ANASAYFA ·  HABER ARŞİVİ ·  BİZE ULAŞIN ·  SERİ İLANLAR  

Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz...
  Önceki «  Sayı : 359 / 06.09.2010  
08.02.2010  /  KÖŞE YAZISI NO.1641
Öğretme ve Öğrenmenin Gerekliliği

Öğretme ve Öğrenmenin Gerekliliği

Ali Kılıç   


İlim elde etmek, her Müslüman erkek ve kadın için bir görevdir. Şöyle ki: Her Müslümansın yapmakla yükümlü bulunduğu din görevlerini yerine getirmek, hak ile batılı, helal ile haramı ayırmak için yeterince bilgi sahibi olması üzerine farzdır. Bir hadis-i şerifte buyrulmuştur.

"Her Müslüman erkek ve kadına ilim öğrenmek bir farzdır."

Başkalarına muhtaç oldukları şeyleri öğretmek için ilim öğrenmek de sünnettir, bir ibadettir. Bundan fazlasını bir kemal ve bir şeref olmak üzere öğrenmek de mübahtır. Başkalarına karşı öğünmek, mücadele edip büyüklenmek için ilim elde etmek ise mekruhtur.

İlim öğrenmek aslında hem ferdler için, hem de cemiyet için gereklidir. Bu bir zarurettir. Böyle zaruret miktarı ilim öğrenmek, bir İslâm toplumunun bütün ferdlerine yönelen bir farzdır. Ancak ilimlerin bir kısmı, her kişi için gerekli olduğundan bu kısmın öğrenilmesi bir farz-ı ayndır. Herkesin öğrenip bilmesi ve onu yapması gerekir.

İlimlerin bir kısmı da, her ferd için değil, cemiyet hayatı için gerekli olduğundan bunun öğrenilmesi de bir farz-ı kifayedir. Tıb, hesab, harb ve teknik ilimleri gibi... Bu ilimleri herkes elde edemez. Bunlarla toplumun bazı kişileri meşgul olabilirler. Bunları bir kısım şahıslar öğrenirse, bu farz yerine getirilmiş olur. Fakat bu ilimlerle, İslâm toplumunu meydana getiren şahısların hiç biri meşgul olmazsa, o toplumun bütün ferdleri Allah yanında sorumlu olurlar.

İslâm dininde ilmin kıymeti pek büyüktür. İlim bir nurdur, bir hayattır, bir cemiyetin yaşamasına ve yükselmesine sebebdir. Cahillik ise, bir karanlıktır, bir ölüm, bir felâkettir.

Resul-ü Ekrem Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), Lokman Hekîm'in oğluna şöyle bir öğüt vermiş olduğunu buyurmuştur:

"Yavrum! Alimlerin meclisine devam et, hekimlerin sözlerini dinle. Çünkü Yüce Allah yeryüzünü çisinti ile dirilttiği gibi, ölü bir kalbi de şüphesiz hikmet nuru ile diriltir."

İslâm'da her meslek sahibi için, o meslekle ilgili dinî meseleleri bilmek bir farzdır, önemli bir görevdir. Ticaretle uğraşacak kimselerin ticaretle ilgili helal ve haram gibi işleri önce öğrenmeleri gerekir. Böylece yapacakları işlemlerde dine aykırı bir şey bulunmamış olur.

İslâm kadınları, abdest, namaz ve oruç gibi dinle ilgili bir kısım meseleleri ya kocaları ve mahremleri aracılığı ile öğrenir veya kocalarının izni ile ara sıra bir ilim meclisine giderek öğrenmeye çalışırlar. Fakat kocalarının rızası olmadıkça bir ilim meclisine çıkıp gidemezler.

Ancak bir kadına dinle ilgili bir meseleyi öğretmek gereği yüz gösterirse, bakılır: Eğer kocası bu meseleyi çözer veya ehlinden öğrenip kendisine bildirirse maksat elde edilmiş olur. Fakat kocası bunu çözemez ve sorup öğrenmekten çekinirse, kadın o meseleyi gidip ehlinden öğrenmek yetkisine sahibdir. Yeter ki o kadın, İslâm adabına uygun hareket etmiş olsun.

İlim alanında hakka yardım için, bir hakkın açıklanmasını ortaya çıkarmak için, ilim üzerinde bilgilerin artmasını sağlamak için yapılan karşılıklı görüşmeler ve münazaralar caizdir. Bunlar ibadetten sayılır.

Fakat bir Müslüman aşağı düşürmek ve mahcup etmek için, bir mala veya bir rütbeye kavuşmak için yapılacak etkili ve fazla konuşmalar ve tenkitler haramdır, İslâm ahlâkına aykırıdır.

İlim alanında "Mira Mücadele" denilen söz söyleme şekli asla caiz değildir. "Mira" başkasının sözlerinde veya anlamında görülen bir noksandan dolayı hemen ona itiraz edivermektir.

Bu itiraz, kendini büyük görmekten ve göstermekten ileri gelir. Onun için söylenilen bir sözü hemen düzeltmeye kalkışmamalıdır. Ancak din yönünden bir yarar varsa, o zaman yumuşaklıkla ve kibarca hareket etmelidir.

"Kul, haklı olduğu halde bile mirâyı (yersiz mücadeleyi) terk etmedikçe, imanın hakîkatini tamamlamış olmaz."

Hak olan şeyde ısrarla direnmek ve büyüklük taslamak asla caiz değildir. Böyle bir durum, gösterişten, kinden, çekememezlikten ve hırstan ileri gelir. Bu, insan için pek büyük bir noksanlıktır.

Bütün kötülüklerin anası cehalettir.Karanlıkları aydınlatmanın yolu okumaktır.



Toplam 139 kez okundu.
Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlamak amacı ile kullanılamaz.

Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.


mersin@mersintercuman.com


 » KÖŞE YAZARLARIMIZ
  ABDİ SATIROĞLU

Abdi Satıroğlu
Diz çökmedik... Çökertiliyoruz!!

Gazeteyi kurdum, aradan dokuz yıl geçti..

"3-5 sayı çıkar kapanır", "çok dayanmaz biterler", "Mersin'e bu kalitede gazeteye ne gerek var" sözleriyle hevesimizi kırmaya çalışanlar bir yana, bir de bizi yarı aptallıkla suçlayanlar da oldu..

Mesela; "Bu kadar ...
  EKREM YAMAN

Ekrem Yaman
Sahur Programlarından Bazı Notlar

2008 yılı Ramazan ayında dinlediğim çeşitli sahur programlarından bazı notları kısa paragraflar halinde istifadenize sunuyorum.

Elveda

Elvedaların içinde aslında birçok başlangıç vardır.

Bayramlar

Bayramlar bayram ola şuurunu yeniden kazanmamız gereki...
  MAHİYE MORGÜL

Mahiye Morgül
Erdoğan'ın Koruma Zırhı Üç Kat Kalın

Başbakan Tayyip Erdoğan, kendine özel dokunulmazlık zırhı bir Anayasa yaptı. Bir de bizden onay istiyor.

Kenan Evren sayesinde iktidar yolu açılmış olan bir siyasi akımın içinde yetişmiş olan Tayyip Erdoğan samimi değildir. O NATO darbesinin çocuğudur. Ben ve ...
  MELİKE ZAFER

Melike Zafer
Yaşadığımız Her An Özeldir

Yaşanan her saatin, her dakikanın, her saniyenin tadını çıkarmak, yaşamayı algılayabilmek adına geldik bu dünyaya…..İyisi ve kötüsü ile her şeyin biz insanoğluna verildiği inancı ile beslendik….Ve bir saniye sonrasında neler olacağını öngöremeden yaşlanmaya ümitl...
  ALİ KILIÇ

Ali Kılıç
Diplomasi Üzerine Bir Hikaye

Adamın biri Afrika'da safariye çıkarken yanına minik köpeğini de almış. Minik köpek bir gün ormanda dolaşıp, kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kaybolduğunu fark etmiş.

Ne yapacağını düşünürken bir de bakmış ki karşıdan bir leopar geliyor ve belli ki gün...
  ŞİNASİ ŞİRİN

Şinasi Şirin
Bu Hafta, Bayram Haftası

Sevgili okurlarım, bir ayı aşkın bir aradan sonra yeniden sizlerle birlikte olmanın, beni mutlu ettiğini sizlerle paylaşmak isterim.

İslam alemi için çok önemli olan Ramazan ayının bu yıl için son günlerine veda ederken tüm İslam Alemine, hatta tüm insanlığa h...
  EBRU TENLİ GÜNAYDIN

Ebru Tenli Günaydın
Üç Dakikada Öğrenilen Edep

Oruç, can gözümüzü açmak için bedenlerimizi kör edermiş…

Kollarımızı iki yana açarak; ayların şahına "Şükür kavuşturana!" dedik...

Gönüllerimize, evimize buyur ettik. Yılda sadece bir aylığına gelen bu kıymetli misafiri değerinde ağırlayabilmek için de; haş...