rss

Tarayınızda RSS Okuyucu yüklü ise,
Site haber akışımıza üye olabilirsiniz.

Bugün Günlük Ziyaret: 732 (526)

Toplam Ziyaret: 17.352.586 (15.870.233)

Yeni tasarımımızla sizlere daha rahat kullanım sunuyoruz. Görüş ve düşüncelerinizi bekleriz.
Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz…
17 Şubat 2020
Sayı : 846,847
Bu kayıt toplam
546 kez okundu.
fb sharer tt sharer g+ sharer
M. Can Özkardeşler
M. Can Özkardeşler

GÖNÜL HAVUZU

Gönül havuzumuzda hep bir çalkantı, hep bir savaş hüküm sürmekte; iyiyle kötünün, güzellikle çirkinliğin, adaletle zulmün, doğrulukla yalanın, merhametle acımasızlığın, sevgiyle nefretin savaşı. Bunların arasında ince, hassas bir sınır vardır. Arada sırada yaptığımız hatalar, suçlar ve günahlarla sınırın diğer yanına geçip içimizdeki canavara yenik düşüyor, kötülüğün karanlık dehlizinde boğuluyoruz.

Aslında biz iyiyiz ama içimizdeki hain şeytan, kör nefis bizi bu hale getirdi diye kendimizi savunuruz. Hep başkalarına suç atarız beni kötü yola o sevk etti diye, yoksa ben iyi biriydim der, teselli ararız, şeytana uydum deriz ve sonra da pişmanlık duyar, bizi kurtarması için birilerinden medet umarız.

Yüce Allah kutsal kitabımızda Rahman suresinde biri tatlı diğeri acı iki denizin birbirlerine ulaştıkları halde kavuşmadıklarını, aralarında bir engel bulunduğunu buyurmaktadır. İşte bizim gönül havuzumuz da yukarda bahsi geçen tuzlu ve tatlı su misali bir tarafında iyilik, güzellik, diğer tarafında çirkinlik, kötülük gibi zıt duygularla doludur.

Biz, içimizdeki iyiliği ortaya çıkartıp, başkalarına yardım eden, fedakâr, cömert, alçak gönüllü, merhametli, doğruluk ve adaletle hükmeden bireyler olabilir ya da tam tersi; yalan söyleyen, dostuna, vatanına ihanet eden, adam öldüren, sevgiden, barıştan yoksun, diğer insanlara nefretle ve öfkeyle bakan, kötülükten beslenen kişiler olabiliriz.

Tin suresi dördüncü ayette yüce Allah, " Biz insanı en güzel şekilde yarattık "diye buyuruyor. Yeni doğan çocuklara baktığınızda bu güzelliği ve masumiyeti gayet net görürsünüz. Melek gibidirler; sadece güzelliği, saflığı ve temizliği yansıtırlar. Gönül havuzları ter temizdir.

Ancak insan yaş aldıkça bu masumiyet bazılarında bozulabilir, dünya istekleri, daha çok kazanma hırsı onlara yalan söyletir, hırsızlığa, çalmaya çırpmaya teşvik eder, doğru yoldan çıkartır hatta cinayet bile işletir. Bedendeki bu savaştan kötülük galip gelir ve iyilik, gönül havuzunda boğulur.

Ramazan günlerini hatırlarsanız insanlarda bir huzur, sakinlik, yavaşlama, içe dönme ve tanısın tanımasın muhtaçlara iyilik yapmaya yönelme olur, insan özüne döner. Aslında insan doğuştan kötü değildir, tam tersine başkalarına iyilik yapmaktan hoşlanır, bir yoksula yardım etmekten, onun elini tutmaktan mutluluk duyar. İyilik hareketinde sevgi hâkimdir.

Sevgili Yunus Emre ne güzel söylemiştir: " Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim, sevilelim, dünya kimseye kalmaz." Hz. Mevlâna Celaleddin-i Rumi ise "Aşksız geçen ömrü, ömürden sayma, Aşk ab-ı hayattır, varlıktan benlikten kurtuldum, artık dünya ile ilgim kalmadı " demiş, yönünü Allah'a çevirmiş ve gönlünü ilahi aşkla doldurmuştur.

Sevgisiz büyüyen toplumlarda barış değil savaş hâkim olur. Gönülleri kapkara kesilir, hep gelgitlerle çalkalanırlar, doğru yolu bulmada, Hakikate varmada zorlanırlar ve kolayı seçerek şeytana yani kötülüğe uyarlar.

Şimdi sözü "Gönül havuzunda hakikat denizine gizli bir yol vardır " diyen Hz. Mevlâna Celaleddin-i Rumi'ye bırakalım:

Ey bedeni kirli olan kişi, sen havuzun etrafında dönüp dolaşıyorsun ama insan havuzun dışında iken nasıl temizlenebilir? Maddeten temiz olan kişi mana havuzundan uzak düşerse kendini manen temizleyemez. Dış yüzü temiz olmakla beraber batını, özü kirli kalır.

Bu mana havuzunun temizliğinin haddi, sınırı yoktur. Bedenlerin temizliği ise az bir şeydir. İnsan bedenini kolayca temizleyebilir ama gönül temizliği o kadar kolay bir şey değildir. Aslında gönül, gizli bir mana havuzudur ve bu mana havuzundan vahdet denizine gizli bir yol vardır.

Ey kendine güvenen " Kalbim, gönlüm temizdir" diyen kişi, senin kalbinin gerçekten temizlenmesi için hakikat denizinden yardım iste. O ilahi yardım olmasa, paranın sayısı harcandıkça azaldığı gibi, senin mahdut olan temizliğin de kirlenir.

Günaha batmış, kirlenmiş kişiye, su, hal dili ile ; " Ey kirli kişi koş bana gel " der. Günahkâr da , " Ben sudan utanır, yani mürşitten utanırım. O benim kirliliğimi keşfeder "cevabını verir. Su ser ki, "Seni utandıran o kirlilik, o günah bensiz nasıl gider? Ben olmadan şu pislik nasıl temizlenir?" Kirlenmiş, pislenmiş adam sudan gizlenirse, " Utanmak, imana engel olur" sözü gerçekleşir.

Gönül, ten havuzunun dibinde biriken günah çamurlarına bulandı, kirlendi ama ten, gönüller havuzunun suyuyla, yani mürşidin feyzi ile temizlendi, arındı. Ey oğul, gönül havuzunun çevresinde dolaş fakat sen sen ol da, ten havuzunun dibinde çamura saplanıp kalma.

Beden denizi ile gönül denizi birbirine bitişiktir. Fakat aralarında bir berzah vardır. Birbirlerine karışmazlar. İster doğru ol, ister eğri; gönül havuzuna doğru koş, geri gitme. Padişahların huzurunda can tehlikesi var ama himmetleri yüce kişiler, can korkusu yüzünden padişahtan ayrılmazlar. Bir de padişah şekerden de tatlı olursa, canın tatlılığa gitmesi daha da hoştur.(Mesnevî cilt 2. Beyit 1360-75 Şefik Can Dede)

Hz. Mevlâna'ya " Allah'a varmak zor mu?" diye sorduklarında; "Çok kolay iki adımda varırsınız; Birinci adımda nefsinizin üzerine basacaksınız, ikinci adımda Allah'a kavuşursunuz, yeter ki kaygan nefis putunda kayıp uzaklaşmayın "demiştir.

Öyleyse biz de doymak bilmeyen nefsin isteklerinden, hırslarımızdan, bencilliğimizden gönlümüzü arındırıp, yönümüzü, sonsuzluk âlemine, yüce Rabbimize çevirelim, yaratılanları koruyalım, sevelim, yardım edelim. Başımıza gelenlerden şikâyeti bırakalım, kinden, heva ve hevesten, şehvetten, nefretten, kıskançlıktan uzaklaşalım, dünyaya tapmayalım ve esiri olmayalım, şu kısaca fani dünyanın geçici isteklerini gönlümüzden çıkartalım.

Ancak o zaman mum gibi oluruz; hem kendimizi hem de etrafımızı aydınlatırız, ağızımızdan çıkan sözler tatlılaşır ve " Ağızından bal damlıyor " dedikleri gibi oluruz. Kur'an ahlakıyla ahlaklanıp kemale erdikçe, bizden hep güzellik, doğruluk ve iyilik zuhur eder.

Öylelerden olmak dileğiyle sevgiyle kalın, dostça kalın ve de hoşça kalın.



Son Köşe Yazıları:
Abdi Satıroğlu

Abdi Satıroğlu

Sabır ve Dua!

Mahiye Morgül

Mahiye Morgül

Tansu Çiller'in Cumhuriyet Müzesinde Ne İşi Var?

Melike Zafer Gürgen

Melike Zafer Gürgen

Bu Da Geçer...

Mehtap Gencer

Mehtap Gencer

Bir Şarkısın Sen

Şinasi Şirin

Şinasi Şirin

Sağlık Üzerine...

Av. Ersin Parlat

Av. Ersin Parlat

Kütüphane mi Dediniz?

M. Can Özkardeşler

M. Can Özkardeşler

Emeklilik mi, Çalışmak mı?

Şevket Demir

Şevket Demir

İnsanlar Corona Virüsünden Korktukları Kadar Allah'tan Korkmuyorlar

Mersin Tercüman.   Haftalık Yerel Siyasi Gazete.   Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlanmak amacı ile kullanılamaz. Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.   mersin@mersintercuman.com
BİZE ULAŞIN
E-posta
 : 
mersintercuman@gmail.com
Telefon
 : 
+90(506) 443 37 30
GSM
 : 
+90(506) 443 37 30 , +90(532) 747 71 73
Adres
 : 
Kiremithane Mahallesi, İstiklal Caddesi, Atlas Apt. No:87 Kat:1 No:4 Akdeniz / Mersin
(Özgür Çocuk Parkı yanı - Atlıhan Oteli karşısı)
 
 
ARŞİV
Sayfa başı kayıt adedi: