ANASAYFA ·  HABER ARŞİVİ ·  BİZE ULAŞIN ·  SERİ İLANLAR  

Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz...
  Önceki «  Sayı : 578 / 16.12.2014  
15.02.2010  /  KÖŞE YAZISI NO.1648
Share

Paradigma

Paradigma

Melike Zafer   


Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını gizleyemiyordu. Onu hayrete düşüren şey, "bizim eve bile sığmaz" dediği o güzelim balonların adamı nasıl havaya kaldırmadığı idi.

Baloncu dinlenmek için durakladığında o da duruyor ve sonra yine takibe koyuluyordu. Bir ara adamın kendisine baktığını fark ederek ona doğru yaklaştı ve bütün cesaretini toplayarak:

- baloncu amca, dedi. Biliyor musun benim hiç balonum olmadı. Adam çocuğu şöyle bir süzdükten sonra:

- paran var mı? diye sordu. Sen onu söyle.

- bayramda vardı, diye atıldı çocuk, önümüzdeki bayram yine olacak.

- öyleyse bayramda gel, dedi adam. Acelem yok, ben beklerim.

Çocuk sessizce geri döndü. O ana kadar balonlardan ayırmadığı gözleri dolu olmuş, yürümeye bile mecali kalmamıştı. Bir kaç adım attıktan sonra elinde olmadan tekrar onlara baktığında, gördüklerine inanamadı.

Balonlar, her nasılsa adamın elinden kurtulmuş ve yol kenarındaki büyük bir akasya ağacının dallarına takılmıştı. Çocuk, olup bitenleri büyük bir merakla takip ederken, baloncu ona doğru dönerek:

-küçük, diye seslendi. Balonları ağaçtan kurtarırsan birini sana veririm. Yapılan teklif, yavrucağın aklını başından almıştı.

Koşarak ağacın altına doğru yöneldi ve ayakkabılarını aceleyle fırlatıp tırmanmaya başladı. Hedefine adım-adım yaklaşırken duyduğu heyecan, bacaklarını kanatan akasya dikenlerinin acısını hissettirmiyordu.

Sincap çevikliğiyle balonlara ulaştığında bir müddet onları seyretti ve dallara dolanan ipi çözerek baloncuya sarkıttı. Ancak balonlardan birisi iyice sıkıştığından diğerlerinden ayrılmış ve ağaçta kalmıştı. Çocuk onu kurtarmaya kalkışsa, dikenlerden patlayacağını çok iyi biliyordu. İster istemez balonu yerinde bırakıp aşağıya indi ve adam dönerek:

-birini bana verecektiniz, dedi. Hangisi o? Adam elini tersiyle burnunu sildikten sonra:

-seninki ağaçta kaldı evlat, dedi. İstersen çık al. Çocuk bu sefer ayakta bile duramadı. Kaldırım kenarına oturup baloncunun uzaklaşmasını bekledikten sonra, dallar arasında parlayan balona uzun uzun bakarak:

"olsun", diye mırıldandı. "olsun." ağacın üzerinde kalsa da, bir balonum var ya artık.



Bu hikayeyi okuduğumda o kadar sinirlendim ki baloncuya…belki elime geçse bir kaşık suda boğmak misali…

Ne sinir bozucu insanlar var dedim kendi kendime. şuna bak küçücük çocuğun hevesini nasıl da iki paralık etti bir anda!!!

Sonra yeniden okudum hırsımı alamayıp… ve şunu anladım; asıl önemli olan benim üzerinde düşünüp de sinirlendiğim şey değildi, asıl önemli olan; kendisine yapılan kötülüğe rağmen mutlu olabilen küçük çocuğun bakış açısıydı…

Boşuna sinirlenmişim.. dünya üzerinde o kadar çok insan var ki bir başkasının canını yakmak için hali hazırda bekleyen… ve bir başkasının duygularına önem vermeyen…

Her birine sinirlenmek yerine paradigmayı yani bakış açısını değiştirmek hem de daha kolay hem daha huzur verici…aynı zaman da mutlu edici…

Bu hikayede çocuğun bir balonunun olmuş olması fikrine sevinmesi benim sinirlendiğim baloncunun davranış modeline oranla; benim hayat yolumda daha fazla meziyet sahibi olmamı sağlıyor.. Çünkü bu halde olay ve olguların gelişimini normal karşılamak iç güdüsü ile hareket edip,olayların içinde var olabilecek pozitif enerjiyi kullanabiliyorum..

Her zaman söylediğim gibi; bunu bana hikayeler sağlıyor… yaşam içerisinde her birimizin sıkıntılı anları, kuşkuları, soru işaretleri oluyor öyle değil mi?

Ve öğrenmemiz gereken bir çok şeyle karşılaşıyoruz. Olayların bir çoğunda biliyoruz bir çoğunda ise ne yapacağımızı bilemeyip ,bizi sarsan bir karamsarlık duygusu içine kapılıyoruz.

İşte bu ikinci halde kanımca her bireyin terapiye ihtiyacı oluyor ve bu terapiyi sağlamak hususunda hikayelerin güzel bir araç olduğunu düşünüyorum.

Hikayelerin içeriklerini özümseyip, onlardan sonuç çıkarabiliyorsak ve en önemlisi hikayeleri doğru zamanda kullanıp yaşamımıza -olağan şartlarla- uyarlayabiliyorsak; yolumuzda ilerlerken karşılaştığımız veya karşılaşacağımız bir çok sorun ile daha kolay başa çıkabiliyoruz.

Hikayeler sayesinde daha önce bilinen bir çok duruma farklı bir açıdan yaklaşabilyoruz. Tıpkı benim yukarıdaki hikayeyi okuduğumda baloncuya ilişkin olarak bana vermiş olduğu sinir duygusunun yerine yeniden okuduğumda küçük çocuğun sevinme hareketi ile beni sinir halinden çıkarıp müthiş bir rahatlama sağlaması gibi……

Sevgiyle kalın...



Toplam 464 kez okundu.
Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlamak amacı ile kullanılamaz.

Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.


mersin@mersintercuman.com


 » KÖŞE YAZARLARIMIZ
  ABDİ SATIROĞLU

Abdi Satıroğlu
Bir Bardak Soğuk Su İçin..

Yerel mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı, Danıştay tarafından onaylandı.

35 Milyon TL'ye yaptırılan, yapılmaya başlandığı günden bitimine kadar kentin gündemini her daim işgal eden Aquapark için son karar verildi.

'Başka yere taşınacak..'

Peki y...
  MAHİYE MORGÜL

Mahiye Morgül
Kitap Yükü Kalkmış Merkeplere Tekkeye Su Taşıtırlar

Şairin profesöre yaptığı "kitap yüklü merkep" benzetmesi maalesef Antalya'da bir başka amaca hizmet için kullanıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 19.Eğitim Şurasında yaptığı konuşmada sarf ettiği o söz, galiba şairini de yanlış söyledi, artık profesörler...
  MEHMET EMİN AYDINBAŞ

Mehmet Emin Aydınbaş
Uluslararası Yalnızlık mı Dediniz?

"Batılılar ülkemize geldiklerinde onlarda İncil bizde de topraklarımız vardı. Bizi uyuttular. Uyandığımızda ise bizde İncil, onlarda da Toprak vardı" Jomo Kenyatta 1966

Ak Parti Hükümetinin, yani başka bir ifade ile Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun ve eski ...
  MELİKE ZAFER

Melike Zafer
Peki Gerçek Soyguncular Kimler?

Okurken hem eğlenip hem de düşüneceğiniz güzel bir hikaye ;

Çin'in Guangzhou kentinde bir banka soygunu.

Soygunculardan biri bankadakilere bağırır:

"Kımıldamayın. Para devletindir, ama hayatınız sizindir."

Herkes sessizce yatar…

Bunun adı
  ŞİNASİ ŞİRİN

Şinasi Şirin
Özür

Yazarımız Şinasi Şirin, Doğu Karadeniz turu nedeniyle yazısını elimize ulaştıramamıştır.

Tüm okuyucularından özür dileriz....
  BEKTAŞ ADIGÜZEL

Bektaş Adıgüzel
Yazıyor, Yazıyor.. Modern Tefecileri Yazıyor

Geçtiğimiz günlerde düzenlenen, esnaf ve sanatkârlar şurasında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "emeklilik yaşı geçmiş, prim borçlarını ödeyemediği için sosyal hiç bir haktan yararlanamayan 279 bin 422 Bağ-Kurluya Halkbank'ın yüzde 0.97 faizle kredi verecek, bo...
  AHMET AKIN

Ahmet Akın
Rant Ekonomisinde Hazan Mevsimi

Son on beş yılda taşa toprağa bir trilyon dolar yatırarak, İstanbul'u Avrupa'da en çok gökdelene sahip şehir durumuna getirdik. Bu iyi mi, kötü mü sorusuna verilecek yanıt, göreceli bir yanıt olacaktır. Yani, kişiye, zamana ve mekana göre fark gösterecektir. Bana...
  HİKMET GÜLAYDİN

Hikmet Gülaydin
Mersin'den Görüntüler

Tırlar yolda kaldı. Kent göle döndü. Gülnar'da, Silifke'de ulaşım durma noktasına geldi. Mersin merkezde Adnan Menderes Bulvarı, İnönü Caddesi ve GMK Bulvarı ile kentin birçok noktasında araçlar suya gömüldü. Trafik kilitlenme noktasına geldi. Türkiye'nin bir çok...