ANASAYFA ·  HABER ARŞİVİ ·  BİZE ULAŞIN ·  SERİ İLANLAR  

Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz...
  Önceki «  Sayı : 592 / 24.03.2015  
15.02.2010  /  KÖŞE YAZISI NO.1648
Share

Paradigma

Paradigma

Melike Zafer   


Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını gizleyemiyordu. Onu hayrete düşüren şey, "bizim eve bile sığmaz" dediği o güzelim balonların adamı nasıl havaya kaldırmadığı idi.

Baloncu dinlenmek için durakladığında o da duruyor ve sonra yine takibe koyuluyordu. Bir ara adamın kendisine baktığını fark ederek ona doğru yaklaştı ve bütün cesaretini toplayarak:

- baloncu amca, dedi. Biliyor musun benim hiç balonum olmadı. Adam çocuğu şöyle bir süzdükten sonra:

- paran var mı? diye sordu. Sen onu söyle.

- bayramda vardı, diye atıldı çocuk, önümüzdeki bayram yine olacak.

- öyleyse bayramda gel, dedi adam. Acelem yok, ben beklerim.

Çocuk sessizce geri döndü. O ana kadar balonlardan ayırmadığı gözleri dolu olmuş, yürümeye bile mecali kalmamıştı. Bir kaç adım attıktan sonra elinde olmadan tekrar onlara baktığında, gördüklerine inanamadı.

Balonlar, her nasılsa adamın elinden kurtulmuş ve yol kenarındaki büyük bir akasya ağacının dallarına takılmıştı. Çocuk, olup bitenleri büyük bir merakla takip ederken, baloncu ona doğru dönerek:

-küçük, diye seslendi. Balonları ağaçtan kurtarırsan birini sana veririm. Yapılan teklif, yavrucağın aklını başından almıştı.

Koşarak ağacın altına doğru yöneldi ve ayakkabılarını aceleyle fırlatıp tırmanmaya başladı. Hedefine adım-adım yaklaşırken duyduğu heyecan, bacaklarını kanatan akasya dikenlerinin acısını hissettirmiyordu.

Sincap çevikliğiyle balonlara ulaştığında bir müddet onları seyretti ve dallara dolanan ipi çözerek baloncuya sarkıttı. Ancak balonlardan birisi iyice sıkıştığından diğerlerinden ayrılmış ve ağaçta kalmıştı. Çocuk onu kurtarmaya kalkışsa, dikenlerden patlayacağını çok iyi biliyordu. İster istemez balonu yerinde bırakıp aşağıya indi ve adam dönerek:

-birini bana verecektiniz, dedi. Hangisi o? Adam elini tersiyle burnunu sildikten sonra:

-seninki ağaçta kaldı evlat, dedi. İstersen çık al. Çocuk bu sefer ayakta bile duramadı. Kaldırım kenarına oturup baloncunun uzaklaşmasını bekledikten sonra, dallar arasında parlayan balona uzun uzun bakarak:

"olsun", diye mırıldandı. "olsun." ağacın üzerinde kalsa da, bir balonum var ya artık.



Bu hikayeyi okuduğumda o kadar sinirlendim ki baloncuya…belki elime geçse bir kaşık suda boğmak misali…

Ne sinir bozucu insanlar var dedim kendi kendime. şuna bak küçücük çocuğun hevesini nasıl da iki paralık etti bir anda!!!

Sonra yeniden okudum hırsımı alamayıp… ve şunu anladım; asıl önemli olan benim üzerinde düşünüp de sinirlendiğim şey değildi, asıl önemli olan; kendisine yapılan kötülüğe rağmen mutlu olabilen küçük çocuğun bakış açısıydı…

Boşuna sinirlenmişim.. dünya üzerinde o kadar çok insan var ki bir başkasının canını yakmak için hali hazırda bekleyen… ve bir başkasının duygularına önem vermeyen…

Her birine sinirlenmek yerine paradigmayı yani bakış açısını değiştirmek hem de daha kolay hem daha huzur verici…aynı zaman da mutlu edici…

Bu hikayede çocuğun bir balonunun olmuş olması fikrine sevinmesi benim sinirlendiğim baloncunun davranış modeline oranla; benim hayat yolumda daha fazla meziyet sahibi olmamı sağlıyor.. Çünkü bu halde olay ve olguların gelişimini normal karşılamak iç güdüsü ile hareket edip,olayların içinde var olabilecek pozitif enerjiyi kullanabiliyorum..

Her zaman söylediğim gibi; bunu bana hikayeler sağlıyor… yaşam içerisinde her birimizin sıkıntılı anları, kuşkuları, soru işaretleri oluyor öyle değil mi?

Ve öğrenmemiz gereken bir çok şeyle karşılaşıyoruz. Olayların bir çoğunda biliyoruz bir çoğunda ise ne yapacağımızı bilemeyip ,bizi sarsan bir karamsarlık duygusu içine kapılıyoruz.

İşte bu ikinci halde kanımca her bireyin terapiye ihtiyacı oluyor ve bu terapiyi sağlamak hususunda hikayelerin güzel bir araç olduğunu düşünüyorum.

Hikayelerin içeriklerini özümseyip, onlardan sonuç çıkarabiliyorsak ve en önemlisi hikayeleri doğru zamanda kullanıp yaşamımıza -olağan şartlarla- uyarlayabiliyorsak; yolumuzda ilerlerken karşılaştığımız veya karşılaşacağımız bir çok sorun ile daha kolay başa çıkabiliyoruz.

Hikayeler sayesinde daha önce bilinen bir çok duruma farklı bir açıdan yaklaşabilyoruz. Tıpkı benim yukarıdaki hikayeyi okuduğumda baloncuya ilişkin olarak bana vermiş olduğu sinir duygusunun yerine yeniden okuduğumda küçük çocuğun sevinme hareketi ile beni sinir halinden çıkarıp müthiş bir rahatlama sağlaması gibi……

Sevgiyle kalın...



Toplam 477 kez okundu.
Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlamak amacı ile kullanılamaz.

Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.


mersin@mersintercuman.com


 » KÖŞE YAZARLARIMIZ
  ABDİ SATIROĞLU

Abdi Satıroğlu
Kıskançların Hedefiyiz !

Sevgili okurlar bu hafta sizlere 10 yıl önce yazdığım bir yazıyla merhaba derken, geçmişe doğru l0 yıllık bir geziye sizleri de davet ediyorum.

İlk yayın tarihi: 16.10.2006

Çocuk artık koşuyor

Gazeteniz Mersin Tercüman 181.sayısıyla elin...
  MAHİYE MORGÜL

Mahiye Morgül
Yalçın Ergül Komutanla Malta Destanı Hasbihali

Süleyman Kaptanın tahtelbahiri Malta açık sularına demirlediği zaman İngilizlerin ruhu duymadan onsekiz kutlu yolcuyu aldı sinesine. Napoli'ye vardı önce, sonra İstanbul boğazını denizin altından geçti, İstanbul İngiliz işgali altındaydı, suyun altından Karadeniz...
  MEHMET EMİN AYDINBAŞ

Mehmet Emin Aydınbaş
Çanakkale Zaferi'nin 100.Yıldönümü

Her yıl 18 Mart, Çanakkale zaferi yıldönümü olarak kutlanır. Bu yıl 100 yıldönümünü kutladığımız bu zafere Hükümetimiz de özel bir önem atfederek yabancı Devlet ve Hükümet Başkanlarının davet edildiği çok görkemli kutlamalar planlamışlardır. İşin bu tarafı çok gü...
  MELİKE ZAFER

Melike Zafer
Yankı

Kısa ve öz…

Yaşam yolunda yaşadıklarımız ;bizim yaşattıklarımızın yansımasından başka bir şey değildir…

Nasıl mı ?

Hikayedeki gibi kısa ve öz…

Bir adam ve oğlu ormanda yürüyüş yapıyorlarmış. Birden çocuk ayağı takılıp düşüyor ve canı yanıp 'AHHHHH' di...
  ŞİNASİ ŞİRİN

Şinasi Şirin
Nevruz

Kışın bitişi, baharın müjdecisi, yeni gün başlangıcını ifade eden bir gündür NEVRUZ. Yeniliğin başlangıcını anlatır, baharın gelişini, kışın rehavetinin bitişini.

Bir ırkın, bir kökenin veya bir milletin temsil edildiği bayram değildir NEVRUZ.

Türk boyların...
  AHMET AKIN

Ahmet Akın
Hannover Cebit 2015 Teknoloji Fuarı

Hannover Fuarı, bir milyon metrekarelik alan üzerinde bulunan 27 holü ve yaklaşık beş yüz bin metrekarelik sergi alanı ile sadece Almanya'nın değil, tüm dünyanın en büyük fuarı konumunda. Toplam büyüklüğü 130 futbol sahasına denk gelen Hannover Fuarı, dünya çapın...
  MUSTAFA ONGUN

Mustafa Ongun
İnsanı Ürperten Tablo

Uyuşturucu ile ilgili haberler hemen hergün gazetelerin değişik sayfalarında yer almaktadır. Ancak bir gazetede yayınlanan aşağıdaki uyuşturucu haberi insanın iliklerine kadar donmasına sebep olacak mahiyetteydi; çünkü haberde ülkemizde uyuşturucu kullanma yaşını...
  GÜLSEN METİN

Gülsen Metin
Çanakkale Zaferinin 100.Yılı Kutlu Olsun

Ömrünü Atatürk'ü araştırmaya adamış olan Turgut Özakman Çanakkale Zaferini şöyle tanımlıyor: "Çanakkale bir dirilişti, Türkün geri dönüşüydü, Milli Mücadele'nin ve Cumhuriyet'in habercisi, taç kapısı, arifesiydi. Türkiye Cumhuriyeti'nin önsözüydü".

Evet...