rss

Tarayınızda RSS Okuyucu yüklü ise,
Site haber akışımıza üye olabilirsiniz.

Bugün Günlük Ziyaret: 2.353 (2.191)

Toplam Ziyaret: 15.527.081 (14.385.441)

Yeni tasarımımızla sizlere daha rahat kullanım sunuyoruz. Görüş ve düşüncelerinizi bekleriz.
Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz…
01 Nisan 2019
Sayı : 800,801
Bu kayıt toplam
581 kez okundu.
fb sharer tt sharer g+ sharer
Mahiye Morgül
Mahiye Morgül

İNGİLİZCE 2 SUÇ DUYURUSU

Cumhuriyet Başsavcılığı,

Memur Suçları Savcılığına

Ankara

Suç Duyurusu: 2018-2019 ders yılında Talim Terbiye Başkanlığınca 28.5.2018 tarihinde onaylanmış İngilizce (Bilim Kültür Yayınları) 2. Sınıf ders kitabının görselleri ve içeriği hakkında.

Şikâyetçinin adı: Mahiye MORGÜL

TC kimlik:

Tel : 0532 3856573

Adres : Kentkoop Mah.1851 sk. Doğanay sit. No:4/C-1 Batıkent Ankara

Şikâyet edilen: Talim Terbiye Kurulu Başkanı Alpaslan DURMUŞ ve 2.Sınıf İngilizce Ders Kitabının;

Yazarı: Ferahnaz TAN

Görsel tasarım uzmanı: Nazım ÇİFTÇİ

Şikâyet nedeni:

2018-2019 ders yılında okullara dağıtılan İlkokul 2.sınıf İngilizce ders kitabında çocuğun zihinsel ve ruhsal gelişimine zarar verecek nitelikte birçok yanlış gördüm.

İngilizce öğretimiyle hiç ilgisi olmadığı hâlde "maske yapımı" diye açılan bir bölümde MOMO olarak bilinen intihar oyunu görseli çocuklara yaptırılmaktadır.

Çocukları intihar oyununa sürükleyen böyle bir etkinliğin kitapta yer almış olması savcılık makamının resen belirleyeceği "intihara teşvik" gibi, "cinayete azmettirme" gibi suçlar kapsamında ele alınabilir.

Çocuğun kendini insan olarak düşünmesi ve buna göre iletişim cümleleri öğrenmesi gerekirken bu kitapta çocuk ya hayvan olarak ya da sanal karakter olarak düşünmeye zorlanmaktadır. Çocuğun algı sisteminde sanal bir ögeyi oradan alıp gerçek yaşama taşıması için gereken transformasyon bağlantılarını kurabilmesi çok karmaşık bir işlemdir, çocuk düş ile gerçek arasında boşlukta kalır. Eğitimin hedefi bu olamaz.

Çocuğun düş ile gerçek arasında bocalatılması onun akıl sağlığına ve kişilik gelişimine zarar verir. Örneğin çocuk kendini rolüne girdiği bir sanal karakterin yerine koyarak onun gibi hareket edebilir, bunun sonucunda hayati tehlike yaşayabilir.

Çocukluk döneminde beyne atılan bu tür sanal kimlikler onu çift kişilikli hâle getirebilir, mantıksız cümleler kurmaya yöneltebilir ve böylece çocuğun zekâsı körelebilir.

Çocuğun akıl ve ruh sağlığına zararlı böyle bir kitabın onaylanması ve yayınlanmasından sorumlu olan Talim Terbiye Kurulu Başkanı Alpaslan Durmuş ile kitabın yazar ve uzmanları hakkında gereğinin yapılmasını,

Saygılarımla arz ve talep ederim. ... / 03/2019

Şikâyetçi

Mahiye Morgül

Açıklamalar

Öncelikle zihnin gelişimi önündeki engellere dair uzmanların görüşlerinden söz etmeliyim.

Beynin Evrimi üzerine kitaplarıyla ve TV programlarıyla ünlü Prof.Ali Demirsoy, "Zekâ köreltilebilir mi?" konusunda kısaca şöyle diyor:

"MEB'nın bugün yaptığı gibi, böyle kitaplarla eğitim olursa zekâ körelir!"

Hatta Prof.Demirsoy Milli Eğitim Bakanına ekrandan seslenerek "Beni dinliyorsa, İlköğretim Programını gözden geçirsin" demiştir.

(Bkz.www.youtube.com/watch?v=y-ETUH9-6Rs)

Zekânın çalışmasını "Bir insanın beyninde ne kadar sinapslaşma varsa, ne kadar çok bağlantı sayısı varsa, o adamın zekâ düzeyi, öğrenme düzeyi, bilgi düzeyi o kadar yüksektir" şeklinde izah eder. Beynimiz sinapslar, yani akıl bağcıklarıyla çalışır. Akla uygun olmayan bilgi akla oturmaz.

Doç.Oytun Erşan (Uzman Psikiyatrist) zekâ köreltilirse bunun sonucunu nasıl göreceğimizi Psikiyatrinin Kara Kitabı adlı kitabında şöyle açıklamaktadır:

"Mantık muhakeme yok olursa, korteks tabakası zayıflar ve alt beyindeki (limbik bölümü) ilkel, basit, vahşi ve cinsel hazlar öne çıkmaya başlar."

Bilim adamlarının bu açıklamalarından sonra ders kitaplarındaki yanlışlara bir de bu gözle bakma gereği doğmuştur. Çünkü ortaokul düzeyinde yapılan ölçümlerde temel fen bilgilerini ve dil becerilerini öğrenme güçlüğü artmış, çocukların başarı seviyesi 2018 yılında daha da gerilemiş, okullarda akran zorbalığı, cinayete varan şiddet ve çocuk yaşta intihar olayları artmıştır.

Bir eğitimci yazar olarak benim tespitlerim de bu yöndedir. Ders kitaplarında çocuklardan bilimsel bilgi esirgenirken önlerine sanal, özel imalat, vahşi bir dünya serilmektedir. Çocuklar neyin faydalı neyin zararlı olduğunu ayırt edemeyecekleri bir yaşta böyle bir ortamda yaşamaya mecbur edilmektedirler.

Böyle bir ders malzemesiyle çocuğa örülen tuzak çocuğun bilgiye erişim hakkını engellemektedir. Bu durum; Evrensel Çocuk Haklarına, Çocuk Koruma Kanununa ve Anayasamızda ifadesini bulan "Sosyal Devlet" tanımına aykırıdır.

Bugün çocuğun akıl sağlığını tehlikeye sokan ders kitapları yazılmasının önüne geçmek için çocukları hukuk eliyle korumak artık Türk Adaletinin önünde artık tarihî bir görev olarak durmaktadır.

Aşağıda bu ders kitabındaki tuzakları örnekleriyle görelim:

1-Çizgi film karakterlerini

dramatize etmek (20.s)

Çocuklar; Örümcek adam, Süpermen gibi gerçek dışı rollere sokuluyor.

Çocuklar, insan gibi değil roldeki yaratıklar gibi düşünmeye mecbur ediliyor.

Örneğin; örümcek adam giysisi onu bu role sokar. Çocuk, "Örümcek adam oldum" diye duvara tırmanmaya, pencerelere çıkmaya başlarsa bu hiç şaşırtıcı olmaz. İlkokul 2.sınıftaki çocuk tehlikeyi önceden kestirecek yaşta değildir.

Yeni bir dil öğrenmekte olan çocuk dilin konuşma kurallarını bu şekilde öğrenirse gerçek insan olarak cümle kurmakta ikilem yaşar.

Sanal roller yüklenen çocuk benimsediği bir kötü rolü sürdürebilir, asıl tehlikeli olan da budur ve bir suç işlediği zaman kendisi olarak o suçu işlememiş olacağı için toplum içerisinde hiçbir sorun yokmuş gibi dolaşabilir.

2-Çocuğu gerçek dışı

karakterlerin yerine koyarak cümle kurdurmak... (73.s)

1.Hello. I'm Crabman. I like red and black. (Yengeç adam)

2.Helo. I'm Thunderbolt. I like orange and yellow. (Şimşek adam)

3.Hi. I'm Jumping Jack. I like blue and pink. (Zıplayan adam)

4.Hello. I'm Superdog. I like brown and green. (Pelerinli gözlüklü köpek)

3-Sanal karakter hatalı

sürücü olursa... (84.s)

a-Bisikleti, direksiyonu iki eliyle tutmadan sürmek resmedilmemeli, çünkü kötü örnek, örnek değildir, çünkü çocuklar her gördüğünü tekrar etme özelliğindedir.

b-Sanal karaktere insanmış gibi davranış yüklemek çocuğu şaşırtır.

c-Hayvanları insanmış gibi konuşturmak ne kadar eğitim dışı bir durum ise, meyveleri de insanmış gibi çizgi karakter hâline getirmek de o kadar eğitim dışıdır.

d-Robot mu insan mı belli olmayan yaratıkları birbiriyle konuşurken göstermenin akılla izahı yoktur.

Bütün bunların sonucu olarak çocuklar, kendilerini iyice sanal bir dünyada hissetmekte, gerçeklere yabancı kalmakta, fen bilimlerini algılamakta zorlanmaktadırlar. Böylece çocuk, neyin gerçek neyin hayal olduğunu kavrayamamakta, internet ortamından veya cep telefonundan kendisine atılan tehlike oyunlarına yem olabilmektedir.

4-Kendini hayvan yerine koyarak CAN fiili öğrenilemez! (140.s)

"Can" (muktedir olma, yapabilme, edebilme) fiili sadece insana özgüdür. Hayvanlar için veya sanal karakterler için kullanılamaz, kullanılırsa mantısız akıl dışı konuşmalar ortaya çıkar.

I am a gorilla. I can jump. (I can not swim. I can not climb.)

I am an elephant. I can walk. (I can not swim. I can not jump.)

Akla mantığa oturmayan bu tür cümleler hem çocuğa dil öğretmez hem de çocuğun zekâsını köreltir.

Gramer olarak hayvanlar için İT kullanmak gerekirken, kitap boyunca İT hiç kullanılmamakta, hayvan rolüne girerek BEN denilmektedir, bu durum çok yanıltıcıdır.

Diğer yandan kitap boyunca, bir gerçeklik olarak çocuk kendisine dair BEN diyerek hiçbir cümle kurmamaktadır. Kitap çocuğun/insanın doğasına tamamen aykırı bir anlatım dili kullanmaktadır, ki bu tutum zihinsel kaosa sebebiyet verecektir.

Keza kitap boyunca insan insana iletişim için gereken BEN, SEN, O; BİZ, SİZ, ONLAR hiç kullanılmamaktadır.

5-İngilizcenin temeli yanlış

öğretilirse... (141.s)

Aşağıdaki cümlelerde "olasılık" değil, "kesinlik" kavramı verilmeliydi. Bu tür yanlışlar çocuğun ana dili bilgisini de köreltir, onu mantıksal çelişkiye düşürür.

"Balık yüzebilir" demek yanlıştır, doğrusu; BALIKLAR YÜZER.

"Kuş uçabilir" demek yanlıştır, doğrusu; KUŞLAR UÇAR.

Oysa, kediler ağaca tırmanır, maymun daldan dala zıplar, at hızlı koşar, gibi cümle kurulması gerekir.

Görseldeki önemli yanlışlar:

-Uçan hayvan kuşa benzemiyor, korkarak yere bakıyor, bir şeye de benzemiyor.

-Atın arka ayakları havadayken tek ayağı üzerinde duramaz... Ön ayakların birisi kıvrıkken at yürüme halinde demektir, ikisi birden öne doğru uzarsa koşu anında demektir. Bu görselde atın yürüme anı mı yoksa koşma anı mı resmedilmiştir, karmaşık haldedir. Mantıksız resimdir.

-Balıkların göz kapakları yoktur, gözleri kapalı yüzmezler!

Eğitimde, doğru, açık, anlaşılır, net çizimler kullanılmalıdır. Çocuğu yanıltan şaka gibi resimlerin eğitsel değerde değildir. Şakacı resimler sadece karikatür dergilerinde yer alabilir.

6-"Can" fiili yanlış öğretilmeye devam ediliyor. (148.s)

Türkçe "yapabilmek" olasılık fiiliyle İngilizce cümle kurulması mümkün değildir. Yapma olasılığı var demek için İngilizcede "may be" kullanılır, CAN fiili değil. İngilizcede bir eylemi/işi yapmayı kişi başardığı zaman CAN kullanılır.

Bu fiilin öğretilme zamanı bütün zaman kiplerinin (şimdiki zaman, geçmiş zaman, gelecek zaman, geniş zaman) öğretilmesinden sonra olması gerekirken, eğer bu kitaptaki gibi daha ilk basamakta CAN fiili ile başlanırsa çocuk Türkçenin mantığı ile İngilizcenin mantığını birbirine karıştıracaktır.

148.sayfada resmedilen aşağıdaki sorular hem dil öğretimi açısından hem doğa bilimleri açısından yanlıştır:

-Horses can run/climb. (Atlar koşabilir mi, tırmanabilir mi?)

-Fish can run/swim. (Balıklar koşabilir mi, yüzebilir mi?)

-Monkeys can fly/jump. (Maymunlar uçabilir mi, atlayabilir mi?)

Çocuk henüz insana özgü fiil nedir bilmiyorken ona hayvanların doğal hareketlerini CAN fiili ile öğretmeye çalışmak çocuğu Fen ve Doğa bilimlerini de öğrenemez hale getirecektir.

7-CAN fiiliyle çocuğun aklını karıştırmaya devam ediliyor (151.s)

Balık, Kuş, Fil, Yılan, Tavşan "I can" ve "I can't" ile konuşmaya devam ediyor!

a.Hayvanlar konuşmaz, insan konuşur.

b-Öğrenciye hayvan rolünde "Ben ...." gibi konuşma yaptırılmaz. Çünkü;

c-Çocuk, hayvanlardan rol kapmaya başlar ve bu tehlikelidir.

Bu sayfada bir fil "ağaca tırmanamam" diyor ve görselinde fil yerde suratı üzerine düşmüş halde gösteriliyor. Burada pek çok yanlış üst üste bindirilmiş haldedir:

-Filler konuşmaz

-"Can" fiili hayvanlara ait olamaz

-Fil hayatında bu şekilde yere düşmez

-Fil de insan gibi düşünen bir canlıymış gibi ağaca tırmanmak istemiş ama başaramamış hâlde gösterilmektedir; mantıksızlık dozu fazla kaçırılmış bir görseldir.

-Yılan kendisi bir sürüngendir. Yılanı yürümek eylemiyle yan yana getirmek büyük şaşırtmacadır, Doğa bilimlerine hakarettir ve akla zarar verecek şekilde tasarlanmıştır.

-Tavşan dört ayak koşar ve bayır yukarı hızlı koşar. Oysa bu resimde ön ayakları havada, iki ayaklı insan gibi... Tavşan bu hâliyle yürüyemez bile. Bu hâliyle çocuğa "koşabilirim" diye yalan yazdırılıyor!

Bu kitabın çocukla dalga geçer nitelikte bir ders kitabı olduğu açıktır.

8-Hayvan maskesi yaptırmak bahanesiyle MOMO (142.s)

Sağ alttaki maske MOMO adıyla bilinen bir intihar oyununa ait görseli düşündürmektedir. Şiddet çağrışımlı maske yapmak hiçbir dersin konusu olamaz. Bu görsel kitabın sorumluları için yeteri kadar suç kanıtıdır.

Yönergesinde "hayvan maskesi hazırla ve onları boya" diyor, ancak bu bir hayvanın resmi değildir. Üst kısımda görülen karakeçiler ve yılanlar MOMO maskesiyle birbirini destekler mahiyette, bunlar aracılığıyla oldukça güçlü bir korku mesajı verilmektedir.

"Tabloyu doldur" yönergesi altında çizilen resimlerde sokmak üzere başını kaldırmış olan yılanlara atların öylece bakıp durması oldukça anormal bir durumdur. Çünkü gerçek hayatta at yılandan tırsarak geri kaçar, buradaki gibi durup şaşkın bakakalmaz. Keza kara keçiler bu kadar ürkütücü asla değildirler.

Bu sayfaya bir bütün olarak baktığımızda çocuğu bir korku dünyasına sürüklemek maksadı açıkça görülmektedir.

Kötüye bakmak eski Türk kültüründe neden yasaktır?

Kötülük resimlerine çocuk baktırılmaz. Çünkü negatif enerji çocuğu içine kapatır, onun zihinsel enerji akışını keser, ruh dünyasını daraltır. Kötü resim çocuğun gözünün önünden gitmez, geceleri kâbus görmeye sebep olur; huzur içinde uykuya dalamayan çocuk sağlıklı büyüyemez. Normal olarak gece tek başına tuvalete gidebilen çocukların İngilizce kitabındaki canavarlı görsellerden sonra özellikle kız çocukların gece tek başına tuvalete gitmeye korkar hale geldikleri velileri tarafından dile getirilmektedir.

Oysa bizim bu konuda güzel bir atasözümüz vardır;

"Kötüye bakma, kötüyü konuşma, kötü iş yapma."

Diyebilirim ki bu kitap sadece çocukların zekâsını köreltmeye yönelik olmayıp aynı zamanda Türk kültürünü de yok etmeye yönelik bir kitaptır.

Çocuğu bu kadar kötülükle dolu bir kitapla eğitmeye yeltenmek, Andımız'ın ilk bölümünde yer alan "İlkem küçüklerimi korumak..." yeminimizi de yok saymaktır.

İngilizce Gramer açısından büyük yanlış

CAN fiili, yani "muktedir olmak, yapabilmek, edebilmek" ekini veren fiil olup insana özgüdür. Buna karşın söz konusu kitapta ısrarla yanlış öğretilmektedir. İnsanı hayvana üstün kılan "muktedir olma" becerisini ısrarla hayvana vermektedir. Akla ziyan bir durumdur.

Sekiz yaşındaki bir öğrenci, hayvanlarla insanların arasında temel ayrımı bu şekilde öğrenemez, karıştırır.

Zaten daha başlangıçta çocuğa kendine ait fiilleri; okumak, yazmak, yemek yemek... gibi en yakın becerilerini öğretmek yerine, hiç tanımadığı hayvanların becerilerini öğretmeye çalışmak çocukta yeteri kadar algı sorunu yaratır. Yetmezmiş gibi, İngilizcenin en zor öğrenilen CAN fiilini daha başında çocuğun önüne bu kadar yanlış şekilde koymak açıkçası gaflettir; çocuğun aklını allak bullak etmek için bilerek yapılmış zihinsel saldırıdır. Çocuğun eğitim hakkını kötüye kullanmak demektir.

İngilizce öğretmenlerinin de dile getirdiği gibi, öğrencilerin İngilizcedeki genel başarısızlıkları CAN fiilinin daha ilk sınıflarda bu şekilde hayali yaratıklarla ve hayvanlarla öğretilmesinden kaynaklanmaktadır. İnsana dair kavramları sanal karakterlere ve hayvanlara yüklemek suretiyle başlayan bu kavram karmaşası Fen Bilimlerine de yansıyacak, çocuklar hayvanlarla insanları birbirinden ayıran özellikleri karıştıracaklardır. Biliyoruz ki zihinsel faaliyetin oluşması için aralarında anlamlı bağ olan (doğayla örtüşen) kavramları buluşturmak gereklidir. Olaylar/sözcükler arasında bağ kurma gücüne zekâ diyorsak, birbiriyle uyumsuz sözcükleri yan yana getirip de çocuğa "hadi bunu öğren" diyorsak, çocuk algı sorunu yaşayacak ve çaresiz kendini öğrenmeye kapatacaktır.

Bir başka ifadeyle; anlamsız cümleler zekâyı tıkar, düşünce enerjisi akışını keser ve böylece çocuğun zihninde akıl bağcıklarının (sinapsların) ışığı yanmaz. Hatta çocuk boş boş bakışıyla bunu belli eder. Eğer çocuk sürekli mantıksız cümlelerle muhatap kalırsa, zekâsı kilitlenir, geriler ve körelir.

Özetle;

Bu kitap çocuk koruma kültürümüzden oldukça uzak ve çocuğa zararlı bir kitap olarak tasarlanmıştır.

Kitabın başında yer alan "Andımız" metninde her ne kadar "Türküm, doğruyum, çalışkanım. İlkem; küçüklerimi korumak..." diyorsak da bu kitabın yazarı bilmiyor ki Türk kültürünün mayası ÇOCUĞU KORUMA KÜLTÜRÜDÜR.

Momo görselli böyle bir ders kitabında üzerine and içtiğimiz milli yeminimizi bozduğumuz açıktır.

Okullarda artan akran zorbalığının nedenini ders kitaplarında aramak zamanı gelmiştir.

Eğer eğitimden sorumlu olanlar çocukları koruma görevini yapmıyorsa, hatta görevini kötüye kullanıyorsa, bu görev Türk Adliyesine, Cumhuriyet Savcılarına düşmüş demektir.

Çocuklarımızın Eğitimde Müdafaa-i Hukuk'u artık bir tarihsel zorunluluktur.

Sonuç ve istem:

Yukarıda anlattığım nedenlerle İngilizce 2.Sınıf Ders Kitabı hem görselleri hem de kurduğu cümleler olarak çocuğun akıl ve ruh sağlığına zararlı bir kitaptır. İçinde çocukları intihara sürükleyen MOMO maske yapımı bile vardır.

Kitabın yazarı Ferahnaz TAN, görsel tasarım uzmanı Nazım ÇİFTÇİ ve dağıtımından sorumlu Talim Terbiye Başkanı Alpaslan DURMUŞ hakkında suç duyurusunda bulunuyorum.

Gereğini saygılarımla arz ederim.



Son Köşe Yazıları:
Abdi Satıroğlu

Abdi Satıroğlu

Niyaziyle Bayramınızı Kutlarım!

Mahiye Morgül

Mahiye Morgül

Sınav Sonuçlarını Eleştiren Öğretmene...

Melike Zafer Gürgen

Melike Zafer Gürgen

Herkesin Bir Şarkısı Olmalı

Şinasi Şirin

Şinasi Şirin

Sarıçam MHP'li Diye mi Bu Ceza?

Av. Ersin Parlat

Av. Ersin Parlat

Arpalık Olmasın!

M. Can Özkardeşler

M. Can Özkardeşler

Bir Uluğ Bey- Emin Işık Hoca

Mersin Tercüman.   Haftalık Yerel Siyasi Gazete.   Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlanmak amacı ile kullanılamaz. Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.   mersin@mersintercuman.com
BİZE ULAŞIN
E-posta
 : 
mersintercuman@gmail.com
Telefon
 : 
+90(506) 443 37 30
GSM
 : 
+90(506) 443 37 30 , +90(532) 747 71 73
Adres
 : 
Kiremithane Mahallesi, İstiklal Caddesi, Atlas Apt. No:87 Kat:1 No:4 Akdeniz / Mersin
(Özgür Çocuk Parkı yanı - Atlıhan Oteli karşısı)
 
 
ARŞİV
Sayfa başı kayıt adedi: