rss

Tarayınızda RSS Okuyucu yüklü ise,
Site haber akışımıza üye olabilirsiniz.

Bugün Günlük Ziyaret: 2.013 (1.696)

Toplam Ziyaret: 17.019.648 (15.588.686)

Yeni tasarımımızla sizlere daha rahat kullanım sunuyoruz. Görüş ve düşüncelerinizi bekleriz.
Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz…
10 Şubat 2020
Sayı : 845
Bu kayıt toplam
1.374 kez okundu.
fb sharer tt sharer g+ sharer
Mehtap Gencer
Mehtap Gencer

SENSİZ KALDI YARINLARIM...

Buz gibi duvarlar ter döküyor adeta...Yüreğimdeki ateş bile ısıtmıyor odaları...Güneş, saklanıyor sanki, gizliyor kendini nedense...Göz göz kabarıyor deniz, kendini savururcasına.

Demirleri eritirdi bu sevgi, bu aşk, bu özlem, bu hasret halbuki...Gecenin karanlığı kavuşurken güne, sevmek bizimle değilmiydi...

Gücümüz, yüreğimiz, sevdamız, sözlüydü birbirine...Sensiz geçen yılları silmiş, yeni zamana mühürlemiştik tüm sevileri...

Şiirlerin en güzel mısrasıydın... Hüznün bile keşfedilmemiş rengiydin...Hayata meydan okumanın adıydın...Sevginle, merhametinle, dürüstlüğünle çok özeldin.

Gözyaşlarım, gözlerimi terk etmek için savaşmazdı hasretine...Hayalime düşen resmine asılı kaldım yine, bilmem kaç asırdır.

Zaman, yangın bakışlarınla yarını çiziyor...Korku kıyılarında geziniyorum...Can evimden vurulmalardayım duygu selinde...Hangi karanlıklarda, sırlarda kaybolmalıyım...İsyanım, duygularımı zincirleyen duygu dünyama.

Kınından çıkmış hançerlerin pusatlarındayım siperde...Vurgun yemiş yürek, okyanuslarda en derinlerde.

Çöller bile yüreğimin yangınına eğilir çaresizlikten...Sonsuz ummanlardayım gizem dünyasında...Ateşin içine yazılan aşk, sevgi nerde şimdi...Verilen sözlere, yarınlar için kurulan hayallere ne oldu...

Özlediğim sesini, nefesini, tenini, sarılmanı müebbet cezaya terkettin...Geçmiyor günler saymakla... Bilmem kaç asır oldu mahkum olalı.

Kim anlar ki halimi...Çok, ama çok özledim...Yüreğim hep sende sevdiğim...

Çöllenmiş hayatın içinde, düşe kalka yaşamaya çalışıyorum...Yağmurlar, gözyaşlarımı silmek için çırpınıyorlar toprağa düşerken... Neden sevdiğim, neden mutluluğun en yücesini yaşarken, hüzne terkeyledin beni.

Oysa, ne güzel bir tesadüfle karşılaşmıştık seninle...Üniversite bittikten sonra, ayrı sınıflarda da olsak, çok güzel bir arkadaşlığımız olmuştu...Sevgili değildik ama, senin samimiyetini hiç unutmamıştım.

Altı aydır görmemiştim seni... İkimizde mimar olmuştuk...Herkes kendi yolunu çizmiş, hayatın çarkında yerini almıştı.

Bir iş görüşmesi için Adana dan İstanbul a gitmem gerekiyordu... Havaalanında bir kafeden çay alırken seni gördüğüm o günü unutamıyorum...Birbirimize sarılıp göz göze gelişimiz, hala sıcacık yüreğimde.

İstanbul'da da görüşme imkanımız olmuştu...Bol bol sohbet etmiştik...Sen hala bekardın benim gibi...Ailen olmadığı için, kendini işine vermiştin...Evliliği de düşünmediğini söylemiştin.

Üç gün rüya gibi geçmişti seninle...İşlerimiz bitince buluşup, İstanbul'u gezmiştik doyasıya... Çocuklar gibi eğlenmiştik sevdiğim.

Birlikte dönmüştük Adana'ya... Ve bu görüşmelerimiz aylarca sürmüştü... Kendiliğinden oluşan, harika bir sevgi selindeydik...Mutluluğun zirvelerinde yaşıyorduk... Aşk, sevgi, böylemi güzel yaşanırdı.

Birbirimize aşık olmuştuk... Yarınlar için planlar yapıyorduk sınırsızca...Evimizin en güzel, en şirin halini çizmiş, " İşte burası bizim sevgi dolu yuvamız, burada çok mutlu olacağız canım "demiştin.

Bir gün bana sürpriz yapıp krediyle ev almıştın...Evi gezerken " Bak canım, şuraya koltukları, bu tarafa masayı, karşı duvara da ikimizin ve çocuklarımızın fotoğraflarını koyarız. Nerde ne yapmamı istiyorsan söyle. Bu evde çok mutlu olmanı istiyorum" dediğin hala kulaklarımda.

Ağlayarak boynuna sarılmıştım dakikalarca...En kısa zamanda, iki arkadaşınla birlikte gelip beni isteyeceğini söylediğinde heyecandan kalbim duracaktı.

Babama senden söz etmiştim aynı gece...Çok kızmış ve asla beni sana vermeyeceğini söylemişti... Sebep ise, beni yıllar öncesinden amcamın oğluyla evlendirmek için, kendi aralarında söz vermeleriydi.

Benim hiçbir zaman haberim olmamıştı bundan... Amcamın oğlunun yurtdışından gelmesini bekliyorlarmış.

Dünya başıma yıkılmıştı...Böyle bir şey bana nasıl söylenmemişti yıllarca...Ben senden başkasını istemiyordum ki.

Olanları sana anlattığımda çok üzülmüş, kahrolmuştun... Mutluluğumuz bizden uzak diyarlara mı gitmeye yüz tutmuştu.

Müteahhit olan babam, meslektaşı olan amcamın oğluyla beni evlendirip gücüne güç katmayı planlıyordu insafsızca...Benim fikrimi almayı bile düşünmemişti.

Evimize bazı eşyaları alıp, gizlice evlenmeyi planlıyorduk zaman içerisinde...Gelinliğimi bile önceden almıştık...O gün öyle mutlu olmuştum ki...Hatta, evde gelinliği giyip " Bak, nasıl oldum, yakıştımı " dediğimde, bana sıkıca sarılıp ağlamıştın...Gelinliğime dökülen gözyaşının izi bile hala üzerinde..."Melekler gibi oldun canım, çok yakıştı " deyip alnımdan öpmüştün.

Nikah için bütün işlemleri tamamlamış, gün almıştık...Öyle heyecanlıydık ki...Aileme bunu yapmak istememiştim ama babamı bir türlü razı edememiştim...Başka çaremiz kalmamıştı.

İşte o gün gelmişti...Evden çıkmak üzereyken, babam karşıma dikilmiş ve beni dövmeye başlamıştı...Bizi takip ettirmiş ve o gün nikahımız olacağını öğrenmişti...

Ne yapacağımı bilmez haldeydim...Telefonumu, kimliğimi, ofisin anahtarlarını elimden almıştı...İşe gitmem de, dışarı çıkmam da yasaklanmıştı...İlk zamanlar beni odama kilitleyip kimseyle görüştürmüyordu...Daha sonra sadece salona çıkmama izin vermişti...Öyle çaresizdim ki.. Yapabildiğim tek şey, sadece ağlamaktı canım, yüreğim yana yana.

Sana ulaşamıyor, haber gönderemiyordum...Kuş gibi çırpınıyordum çaresizlikten...Böylesi gaddar bir baba olabilir miydi... Annem de hiç bir şey yapamıyordu...Abilerim de babamın fikrindeydi.

Aradan dört ay geçmişti...O gün evde kimse yoktu.. Annemin sürekli kullandığı önemli bir ilacı bitmiş ve fenalaşmıştı...Annemden anahtarı alıp hemen eczaneye gitmiştim... Ordan hemen seni aramıştım...Telefon uzun uzun çalmış ama açmamıştın...Çok endişelenmiştim...İlacı alıp hemen anneme verip, tekrar kaçar adımlarla evden çıkmıştım.

İlk işim evimize gelmek olmuştu canım...Evimizin önünde ne olduğunu anlamadığım kalabalık, ambulans, polis vardı.

"Ne oldu burada" diye panik içinde bağırırken, seni sedyede çıkarıyorlardı... Hayır... Bu sen olamazdın... Olmamalıydın sevdiğim...Seni terk ettiğimi sanıp, aylarca kendini eve kapatıp, hayata küsen sen olmamalıydın...

Sedyede gördüğüm o bembeyaz yüz, uzamış sakallar, zayıflamış beden senin olmamalıydı canımın canı...Üzerine kapanıp ağlarken, gözlerini açmalıydın...Benim canım yarim gelmiş deyip nikaha gitmeliydik...Dünyanın en mutlu çifti biz olmalıydık.

Canım mutluluğum... Niye yaptın, niye kendini çaresizliğe mahkum ettin... Sana gelemediğimi anlatamadım... Özlem dolu sevda mektupları yazdım, gönderemedim... İlk fırsatta geldim işte... Senin soğuk hüzün dolu yüzünümü görmeye gelmişim.

Salona astığın ikimizin büyük fotoğrafını, sevdiğimiz menekşelerin nasıl boyunlarını büküp solduklarını, gelinliğimin üzerinde ki gözyaşının izini görmeye mi gelmişim... Affet beni, ne olur affet sevdiğim.

Şimdi ben, hangi vicdanın vurgununda beklemeliyim... İki seven insanın hayatını, kasırgalara teslim etmiş gaddar bir babanın, simsiyah perdesinde mi asılı kalmalıyım...Hayır canım, hayır.

Seni benden alan, üzeri menekşe dolu toprak, sen ve ben bir aradayız şimdilik... Eve dönmedim o günden sonra... Evimizde menekşelerimizi büyütüp sana getiriyorum...

Bekle sevdiğim, bekle canım yarim, bekle sensiz kalan yarınım... Bir gün bende yanına geleceğim menekşelerle.

..............

Bu aşk hikayesi gerçek hayattan alınarak yazılmıştır...Yazarken bende çok duygulandım, çok etkilendim... Bazı anne ve babaların bu hikayeden çok şey çıkaracaklarını umud ediyorum...

Sevmek, sevilmek dünyanın en güzel duygusu...Bırakın sevenler kavuşsun, mutlu olsun... Sevene, sevgiye saygı duyun...Sonra, en son bakışları sizde kalmasın.

SEVGİ YÜREĞİNİZDEN EKSİK OLMASIN.

....................

SENSİZ KALDI YARINLARIM

Kolay değil

Severken ayrılmak

Kolay değil

Yarım kalmak

Her şeyim seninle gitti

Gitti, hayallerim bitti

Karanlıklara terk etti gidişin

Her şeyim seninle gitti

Gitti, hayallerim bitti

Karanlıklara terk etti gidişin

Dudağımda adın kaldı

Damağımda tadın kaldı

Albümlerde resimlerin

Yatağımda kokun kaldı

Dudağımda adın kaldı

Damağımda tadın kaldı

Sen giderken gözlerimde

O en son bakışın kaldı

Sensiz kaldı yarınlarım

Öksüz kaldı duygularım

Sen giderken gözlerimde

O en son bakışın kaldı

Söz-Müzik: Selami Şahin



Son Köşe Yazıları:
Abdi Satıroğlu

Abdi Satıroğlu

Ülke Değil, Nuh'un Gemisi!

Mahiye Morgül

Mahiye Morgül

Matematik Öğretmeni İnan Avşar'ın İntiharı Üzerine

Melike Zafer Gürgen

Melike Zafer Gürgen

Farkında mıyız?

Mehtap Gencer

Mehtap Gencer

Bir Şarkısın Sen

Şinasi Şirin

Şinasi Şirin

Bize Dost Yok...

Av. Ersin Parlat

Av. Ersin Parlat

Çözüm Nedir?

M. Can Özkardeşler

M. Can Özkardeşler

Gönül Havuzu

Şevket Demir

Şevket Demir

Adalet ve Hukuk

Mersin Tercüman.   Haftalık Yerel Siyasi Gazete.   Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlanmak amacı ile kullanılamaz. Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.   mersin@mersintercuman.com
BİZE ULAŞIN
E-posta
 : 
mersintercuman@gmail.com
Telefon
 : 
+90(506) 443 37 30
GSM
 : 
+90(506) 443 37 30 , +90(532) 747 71 73
Adres
 : 
Kiremithane Mahallesi, İstiklal Caddesi, Atlas Apt. No:87 Kat:1 No:4 Akdeniz / Mersin
(Özgür Çocuk Parkı yanı - Atlıhan Oteli karşısı)
 
 
ARŞİV
Sayfa başı kayıt adedi: