|

|
|
|
Önceki «
Sayı : 359 / 06.09.2010
|
|
|
08.02.2010 / HABER NO.2991 |
|
 |
 |
Bural, "Ülkede ön seçim olmadığı için lider sultası ağırlık kazandı"
Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkan Yardımcısı Tufan Bural, DSP Mersin İl Binası'nda yaptığı açıklamada, Ak Parti hükümetini eleştirdi.
 Türkiye'de 12 Eylül Askeri Darbesi'nin ardından ilk anayasa değişikliğini isteyen partinin DSP olduğunu hatırlatan Bural, diğer partilerin askeri disiplin içinde kendilerinin var olmasını sağlayan 12 Eylül'ün dayattığı anayasaya razı olduğunu söyledi.
 Son günlerde gündemde olan yeni anayasanın ulusal iradeyi yansıtması gerektiğini dile getiren Bural, "Bunun içinde yapılacak değişikliklerin ulusal uzlaşmayla kabul edilmesi gerekir.
 Ak Parti bu günlerde, yapılacak değişiklikler parlemontadan geçmez ise, halk oylaması yaparız söylemini dillendiriyor. Ancak unutmamalıyız ki, bu yaklaşımla yapılan anayasalar ihtilal sonrası dayatılan anayasalara benzer ki, bu da toplumun isteklerine cevap vermez" dedi.
 "Seçim barajı yüzde 5'e düşürülsün"
 DSP milletvekillerinin 'demokratikleşme paketi' adı altında 4 önemli adımı gündeme getirdiğini söyleyen Tufan Bural, ülkedeki seçim barajının yüzde 5'e düşürülmesini istedi.
 Türkiye'de ön seçim olmadığı için lider sultasının ağırlık kazandığını belirten Bural, "Siyasi partilerde demokrasi bu yüzden işlemedi. Nitelikler değilsede genel başkanın etrafındakiler halkı temsil etti.
 Türkiye'de uygulanan yüzde 10'luk seçim barajı da istikrarı sağlayamadığı gibi önemli bir seçmen kitlesinin de parlemontada temsil edilmesini engellemektedir.
 "Seçim sistemindeki bu baraj ayıbından kurtulmalıyız"
 Dünya'nın hiçbir yerinde seçim barajı yüzde 10 değildir. AB ülkelerinde baraj yüzde 2 ile yüzde 5 arasındadır. Ak Parti bu barajı düşürmemek için Türkiye milletvekilliğini devreye sokmaya çalışmaktadır.
 Bu artık günümüzde kabul edilen bir sistemdir. Barajı aşamayan siyasi partiler de zaten bağımsız adaylarla bu sorunu çözmüşlerdir. Yani barajın hiçbir etkisi kalmamıştır. Artık Türkiye seçim sistemindeki bu baraj ayıbından kurtulmalı, bu da hükümetin boynunun borcu olmalıdır" diye konuştu.
 "Demokratikleşmeden bahsedeceksen önce Tekel işçilerinin haklarını ver"
 Ak Parti'nin, 12 Eylül'den Miras kalan 1982 anayasanın arkasına sığınarak,, temsilde adalet ilkesini Türkiye Milletvekilliği gibi gösterme ayıbından bir an önce kurtulması gerektiğini ifade eden Bural, şunları söyledi:
 "Siyasi partilerin parlemontadaki temsilini yüzde 10 baraj gibi askeri bariyerle ören düzenlemelere dokunamıyorsan, o zaman demokratikleşme kelimesini de kullanamazsın.
 Türkiye'de demokratikleşmeden bahsedeceksen, önce Tekel ve şeker işçilerinin, maden ocaklarında ölen 92 kişinin demokratik haklarını vereceksin. DSP döneminde de özelleştirmeler olmuştur ama bir tek işçi bile 4C'ye girmemiştir.
 "Kurtlar sofrasında kurt olarak oturuyorlar"
 Tüm işçiler asla haklarından vazgeçmemelidirler. Ülke öyle bir noktaya gelmiştir ki, sokakta işçilere memurlara yapılan muamele meclise sıçramıştır. Efendisini şaşıran hesabını da şaşırır.
 Ak Parti efendisi olan çiftçiyi, işçiyi, memuru unutmuş hesabını şaşırmıştır. Kuzuların hakkını savunmak için iktidara geldiğini söyleyen Ak Parti'liler kurtlar sofrasında kurt olarak oturmaktadırlar.
 Ama bu iktidar, şeker fabrikalarının, Tekel işçilerinin, 4C'nin, Irak'ta ölen milyonlarca insanın, bankaların, İstanbul itfaiyecilerinin, Türk Telekom'un, yabancılara satılan tüm kamu mallarının hesabını verecektir, bu hesabı da demokratik solcular soracaktır."
Toplam 106 kez okundu.
|
|
 |
 |
Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlamak amacı ile kullanılamaz.
 Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.

mersin@mersintercuman.com
|
|
|
|

» KÖŞE YAZARLARIMIZ
|







|