rss

Tarayınızda RSS Okuyucu yüklü ise,
Site haber akışımıza üye olabilirsiniz.

Bugün Günlük Ziyaret: 4.210 (4.037)

Toplam Ziyaret: 15.089.904 (13.995.990)

Yeni tasarımımızla sizlere daha rahat kullanım sunuyoruz. Görüş ve düşüncelerinizi bekleriz.
Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz…
14 Ocak 2019
Sayı : 789
Bu kayıt toplam
155 kez okundu.
fb sharer tt sharer g+ sharer
İsmail Şimşek
İsmail Şimşek

SİZİN YATACAK YERİN YOK !

Hep söylerim. Öyle başarı hikayelerimiz var ki bizim; bunlardan hiç bahsedilmez! Kulağımıza fısıldanan ortaya lanse edilen ise başkalarının hikayeleri… Bize ait olanlar ise müstehzi çabalarla hep küçümsenmiş, küçük görülmüş, değersizleştirilmiş.

Mesela, Dr.Vahit Nevhiz Işıl'ı!.. Kaç kişi tanıyor!

Veya bu ismi hiç duydunuz mu? Duymamış olmanız normal! Çünkü Dr.Vahit Nevhiz Işıl gibi nice benzer bilim adamı ve müteşebbis 'eski devlet(!)' hafızası ile bilimin ve tarihin tozlu sayfalarına hapsedilirken, kimbilir hangi vesayet odağının çıkarına çomak sokmuşlardır ki çabaları ve başarıları kısa ömürlerine sığmayan olağanüstü hikayeleri bize aktarılmadan unutturulmaya çalışılmış!

Biraz bahsedeyim, bu mümtaz şahsiyetten… Akedemik kimliği bir kimya doktoru… Kimya doktoru olmanın ötesinde büyük işler becermiş bir bilim adamı ve yerli bir müteşebbis…

Yıl: 7 Ağustos 1955, Hürriyet gazetesi bu haberi kupür başlığı olarak şöyle vermektedir; ' Bir Türk müteşebbisi yerli radyo yapıyor.'

Haberin kısa detayı da şu: 'Bir Türk kimyacı kurduğu radyo fabrikasında seri olarak ürettiği radyoyu yüzde 50 daha ucuz fiyatla satmaktadır. Bobinler, transformatörler, kutular, şasiler, bazı rezistanslar, düğme, vb. gibi bakalit malzeme tamamen Türkiye'de üretilmekte, hopörler gibi ayrı bir sanayi gerektiren parçalar Almanya'dan ithal edilmektedir.'

Peki kimdir bu Dr. Vahit Nevhiz Işıl… 1913'te İstanbul'da doğmuş. Almanya Münih'te Kimya Fakültesini bitirmiş. Burada doktorasını tamamlamış.

Ülkenin en kötü döneminde oradaki olağanüstü güzel ardına bakmadan ülkesine, Türkiye'ye dönmüş. 1951 yılında Türkiye'nin ilk radyosu 'NEVTRON'u' üretmiş.

Şimdi muhtemelen şunu diyeceksiniz! Almanya'da eğitim görmüş biri olarak Alman gibi başlamış Alman gibi mi bitirmiş? Yoksa Alman gibi başlayıp, Türk gibi mi bitirmiş?

Bu söz Alman disiplinini tanımlarken, bu söze bir ilave yapılmış. 'Alman gibi başlayıp, Türk gibi bitirme,' klişesi…

Yani bir disiplinle başlayıp, devam ettirememe, yarım bırakma anlamında bir terim…

Bu söz artık bu gün tedavülden kalmış, raf ömrünü tüketmiş bir anlayış olarak belki bazen haklı olmakla birlikte genel olarak bu milleti aşağılamak için kullanıldığını ispat edercesine Dr. Vahit Nevhiz Işıl, bu çabayı Türk gibi başlamış Türk gibi bitirmiş!

Bu hikayede Türk gibi düşünmeyen, Türk gibi davranmayan tek aktör ' devlet'

Çünkü radyoyu kurgulamış, hatta radyo fabrikası kurmuş, seri üretime geçmiş.

Radyoyla yetinmemiş, Alman SABA ve SİEMENS'le ortak üretim planlanmış, 1983 yılında Türkiye'nin ilk renkli televizyonunu üretmiş.

Ancak 'ithalata' mağlup olmuş. Devlet tarafından desteklenmemiş. Önü açılmamış.

Tıpkı, Nuri Demirağ'ın ilk yerli otomobil ' Devrim' i üretip, otomobil fabrikası kurup, seri üretime geçip, ihraç düzeyine geldikten,

Vecihi Hürkuş'un 'uçak fabrikası', Nuri Killigil'in 'silah fabrikasını' kurduktan sonra bir gece ansızın çıkan, kim tarafından çıkarıldığı hala bile belli olmayan bir yangında o kadar emek ve sermayenin kül olmasını, belli çıkar odaklarına boyun eğen dönemin devlet yöneticileri, kısaca 'devlet marifetiyle' nasıl yok edildiğini bu gün daha iyi anlıyoruz.

Beni bu gün en fazla üzen ise; radyo, uçak, silah teknolojisini ilerletseydik, bu gün ülke olarak çok farklı yerlerde olacaktık.

Radyo teknolojisini geliştirseydik, radar, hava savunma sistemleri hatta mobil telefonların üretiminde öncü ülke olarak, Batı ve ÇİN gibi dev toplumların önünde olacaktık!

Uçak fabrikamızı geliştirmiş olsaydık, bu gün ABD tarafından bizimde içinde olduğumuz ortaklık tarafından üretilen f-35'lerin daha iyisini, üstelik görünmek uçak teknolojisini biz üretiyor olabilirdik!

Veya, silah fabrikamızı daha da geliştirerek bu gün yüzde 30'lar düzeyinde olan savunma sanayinde dışa bağımlılığımız olmayacak savunma sanayinde dünyaya her türlü silahı ihraç edebilen ülkeler arasında olacaktık!

Kısaca o günkü devlet aklı teknolojik büyümeye ve gelişmeyi ya farklı algıladı yada dış yerleşik düzene amade olmuş vesayet odakları buna izin vermedi. Birde yöneticilerin zaafiyeti ile birleşince netice güdük kaldı.

Köhne eski devlet anlayışı için şunu söylemeden geçemeyeceğim: 'Sizin yatacak yeriniz yok!'

Oysa bu günün devlet aklı; geçmişin devlet hafızasını hep hatırda tutarak gerek içerde gerekse dışarda eğitime ulaşabilmede her türlü imkanını destekliyor.

Bazen söylerim bizim zenginliğimiz yer altı ve yer üstü madenlerinden gelmiyor. Bizim zenginliğimiz bu gün farkına varılan 'mental kapasitemizden, aklımızdan' geliyor.



Son Köşe Yazıları:
Abdi Satıroğlu

Abdi Satıroğlu

Masa 3'e Bir Bekâ Vardı!

Mahiye Morgül

Mahiye Morgül

Şiddet Sarmalı Büyüyor mu?

Melike Zafer Gürgen

Melike Zafer Gürgen

Gülümsemek Bedava...

Şinasi Şirin

Şinasi Şirin

Hayatın Akışı...

Av. Ersin Parlat

Av. Ersin Parlat

Farkımız Olsun!

M. Can Özkardeşler

M. Can Özkardeşler

İyi Kalpli İnsan Olmak

Mersin Tercüman.   Haftalık Yerel Siyasi Gazete.   Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlanmak amacı ile kullanılamaz. Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.   mersin@mersintercuman.com
BİZE ULAŞIN
E-posta
 : 
mersintercuman@gmail.com
Telefon
 : 
+90(506) 443 37 30
GSM
 : 
+90(506) 443 37 30 , +90(532) 747 71 73
Adres
 : 
Kiremithane Mahallesi, İstiklal Caddesi, Atlas Apt. No:87 Kat:1 No:4 Akdeniz / Mersin
(Özgür Çocuk Parkı yanı - Atlıhan Oteli karşısı)
 
 
ARŞİV
Sayfa başı kayıt adedi: