rss

Tarayınızda RSS Okuyucu yüklü ise,
Site haber akışımıza üye olabilirsiniz.

Bugün Günlük Ziyaret: 1.950 (1.825)

Toplam Ziyaret: 18.987.478 (17.235.374)

Yeni tasarımımızla sizlere daha rahat kullanım sunuyoruz. Görüş ve düşüncelerinizi bekleriz.
Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz…
14 Eylül 2020
Sayı : 861,862
Bu kayıt toplam
280 kez okundu.
fb sharer tt sharer g+ sharer
M. Can Özkardeşler
M. Can Özkardeşler

SÖZDE BARIŞ

1 Eylül ya da 21 Eylül fark etmez, bir zamanlar Birleşmiş Milletler tarafından "Dünya Barış Günü " ilan edilmiş, her yıl süslü sözlerle kutlanmakta ancak lafta kalmıştır. Dünya kurulduğundan beri insanoğlu hep birbiriyle savaşmıştır. Arada sırada barış çubukları tüttürmüş ama nafile, hep intikam diyerek öteki dediği suçsuz insanları katletmiş ve halen de katletmeye devam etmektedir.

Filozofun babası sayılan Descartes, bundan asırlar önce "Düşünüyorum o halde varım " demiştir. Ama ondan çok yıllar sonra gelen Alman filozof Goethe "Sadece düşünmek yetmez düşüncelerimizi deneyimlemek, eyleme geçirmemiz gerek" demiş böylece düşüncelerin lafta kalmamasına vurgu yapmıştır. Çünkü düşündüklerimizin, okuduklarımızın, öğrendiklerimizin kuru bir laftan ibaret kalmaması için hayata geçirmemiz gerekmektedir.

Yani sözün kısası, hemen her toplantıda barış dileyecek, konferanslar düzenleyecek ve barış ödülleri koyacaksınız, hem de insanlarla alay edercesine barışla ilgili toplantı halindeyken bile başka ülkelerin topraklarını bombalayıp halklar arasına nifak tohumları ekerek savaşa hizmet edeceksiniz. İşte o zaman barış sözünüz anlamını yitirir, "laf" tan ibaret kalır. Eskiler bilir, büyüklerimiz "Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu" derlerdi. Sözümüz başka uygulamamız başka olmamalı; dilimiz barış derken gönlümüz savaş çığırtkanlığı yapmamalı ama maalesef insanların hırsları, yayılmacılık duyguları "En büyük benim, dünyanın hakimi ben olacağım, benim borum öter,doğal gazı, petrolü ben yöneteceğim" gibi hislere kapılması sonucu savaşlar hiç eksik olmuyor.

Halbûki Gazi Mustafa Kemal düşman işgalinden ülkesini kurtarmak için çıktığı savaşlarda yedi düveli yenmiş, ülkesini hızla imar edip muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmak için gayret etmiştir. Memleketin imarı için, barış içinde çok çalışması gerektiğinin idrakinde olan barışsever Gazi Mustafa Kemal "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh için çalışıyoruz" diyerek hem kendi içimizdeki birlik beraberlik, kardeşlik ve sevginin önemine dikkat çekmiş, hem de dünya ülkeleriyle, en çok da komşularımızla iyi geçinmemiz konusuna vurgu yapmıştır.

Silah sanayine yapılan yatırımların yerine, insana, çevreye, bilime yatırım yapılsaydı tüm ülkeler ve insanlık daha kalkınmış olur, aç insan kalmaz ve refah seviyesi daha yüksek olurdu. Ama" dinsizin hakkından imansız gelir" derler ya, bir Covid-19 virüsü çıktı, tüm dünyayı etkiledi, insanlar bırakın savaşmayı evlerinden çıkamaz oldular. Tek bir bomba atılmaz oldu, çevre kirliliği sona erdi, hayvanlar rahata erdi, sanki bu bela karşısında insanoğlu tek vücut olmuştu. Herkesin hastalanıp ölme ihtimali vardı; virüs ayrım yapmıyordu,zengin, fakir, bilim adamları, profesörler kolayca hastalığa yakalanabiliyordu. Bulaşıcılık hız kesmeden devam ediyordu. İnsanlar şüphe içindeydi, karşılaştıkları insanlardan korkuyorlardı acaba bana hastalık bulaştırır mı diye.

" Koyun can derdinde kasap mal derdinde", derler ya bu defa kasap da can derdine düşmüştü. Mecbur olmadıkça kimsenin dışarı çıkmaması isteniyordu. Ülkeler arası giriş çıkış sınırlandırılmıştı. Birinci ikinci dalga derken hastalık hızla yayılıyordu.

"Su uyur düşman uyumaz" derler ya düşman el altından, sinsice savaş hazırlığını yapıyordu. Komşu ülkelerimizin bazıları zayıflatılarak bölünmenin eşiğine getirilmiş, bazıları da bölünüp parçalanmıştı. Savaştan beslenen silah tüccarları sadece ceplerini düşünüyor, hep daha fazla diyerek insanlığın geleceğini karartıyorlardı.

Kötüler savaştan beslenirken bazı iyi insanlar da cılız bir sesle inadına "Barış" demeye çalışıyorlar, barışa yönelik işler yapıyorlar, barışı savunuyorlar, çocuklarını; ülkelerini seven, aydın, demokrat, insan haklarına saygılı, hoşgörülü ve barış sever olarak yetiştiriyorlardı.

Büyük insan, kahraman asker, yüz yılın dahisi, başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ülkesini düşman işgalinden kurtarmak için o kadar çok savaş yapmıştır ama barış yanlısıdır. O bir barış severdi, öyle ki 9 Eylül 1922'de İzmir'e girip Yunan'ı denize döküp işgale son vermesine rağmen, 1934 yılında Yunanistan Başbakanı Venizelos yazdığı bir mektupla Atatürk'ü "Nobel Barış Ödülüne" aday göstermiştir.

Kısaca barışsever olmamız için önce kendi içimizde iç huzuru barışı yakalamalıyız. İçimizdeki kötü duygulardan, hırslardan, kinden, nefretten, kavgadan benliğimizi arındırmalı kimseyi ötekileştirmeden herkesi sevebilmeliyiz. Önce kendimizden başlamalıyız, komşularımızla kavga ediyor muyuz yoksa acı gününde olsun mutlu gününde olsun yanında mıyız? Trafikte ufacık bir şeyde hemen öfkelenip parlıyor muyuz? Etrafımıza huzur mu veriyoruz yoksa insanlar bizden kaçıyorlar mı? Örnekleri çoğaltabiliriz.

Hz. Mevlana Celaleddin-i Rumi bundan asırlar önce "'Dünyada sevgiye dair ne varsa ben orada varım, savaşa dair ne varsa ben orada yoğum" diyerek sevgiye barışa, hoşgörüye verdiği önemi bize iletmiştir.

Yüce Allah(c c) da kitabımız Kuran'ı Kerim'de ise şöyle buyurmaktadır, " Yemin olsun zaman/çağa/ gündüzün iki ucuna/sabah namazına/ ikindi vaktine/ Asr-ı saadete ki, İnsan gerçekten tam bir hüsran içindedir/ İnanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanlar, birbirilerine Hakkı önerenler, birbirlerine sabrı önerenler müstesnadır.(Asır Suresi)

Lafta kalmamak dileğiyle " Yurtta Barış, Dünyada Barış "şiarımız olsun.

Barışa, sevgiye, kardeşliğe yönelik işler yapmak dileğiyle sevgiyle kalın, dostça kalın ve de hoşça kalın.



Son Köşe Yazıları:
Abdi Satıroğlu

Abdi Satıroğlu

Eşek ve Abdest!

Mahiye Morgül

Mahiye Morgül

Rize'de Antik Bahriye Körfezi Askoroz

Melike Zafer Gürgen

Melike Zafer Gürgen

Söylemek Üzerine...

Mehtap Gencer

Mehtap Gencer

Mutlu Ol Kalbim

Şinasi Şirin

Şinasi Şirin

Hakkın Zaferi

M. Can Özkardeşler

M. Can Özkardeşler

Beden Hapishanesi

Şevket Demir

Şevket Demir

Bu STK Ne İş Yapar?

Mersin Tercüman.   Haftalık Yerel Siyasi Gazete.   Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlanmak amacı ile kullanılamaz. Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.   mersin@mersintercuman.com
BİZE ULAŞIN
E-posta
 : 
Telefon
 : 
+90(506) 443 37 30
GSM
 : 
+90(506) 443 37 30 , +90(532) 747 71 73
Adres
 : 
Kiremithane Mahallesi, İstiklal Caddesi, Atlas Apt. No:87 Kat:1 No:4 Akdeniz / Mersin
(Özgür Çocuk Parkı yanı - Atlıhan Oteli karşısı)
 
 
ARŞİV
Sayfa başı kayıt adedi: