|

|
|
|
Önceki «
Sayı : 359 / 06.09.2010
|
|
|
08.02.2010 / KÖŞE YAZISI NO.1636 |
|
 |
 |
Yenilebilir Enerji Yatırımcısı Alım Garantisi Bekliyor
Mehmet Emin Aydınbaş
|
Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen "3. Dünya Enerji Zirvesi"nin açılış oturumunda konuşan Başbakan Tayyip Erdoğan, "Enerji meselesi, bir rekabet meselesinden çok bir işbirliği vesilesi olmalıdır" diyerek enerji sektöründe Türkiye'nin perspektifini ortaya koydu.
 Başbakan Erdoğan, artan nüfus ve büyüyen küresel ekonomi neticesinde, enerjinin çok ciddi bir mesele olarak gündeme geldiğini kaydetti.
 Başbakan Erdoğan, herkes için önemli olan küresel enerji güvenliği kadar, temiz enerji, verimlilik ve çevre kirliliğinin de artık hayati önem arz etmeye başladığını vurgulayarak, ''Bu konuda tüm ülkelerin eşgüdüm içinde dayanışma ruhuyla hareket etmeleri ve üzerlerine düşeni yapmaları gerekmektedir'' dedi.
 ''Yenilenebilir enerjiyi artık çok daha fazla gündemimize almamız gerektiğine inanıyorum'' diyen Erdoğan, şöyle konuştu:
 ''Şu anda yenilenebilir kaynakların toplam elektrik üretimimiz içindeki payı yüzde 20'dir. Hedefimiz 2023 yılı itibarıyla elektrik tüketiminin yüzde 30'unu yenilenebilir kaynaklardan karşılamaktır. Ayrıca 2023'te 20 bin megavat rüzgar enerjisi ve 600 megavat jeotermal kapasitesine erişmeyi hedefliyoruz''
 Erdoğan, enerji güvenliğinin en önemli şartlarından birinin enerji kaynaklarını ve nakil güzergahlarının ceşitlendirilmesi olduğuna işaret etti.
 NABUCCO projesinin hayata geçmesinin, enerji güvenliğini artırmanın yanı sıra bölgesel barış, istikrar ve refahına da olumlu katkılarda bulunacağını anlatan Erdoğan, "Gerçekleştirmeyi öngördüğümüz diğer önemli bir proje, Körfez ile ilgili atılacak adımlardır. Özellikle Katar doğalgazının, Türkiye'ye ve oradan Avrupa pazarlarına ulaştırılması Körfez bölgesi için büyük bir fırsat teşkil edecektir'' dedi.
 Erdoğan, şöyle devam etti: ''Enerji meselesi, bir rekabet meselesinden çok bir işbirliği vesilesi olmalıdır. Biz, enerjiye ilişkin uluslararası meselelerin uluslararası dostluk ve işbirliği ile kalıcı olarak çözülebileceğine yürekten inanıyoruz. Aynı şekilde enerji hatlarının sadece enerji değil, istikrar, güvenlik, huzur ve refah taşıması gerektiğine de inanıyor ve vizyonumuzu da buna gore belirliyoruz.
 Önümüzde dünyamız ve geleceğimiz adına tarihi fırsatlar bulunuyor. Bu fırsatları uluslararası işbirliği, dayanışma ve diyalog ile değerlendirebilir,ortak çözümler üretebilir ve bu çözümleri uygulayabiliriz ancak bu şekilde gelecek adına umutlu olabilir, umutlarımızı daha da çoğaltabiliriz.''
 Başbakan'ın konuşmasında da değindiği üzere Türkiye, başta rüzgâr, jeotermal, hidroelektrik ve güneş enerjisi olmak üzere kayda değer bir yenilenebilir enerji potansiyeli barındırıyor.
 Diğer yandan bu potansiyelin atıl durumda seyreden kısmını değerlendirmek için pek çok yatırımcı da ilgili mevzuat ve düzenlemelerin yapılması için aylardır sırada bekliyor.
 Yatırımcıların rakamlarına göz atıldığında ortaya çıkan tabloda; Türkiye'nin gelecek 10 yıl içinde devreye girecek şekilde, toplam 25 bin megavat kurulu güçte hidroelektrik santrali projesi bulunuyor.
 Beklenen teşviklerin çıkması halinde; sadece rüzgâr santrallerinden elde edilmesi beklenen elektrik üretimi, 10 bin megavata ulaşıyor. Buna, güneş enerjisinde 20 yıl içinde gerçekleşmesi beklenen 20 bin megavatlık yatırımı da ilave etmek gerekiyor.
 Ancak, bir an önce gerekli adımlar atılmazsa; Çin ve Avrupa ülkelerinin pazarın hâkimi olması kaçınılmaz görünüyor. Çin'in -sadece rüzgar enerjisi sektöründe hali hazırda sayıları 40'ı aşan şirketi, yatırım için fırsat kolluyor.
 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, bu yılın ilk çeyreğinde ilgili yasa tasarısını yeniden Meclis gündemine taşımayı hedefliyor. Yatırımcının en büyük sıkıntısını ise; enerji yatırımlarına verilecek alım garantisinin nasıl şekilleneceği oluşturuyor.
 Halen, Türkiye'de yenilenebilir enerji yatırımlarına uygulanan alım garantisi 1 kilovatsaat elektrik için 5.5 Eurocent iken; Avrupa ülkelerinde rakamlar, 8 ila 16 Eurocent arasında değişiyor. Dolayısıyla, uygulanacak teşviklerin ancak Avrupa'ya yakın olması durumunda yatırımların artması mümkün görünüyor.
Toplam 147 kez okundu.
|
|
 |
 |
Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlamak amacı ile kullanılamaz.
 Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.

mersin@mersintercuman.com
|
|
|
|

» KÖŞE YAZARLARIMIZ
|







|