|

|
|
|
Önceki «
Sayı : 359 / 06.09.2010
|
|
|
08.02.2010 / KÖŞE YAZISI NO.1642 |
|
 |
 |
Hepimizin Misafir Olduğudur....
Ebru Tenli Günaydın
|
Emma Bombeck Avustralya'da kanserden ölmüştü.
 Ölümünden hemen önce şunları yazmıştı...
 "Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer;
 Hastayken yatağa girer dinlenirdim. Ben olmadığım zaman her şey kötüye gidecek diye düşünmezdim..
 Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım..
 Daha az konuşur, ama daha çok dinlerdim..
 Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim..
 Oturma odasında TV seyrederken, patlamış mısır yer, şömineyi yakmak isteyen birisi olduğunda ona engel olmazdım..
 Yerler leke olacak diye korkmazdım..
 Bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım..
 Kocamın, sorumluluklarını daha çok paylaşırdım..
 Saçım bozulmasın diye, arabanın camının açılmasını önlemezdim..
 Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum..
 TV seyrederken daha az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim..
 Ömür boyu garantilidir denilen hiçbir şeyi satın almazdım..
 Hamileliğimin bir an önce sona erip, doğum yapmayı dilemek yerine, hamile olduğum her anın tadını çıkarır ve içimdeki canlının ne kadar harika olduğunu fark ederdim..
 Bu o kadar nadir bir olay ki.. Mucize gibi bir şey..
 Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla "Önce git ellerini yüzünü yıka" demezdim..
 Onlara daha çok "seni seviyorum", ondan da daha çok "özür dilerim" derdim..
 Ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey; her dakikasını değerlendirmek olurdu..
 Dikkatle bak.
 Gerçekten gör.
 Yaşa. Vazgeçme.
 Küçük şeyler için şikayet etmekten vazgeç..
 Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı
 beni ilgilendirmezdi..
 Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım..
 Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her şey için Allah'a şükrederdim..
 Tek bir hayatınız var ve bir gün sona eriyor..
 Umarım her gününüzü değerlendirirsiniz."
 Diyordu son mektubunda Emma…
 Şimdi sizde düşünün…
 Acaba sizin son mektubunuz nasıl olurdu, neler yazardınız?
 Elbise dolabınız hiç giymediğiniz halde belki bir gün giyerim diye sakladığınız kıyafetlerinizi,keşke saklamasaydım der miydiniz?
 Zayıf kalabilmek uğruna her an aç gezmenin anlamsız olduğunu yazar mıydınız?
 Annenizin söylediklerinin, aslında hiçbir art niyeti olmadan söylediğini…
 Sevgiliyle içilen bir kahvenin tadının, ayrı olduğunu döne döne yazar mıydınız?
 Evladın, saçlarınla oynarken o küçük ellerinin saflığını nasıl huzur verdiğini yazar mıydınız?
 Evinize senede altı yedi defa gelecek diye bir misafir odası yaptığınızı…
 Sevgili dostlar…
 Unuttuğumuz tek şey…
 Bu dünya da hepimizin misafir olduğudur aslında…
 Saygı, sevgi ve hoşgörüyle güle kalın…
Toplam 157 kez okundu.
|
|
 |
 |
Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlamak amacı ile kullanılamaz.
 Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.

mersin@mersintercuman.com
|
|
|
|

» KÖŞE YAZARLARIMIZ
|







|