ANASAYFA ·  HABER ARŞİVİ ·  BİZE ULAŞIN ·  SERİ İLANLAR  

Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz...
  Önceki «  Sayı : 565 / 16.09.2014  
15.02.2010  /  KÖŞE YAZISI NO.1648
Share

Paradigma

Paradigma

Melike Zafer   


Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını gizleyemiyordu. Onu hayrete düşüren şey, "bizim eve bile sığmaz" dediği o güzelim balonların adamı nasıl havaya kaldırmadığı idi.

Baloncu dinlenmek için durakladığında o da duruyor ve sonra yine takibe koyuluyordu. Bir ara adamın kendisine baktığını fark ederek ona doğru yaklaştı ve bütün cesaretini toplayarak:

- baloncu amca, dedi. Biliyor musun benim hiç balonum olmadı. Adam çocuğu şöyle bir süzdükten sonra:

- paran var mı? diye sordu. Sen onu söyle.

- bayramda vardı, diye atıldı çocuk, önümüzdeki bayram yine olacak.

- öyleyse bayramda gel, dedi adam. Acelem yok, ben beklerim.

Çocuk sessizce geri döndü. O ana kadar balonlardan ayırmadığı gözleri dolu olmuş, yürümeye bile mecali kalmamıştı. Bir kaç adım attıktan sonra elinde olmadan tekrar onlara baktığında, gördüklerine inanamadı.

Balonlar, her nasılsa adamın elinden kurtulmuş ve yol kenarındaki büyük bir akasya ağacının dallarına takılmıştı. Çocuk, olup bitenleri büyük bir merakla takip ederken, baloncu ona doğru dönerek:

-küçük, diye seslendi. Balonları ağaçtan kurtarırsan birini sana veririm. Yapılan teklif, yavrucağın aklını başından almıştı.

Koşarak ağacın altına doğru yöneldi ve ayakkabılarını aceleyle fırlatıp tırmanmaya başladı. Hedefine adım-adım yaklaşırken duyduğu heyecan, bacaklarını kanatan akasya dikenlerinin acısını hissettirmiyordu.

Sincap çevikliğiyle balonlara ulaştığında bir müddet onları seyretti ve dallara dolanan ipi çözerek baloncuya sarkıttı. Ancak balonlardan birisi iyice sıkıştığından diğerlerinden ayrılmış ve ağaçta kalmıştı. Çocuk onu kurtarmaya kalkışsa, dikenlerden patlayacağını çok iyi biliyordu. İster istemez balonu yerinde bırakıp aşağıya indi ve adam dönerek:

-birini bana verecektiniz, dedi. Hangisi o? Adam elini tersiyle burnunu sildikten sonra:

-seninki ağaçta kaldı evlat, dedi. İstersen çık al. Çocuk bu sefer ayakta bile duramadı. Kaldırım kenarına oturup baloncunun uzaklaşmasını bekledikten sonra, dallar arasında parlayan balona uzun uzun bakarak:

"olsun", diye mırıldandı. "olsun." ağacın üzerinde kalsa da, bir balonum var ya artık.



Bu hikayeyi okuduğumda o kadar sinirlendim ki baloncuya…belki elime geçse bir kaşık suda boğmak misali…

Ne sinir bozucu insanlar var dedim kendi kendime. şuna bak küçücük çocuğun hevesini nasıl da iki paralık etti bir anda!!!

Sonra yeniden okudum hırsımı alamayıp… ve şunu anladım; asıl önemli olan benim üzerinde düşünüp de sinirlendiğim şey değildi, asıl önemli olan; kendisine yapılan kötülüğe rağmen mutlu olabilen küçük çocuğun bakış açısıydı…

Boşuna sinirlenmişim.. dünya üzerinde o kadar çok insan var ki bir başkasının canını yakmak için hali hazırda bekleyen… ve bir başkasının duygularına önem vermeyen…

Her birine sinirlenmek yerine paradigmayı yani bakış açısını değiştirmek hem de daha kolay hem daha huzur verici…aynı zaman da mutlu edici…

Bu hikayede çocuğun bir balonunun olmuş olması fikrine sevinmesi benim sinirlendiğim baloncunun davranış modeline oranla; benim hayat yolumda daha fazla meziyet sahibi olmamı sağlıyor.. Çünkü bu halde olay ve olguların gelişimini normal karşılamak iç güdüsü ile hareket edip,olayların içinde var olabilecek pozitif enerjiyi kullanabiliyorum..

Her zaman söylediğim gibi; bunu bana hikayeler sağlıyor… yaşam içerisinde her birimizin sıkıntılı anları, kuşkuları, soru işaretleri oluyor öyle değil mi?

Ve öğrenmemiz gereken bir çok şeyle karşılaşıyoruz. Olayların bir çoğunda biliyoruz bir çoğunda ise ne yapacağımızı bilemeyip ,bizi sarsan bir karamsarlık duygusu içine kapılıyoruz.

İşte bu ikinci halde kanımca her bireyin terapiye ihtiyacı oluyor ve bu terapiyi sağlamak hususunda hikayelerin güzel bir araç olduğunu düşünüyorum.

Hikayelerin içeriklerini özümseyip, onlardan sonuç çıkarabiliyorsak ve en önemlisi hikayeleri doğru zamanda kullanıp yaşamımıza -olağan şartlarla- uyarlayabiliyorsak; yolumuzda ilerlerken karşılaştığımız veya karşılaşacağımız bir çok sorun ile daha kolay başa çıkabiliyoruz.

Hikayeler sayesinde daha önce bilinen bir çok duruma farklı bir açıdan yaklaşabilyoruz. Tıpkı benim yukarıdaki hikayeyi okuduğumda baloncuya ilişkin olarak bana vermiş olduğu sinir duygusunun yerine yeniden okuduğumda küçük çocuğun sevinme hareketi ile beni sinir halinden çıkarıp müthiş bir rahatlama sağlaması gibi……

Sevgiyle kalın...



Toplam 448 kez okundu.
Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlamak amacı ile kullanılamaz.

Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.


mersin@mersintercuman.com


 » KÖŞE YAZARLARIMIZ
  ABDİ SATIROĞLU

Abdi Satıroğlu
Yorum Yok !

Hadi kötü haberi benden duyun !

1 Ekim'den itibaren ilaç fiyatlarına zam geliyor...

Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) 1 Ekim tarihinden itibaren Sağlık Uygulama Tebliği'ndeki (SUT) eşdeğer ilaç uygulaması yüzünden, yeni bir fiyat hesaplaması getiriliyormuş.<...
  MAHİYE MORGÜL

Mahiye Morgül
Asansör Faciası'na 'Çözüm MYK'da Diyen Bülent Arınç

Anladım ki MYK'nın kurucusu ve hamisi Bülent Arınç'tır. 2006 yılının meclis başkanı oydu. Baktım bilgisunara, meclis basın açıklamaları arşivinde en fazla yabancılarla görüşme yapılan yıl 2006 ve başrolde meclis başkanı Arınç.

(http://www.tbmm.gov.tr/develop/o...
  MEHMET EMİN AYDINBAŞ

Mehmet Emin Aydınbaş
Türkiye'nin IŞİD ile İmtihanı

İngiltere'de yapılan son NATO zirvesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın en çok seçim kazanmış arkasındaki halk desteği en yüksek ve en deneyimli lider olarak özgül ağırlığının ne kadar yüksek olduğu yazıldı çizildi. Özellikle Suriye'de Esed rejimine karşı muhalefet har...
  MELİKE ZAFER

Melike Zafer
Karanlığa Hapsolmak Niye ?

Yaşam dediğin böyledir işte… Kusurun zannettiğin şey; senin yolunda başarıya dönüşecek bir avantaj haline gelebilir.. İşte bu yüzden; yaşam yolunda ilerlerken her ne olursa olsun karanlığın içine hapsolmamak gerekir.

Her zaman yapabilecek bir şeyler vardır.. v...
  ŞİNASİ ŞİRİN

Şinasi Şirin
Akılla ve Birlikte Yönetmek

Yerel yönetimlerde başarının sırrı; yönettiğin kentin insanlarının ne beklediğini, ne istediğini ve kentin öncelikli ihtiyaçlarının ne olduğunu tespitinin yanı sıra, Yönettiğin Belediyenin kaynaklarının doğru planlanıp değerlendirilmesi de o denli önem taşımaktad...
  BEKTAŞ ADIGÜZEL

Bektaş Adıgüzel
Sağlıkta Çığır Açıp, Hapı Yutturanlar

AKP hükümetince sürekli olarak sağlık alanında çığır açıldığı söyleniyor. Sağlıktaki "sözde devrime" yakından bakınca, AKP'den önce olmayan reçete bedelini, katılım payını, yatak parasını, eşdeğer ilaç farkını ve paralı hale gelen sağlık ocağı sistemini gö...
  M. CAN ÖZKARDEŞLER

M. Can Özkardeşler
Tavuskuşu - Ululanma

Halk arasında tavus kuşunun kanatlarının ve kuyruğunun güzelliği, çekiciliği pek yaygındır. Kanatlarını açtığı zaman herkes bir an önce fotoğraf çekmek ister. O güzel görünümüne hayran olan tavus kuşunun çok çirkin olan ayağını görünce var gücüyle isyan edercesin...
  AHMET AKIN

Ahmet Akın
Eğitimin Başkenti Boston

Boston, Massachusetts Eyaleti'nin en büyük şehri. Amerika Bağımsızlık Savaşı'nı çıkaran kıvılcımlardan birisinin buradan çıkması tarihi bir öneme sahip. Büyük Britanya'nın yüksek vergilerine karşı başlatılan direniş özgürlüğe kadar yol aldı. Boston için "Amerika'...
  MEHMET ÇALIŞKAN

Mehmet Çalışkan
Belediyemizin Bu Ufak Ayrıntılara Dikkat Etmesi Gerekiyor

Çok sık olarak Mersinin ulaşım sıkıntısını dile getiriyoruz. Ancak şuana kadar gözle görülür bir değişme olmadı.

Şehrimizin çeşitli yerlerine çalışan belediye otobüsleri çalışmaktadır. Yeni belediye başkanımız gelmesiyle birlikte bu çeşitli yerler, şehrin en ü...