rss

Tarayınızda RSS Okuyucu yüklü ise,
Site haber akışımıza üye olabilirsiniz.

Bugün Günlük Ziyaret: 2.313 (2.151)

Toplam Ziyaret: 15.527.041 (14.385.401)

Yeni tasarımımızla sizlere daha rahat kullanım sunuyoruz. Görüş ve düşüncelerinizi bekleriz.
Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz…
13 Mayıs 2019
Sayı : 806,807
Bu kayıt toplam
378 kez okundu.
fb sharer tt sharer g+ sharer
M. Can Özkardeşler
M. Can Özkardeşler

İYİ KALPLİ İNSAN OLMAK

Ramazan ayı geldiği zaman genelde Müslümanlar daha bir iyiliksever, yardımsever, hoşgörülü olurlar. Dünyaya başka bir anlayışla bakarlar; o hırçın, sinirli öfkeli insanın yerini daha mülayim, huzurlu, anlayışlı bir insan alır. Hayır yapmaya, kötülük yapmamaya, kimseyi kırmamaya çalışır. Oruç tutmasa da tutanlara daha bir dikkatli davranır, saygı gösterir. Zaman durur, yaşam yavaşlar, hayatımızdaki koşuşturma biter.

Etrafta olan biteni daha farklı görürüz hatta her gün geçtiğimiz yollarda görmediğimiz bir çiçeğin, kuşun farkına varırız. Muhtaçların parklarda yattıklarını, bir gazete üzerinde simit çayla karınlarını doyurduklarını görürüz. Üzerlerindeki yırtık pırtık incecik elbiselerle çöp toplayan çocukların sefilliğini ancak fark ederiz. Oysa onlar bir kış geçirmiştir; üşümüşlerdir, açtırlar, delik ayakkabılarından ayakları su almaktadırlar ama biz yeni fark etmişizdir onların bu halini ve onun için de yardım elimizi uzatamamışızdır. Halbuki onlar hep oradaydı ama biz içinde bulunduğumuz bencil ve hızlı yaşamın etkisiyle onları göremiyorduk ta ki ramazan başlayana dek.

Ancak bir gurup insan vardır ki bunlar hep iyidir, sadece Ramazan ayında değil her zaman bırakın insan incitmeyi, karıncayı bile incitmezler, yumuşak huyludurlar. Kendilerini topluma adamışlardır; nerede bir sorun varsa, uzakta bile olsa, çözmek için çabalarlar, yardım eli uzatırlar. Hiç zorlanmadan, gönülden halka hizmet ederler. Sanki yüce Allah tarafından dertlere derman olmak için özel görevlendirilmişlerdir.

Cömerttirler ama yardımlarını gizlice yaparlar, aşikâr etmezler, birileri görsün diye özel bir çaba harcamazlar. Yardımları sonsuzdur, verdikçe verirler. Gurur kibir yapmazlar; kimseyi hor görmezler, tevazu sahibidirler. Küçükleri severler, onların seviyelerine iner, sevgiyle kucaklayıp onlarla oynarlar. Büyükleri sayarlar, hürmet ederler. Seslerini yükseltmeden konuşurlar, yumuşak huyludurlar; öfkeli, asabi ve kırıcı konuşmazlar, şefkatli ve merhametlidirler.

Birlik beraberliğe, kardeşliğe önem verirler. Hiçbir art niyet beslemeden herkesi dostça sarıp kuşatırlar. Birleştiricidirler, ayrıştırıcı değil. Hep gönül yaparlar zaten de gönül kırmayı bilmezler, onlar kurtuluşa erenlerdir.

Bu iyi insanlarla ilgili olarak yüce Allah şöyle buyurmuştur: " İçinizden hayra çağıran, iyilik, doğruluk ve güzelliği özendiren, kötülük ve çirkinlikten sakındıran bir topluluk olsun. Kurtuluş ve zafere erenler işte onlardır.(Ali İmran -104.ayet)Bu iyi insanlar kendilerine yapılan kötülüğü bile kırılmadan, iyilikle savarlar.

İyiler dünyanın her yerinde vardır; Pek çok ünlü şarkıcı, sanatçı, zengin ve duyarlı insan, hiç tanımadıkları bölgelerdeki aç insanlara yardım eli uzatmakta, onların dertlerine derman olmaya çalışmaktadırlar. Şimdi sözü " Dünyada çok iyi kalpli örnek insanlar da vardır "diyen Pirimiz Hz. Mevlâna Celaleddin-i Rumi'ye bırakıyorum:

Dünyada mazlumların, yani zulüm görenlerin, ezilenlerin feryatlarını duyunca, onlara yardım için koşan aslan kişiler vardır. Onlar nerede olursa olsunlar, mazlumların feryatlarını duyarlar, Hakk'ın rahmeti gibi, feryat gelen tarafa koşarlar.

Dünyanın bozukluklarına, sarsıntılarına, yıkıntılarına destek olan, direk olan, gizli dertlerine, hastalıklarına hekim olan o üstün kişiler sevginin, adaletin ve merhametin ta kendisidirler. Onlar Hakk gibidir. Onlardan sebep sorulmaz, onlar yaptıkları işler için rüşvet almazlar.

Onlardan birine " Can ve gönülden yaptığın bu iyiliği, bu yardımı niçin, neden yapıyorsun? Diye sorulsa; "O mazlumun başına gelen çaresizliği, içine düştüğü gamı, kederi için yapıyorum" der.

İnsanlık ve iyilik hususunda aslan kesilmiş erin avı; sevgidir, merhamettir. İlaç, dünyada iyileştirmek için, hastadan başka kimseyi aramaz. Nerede bir dert varsa, deva oraya gider. Nerede alçak ve çukur yer varsa, su oraya akar.

Sana rahmet ve merhamet suyu gerekse, yürü, alçal, alçak gönüllü ol; ondan sonra da merhamet şarabını iç, mest ol, kendinden geç. Ey oğul, Allah'ın başımıza kadar yükselen rahmetini yeter bulma, o rahmetlerin hepsini niyaz et.

Ey yiğit, yüksel, gökyüzünü bile ayağının altına al da göklerin üstünden gelen ilahi nağmeleri duy. Burnundan, genzinden masiva nezlesini gider de, burnuna güzel mana kokuları, ilahi kokular gelsin. Hasislik zincirini elinden, boyundan at da, şu felekte yeni bir baht elde et.

Eğer lütuf Kâbe'sine uçmak için kanatların yoksa aczini, çaresizliğini her şeye çare bulan Allah'a arz et. İnleyip ağlamak, kul için güçlü bir sermayedir. İyi bir kazanç yoludur. Baştanbaşa rahmettir, pek şefkatli bir dadıdır. Dadı da ana da çocuk ne vakit ağlayacak ki süt verelim diye bekleşir dururlar. Allah da sizin ihtiyaç çocuklarınızı, ağlasın da süt meydana gelsin diye yarattı. Allah " Bana dua edin, beni çağırın" diye buyurdu. Ağlayıp inlemeyi bırakma da, onu sevgi ve merhamet sütleri coşsun.

Rüzgârın gürültü ile esmesi, bulutun yağmur yağdırışı, bizim gamımızı, endişemizi yatıştırmak içindir. Sen biraz sabret. "Rızıklarınız göktedir" ayetini işitmedin mi? İşittinse bu süfli, bu aşağılık dünyaya ne diye yapışıp kalmışsın?

Korkunu, ümitsizliğini gulyabani sesi bil. O, kulağından tutar da seni aşağılıkların ta dibine kadar çeker, götürür. Seni yücelere, yükseklere çeken her sesi de, insanı yaralayan kurt sesi bil. Sana hırs veren nefsani duygunu artıran sesi de, insanı yaralayan kurt sesi bil.

Bu yücelik, yer bakımından değildir. Bu yücelik mana yüceliğidir. Bu yücelikler, akıl ve can yönündendir. Şu aşağılık dünyada ne varsa, hep ezelden, yücelerden gelmiştir. Haydi, gözünü yücelere doğru çevir. Yücelere bakmak, önce gözü kamaştırır ama sonra göze nur verir, parlaklık verir.

Gözünü aydınlığa alıştır. Eğer yarasa değilsen, o yana bak. İşin sonunu, hakikatini görmek, sende bir görüş nuru bulunduğunun belirtisidir. Şehvete düşmen, nefsin isteklerine uyman ise, senin manevi ölümün, mezarındır. Belki bir üstat seni kurtarır, seni tehlikelerden çeker, çıkarır.

Gücün, kuvvetin yoksa aklını başına al da ağla, inle. Mademki körsün, göremiyorsun; gören bir adama karşı da kafa tutma, onun kılavuzluğundan kaçma. Rabbim, şu taş kesilmiş kalbi sen mum gibi yumuşat, iniltisini tesirli ve acınır bir hale getir ki, feryadına yetişenler bulunsun.(Mesnevi cilt 2, beyit 1932-91 Şefik Can Dede)

Bu dünya fani, sevelim, sevilelim, affedelim, hoş görelim muhtaçlara yardım edelim, iyilerden olalım, şu mübarek günlerde de diğer günlerde de herkesi sevgi ve saygıyla kucaklayalım. Sevgiyle kalın, dostça kalın ve de hoşça kalın.



Son Köşe Yazıları:
Abdi Satıroğlu

Abdi Satıroğlu

Niyaziyle Bayramınızı Kutlarım!

Mahiye Morgül

Mahiye Morgül

Sınav Sonuçlarını Eleştiren Öğretmene...

Melike Zafer Gürgen

Melike Zafer Gürgen

Herkesin Bir Şarkısı Olmalı

Şinasi Şirin

Şinasi Şirin

Sarıçam MHP'li Diye mi Bu Ceza?

Av. Ersin Parlat

Av. Ersin Parlat

Arpalık Olmasın!

M. Can Özkardeşler

M. Can Özkardeşler

Bir Uluğ Bey- Emin Işık Hoca

Mersin Tercüman.   Haftalık Yerel Siyasi Gazete.   Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlanmak amacı ile kullanılamaz. Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.   mersin@mersintercuman.com
BİZE ULAŞIN
E-posta
 : 
mersintercuman@gmail.com
Telefon
 : 
+90(506) 443 37 30
GSM
 : 
+90(506) 443 37 30 , +90(532) 747 71 73
Adres
 : 
Kiremithane Mahallesi, İstiklal Caddesi, Atlas Apt. No:87 Kat:1 No:4 Akdeniz / Mersin
(Özgür Çocuk Parkı yanı - Atlıhan Oteli karşısı)
 
 
ARŞİV
Sayfa başı kayıt adedi: