ,"Baba öğretmen ödev verdi 'Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim' ne demektir, diye ", bana yardımcı olur musun" dedi. O yıllardaki bilgi birikimimle, aklımın ve gönlümün yettiği şekilde anlatmıştım.

Bu sözler Yunus Emre'mize aitti: "Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim, aşkın ile avunurum, bana seni gerek seni." Her şey den, benlikten geçmiş, dünyanın kötü isteklerini terk etmiş, yüce Allah'ı bulmak için yollara düşmüş, dağlar ile taşlar ile konuşup hep O'nu aramıştır bizim Yunus. Hz. Eyüp, Hz. İbrahim, Hz. Mevlâna, Hacı Bayram Veli ve daha nice veli ve kâmil insan girdikleri nefis terbiyesi sonucunda varlığından, benliğinden kurtulmuşlar oku atanın kendileri olmadığını, yani yaptıklarının kendilerinden olmadığını, onu yaptıranın, Allah(cc) olduğunu ifade edip öyle yaşamışlardır.

Enfâl suresi on yedinci ayette yüce Allah şöyle buyuruyor : "Onları siz öldürmediniz, Allah öldürdü. Attığınız zaman da onları siz atmadınız, Allah attı." Yani benlik çıktımı aradan geriye yüce Allah kalır".

Şimdi de "Rahat etmek istersen, daha dünyada iken yokluğu ara, yokluğu iste " diyen Pirimiz Hz. Mevlâna Celaleddin-i Rumi'ye kulak verelim:

Akıllı kişiler, bu dünyada görünen şeyleri, var gibi görünen nesneleri arkalarına atmışlar, vardan yüz çevirmişler, yok olan şeyleri, görünmeyen gerçek varlıkları aramakta ve onlara kul olmaktadırlar. Çünkü, Allah'ın sanatının mahzeni ve kaynağı yokluktan başka yerde görünmez.

Biraz önce de bu hususta söz açmıştık. Sen bu sözü de o sözü de bir gör, iki görme. Demiştik ki, her sanatın sahibi, sanatını göstermek için yokluğu arar.

Mimar, bina yapılmamış boş bir arsa, yahut yıkılmış, tavanları çökmüş harap olmuş bir ev yeri arar. Saka, içinde su bulunmayan kap arar. Dülger de kapısı olmayan ev araştırır. Bir gayeye doğru giderken, daha doğrusu, hakikati araştırırken herkes önce yokluğa doğru koşar, sonradan yokluktan kaçar.

Mademki senin ümidin yokluktadır, neden ondan kaçıyorsun? Ümit bağladığın, uzaklaştığın şeyle neden çekişiyorsun? Mademki ümidin o yoklukla uzlaşmış, yoktan ve yokluktan ne diye kaçıyorsun? Ey aziz ruh, sen gizlice mana bakımından, yoklukla anlaşmadınsa, ne diye yokluk pususuna yatmış bekliyorsun?

Neyin varsa, gönlünü hepsinden çekmişsin de, gönül oltanı yokluk denizine atmışsın. Şu halde, oltana yüz binlerce av veren şu ümit denizinde ne diye kaçıyorsun? Senin ruhi gıdan olacak, sana hayat bağışlayacak şeye, ölüm adını koymuşsun. Şu büyücülüğe bak ki, hayat sana ölüm gibi görünüyor.

O'nun sanatındaki sihir iki gözünü de bağladı da, can ihtiras kuyusuna rağbet etti, ona düştü. Hakk sanatının büyüsü ile yani Allah'ın yarattığı fani güzellerin büyüsü ile bir hayale kapılmışsın da, kuyunun dışındaki devayı zehirlerle, yılanlarla dolu sanıyorsun.

Bu yüzden zavallı insan, felaket kuyusunu sığınacak yer sanmıştır. Sonunda ölüm onu bu kuyuya atar, gider. Sen şimdi içinde bulunduğun vücuttan, varlıktan kork. Aslında sen bir gölge varlıktan, bir hayalden ibaretsin, o hayalin de hiçbir şey değil, sen de hiçbir şey değilsin.

Ne şaşılacak şey, hiçbir şeyi olmayan, hiçbir şeyi olmayana aşık olmuş; hiç var olmayan, hiç var olmayanın yolunu kesmiş. Bu hayaller ortadan kalkınca, aklının ermediği şeyler sana apaçık görünür. Şu gölge varlığından, benliğinden kurtulunca, ne yaparsan " Attığın zaman sen atmadın " sırrına eresin, emin olursun.(Mesnevî cilt 6, beyit: 1365-1523. Şefik Can Dede)

Yeni yılın tüm insanlığa barış, sevgi, sağlık, huzur ve mutluluk getirmesi dileğiyle hoşça kalın, dostça kalın.



Son Köşe Yazıları:
Abdi Satıroğlu

Abdi Satıroğlu

Ey Türk İstikbalinin Evlâdı!

Mahiye Morgül

Mahiye Morgül

7.Sınıf Türkçe'de Sanal Atatürk Çizimleri

Melike Zafer Gürgen

Melike Zafer Gürgen

Zenginleşmek Üzerine...

Şinasi Şirin

Şinasi Şirin

Bahara 10 Kala...

Av. Ersin Parlat

Av. Ersin Parlat

Bir Yıldız Doğuyor !

M. Can Özkardeşler

M. Can Özkardeşler

Tilkileri Ayakları Kurtarır

İsmail Şimşek

İsmail Şimşek

Yeni Nesil Belediyecilik

Mersin Tercüman.   Haftalık Yerel Siyasi Gazete.   Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlanmak amacı ile kullanılamaz. Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.   mersin@mersintercuman.com
BİZE ULAŞIN
E-posta
 : 
mersintercuman@gmail.com
Telefon
 : 
+90(506) 443 37 30
GSM
 : 
+90(506) 443 37 30 , +90(532) 747 71 73
Adres
 : 
Kiremithane Mahallesi, İstiklal Caddesi, Atlas Apt. No:87 Kat:1 No:4 Akdeniz / Mersin
(Özgür Çocuk Parkı yanı - Atlıhan Oteli karşısı)
 
 
ARŞİV
Sayfa başı kayıt adedi: