ANASAYFA ·  HABER ARŞİVİ ·  BİZE ULAŞIN ·  SERİ İLANLAR  

Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz...
  Önceki «  Sayı : 571 / 28.10.2014  
15.02.2010  /  KÖŞE YAZISI NO.1653
Share

Ahlakın Temel Kavramları

Ahlakın Temel Kavramları

Erol Özdemir   


Faziletten Dem Vuranlar

Bir keresinde Diyojen, sürekli faziletten dem vurup öğütlerinden hiç birini yapmayanlar hakkında şunları söylemişti: "Onlar, çok güzel sesler çıkardıkları halde, hiçbir şey hissetmeyen musiki aletlerine benzerler."

Her alan kendine has kavramlarla örülür. Matematiğin, fiziğin, dinin, felsefenin, astronominin kendine has kavram ve terimleri vardır. Bu alanların uzmanları bu kavramlar vasıtasıyla alana has problemleri ele alıp anlamaya ve açıklamaya çalışırlar. Ahlak alanının da kendine has kavramları vardır.

Bu kavramların ne söylediğinin bilinmesi bu alana dair sorunların anlaşılmasında ve açıklanmasında kolaylık sağlayacaktır. Kendi hatalarını görmeyen, özeleştiri yapmayan insanların ahlak yolculuğuna çıkması mümkün değildir. Kaliteniz yüksekse hatalarınızı gördüğünüz ve kabul ettiğiniz için böyledir. Şimdi ahlaka dair temel bazı kavramların anlamlarını ele alalım.

Vicdan: Vicdan, bulmak anlamına gelmektedir. İnsanda vicdan zamanla olgunlaşıyor, doğru fiillerimizi onaylıyor, yanlış yapınca bizi uyarıyor. Vicdan, eylem ve davranışlarımızı ahlaki yönden değerlendiren, içimizdeki bir çeşit mahkemedir. İyiyi kötüden ayırmada mihenk taşı olan içsel güç. Vicdan daima iyiden yana tavır koyar.

Değer: Değer, ahlakın önemli kavramlarından biridir. Değer sadece ahlak alanına has değildir, estetik değer de olabilir. Değer, anlam denilen şeyin bir başka boyutudur. İnsan anlamlarla yaşayan bir varlıktır. Örneğin bir çocuğa karmakarışık anlamsız bir şey verdiğinizde çocuk onu anlamlandırmaya çalışacaktır. Anlamdan bir şeyin kelime anlamı kastedilmemektedir. Bir şey hakkında zihnimde çağrışanlar anlatılmaya çalışılmaktadır. Değerler, ahlak anlamlarıdırlar aynı zamanda, anlam olmadan yaşayamayacağımıza göre, değerlerin ne kadar önemli olduğu ortadadır. İnsanların değerleri ulvi olabileceği gibi kimi insanların değerleri de kokuşabilmektedir.

Erdem: İyiyi yapmaya yönelme, her durum ve şartta hep iyiyi isteme, iyiden yana olma. Erdem, bir karakter özelliğidir. Yüksek ahlaki değerleri içimizdeki sonsuzlukta duyabilmek demektir. Erdem, karşılaşılan her durumda daima iyiyi yapmaktır. Kişiyi ahlaklı, iyi hareket etmeye yönelten manevi kuvvet, iyi ahlak, iffet.

Ana Erdemler;

Basiret: Özellikle davranışlar hususunda, en uygun, maharetli ve faydalı hareket tarzını belirleyebilme yeteneği; pratik akıl; karar verebilme yetisi.

Adalet: Ahlaki olarak dürüst, doğru ve haktanır olma niteliği; adil davranma ilkesi; bu nitelik veya ilkenin davranışla ortaya konması; adil davranış; doğruluk, dürüstlük olarak ifade edilir.

Herkesin hakkını tanıma; karşılıklı zıt yararlar arasında hakka uygun olan eşitlik veya denge; zulmetmeme; insaflı davranma.

Bir toplumda, değerlerin, ilkelerin, ideallerin, erdemlerin cisimleşmiş, somutlaşmış, hayata geçirilmiş olması durumu. Herkesin hak ettiği ödül ya da cezayla karşılaşması durumu. Adalet en yüce, nesnel ve mutlak bir değerin anlatımı olarak, insanın davranışını ahlaki açıdan inceleyen ve eleştiren düşünce, hakka ve doğruluğa saygıyı temel alan ahlak ilkesi, doğruluk, dürüstlük, tarafsızlık, uygun ve doğru muamele biçiminde karşımıza çıkar. Bu çerçeve içinde, adalet bir kimsenin haklarıyla başkalarının (toplumun, halkın, hükümetin ya da bireylerin) hakları arasında bir uyumun bulunması, devletin farklı hatta karşıt çıkarları olan insanlar arasında hakka uygun bir denge oluşturması durumu olarak anlaşılır.

Metanet: Ahlaki güç veya cesaret; acı veya musibete dayanmada boyun eğmez bir cesaret.

Ölçülülük: Tahrik, tutku, arzu vb. duygular karşısında kendini sınırlama; rasyonel nefis tezkiyesi.

Özgürlük-Sorumluluk: Özgürlük; insanın aklını ve iradesini kullanarak doğru olduğunu düşündüğü bir davranışı bilinçli olarak seçebilme yetisidir.

Özgürlükten kasıt seçmedir, iyiyi ya da kötüyü seçme. Bireyin seçimini sağlayan iradesidir. O halde ahlaki özgürlük aslında bir irade özgürlüğüdür.

İnsan sınırlı sorumlu bir varlıktır. Özgürlük canının istediğini yapmak şeklinde algılanamaz. Başkalarıyla birlikte yaşamaya mahküm ve muhtaç olan insanın özgürlük sınırı başkalarının özgürlüklerinin başladığı yerdir.

Sorumluluk; bir insanın bilerek ve isteyerek yaptığı veya seçtiği bir davranışın sonucunu kabul etmesi, sonucuna katlanmasıdır.

İnsanın ahlaken sorumlu olabilmesi için; sağlıklı bir akla sahip olması, özgür olması, iyinin bilgisine sahip olması gereklidir. Sorumluluk, özgür insanların sahip olabilecekleri bir özelliktir. Ancak özgür insanlar fiil ve eylemlerinden, seçimlerinden sorumlu olabilirler.

Şayet özgür iradenizle iyi olanı seçmişseniz iyisinizdir, kötü olanı seçmişseniz kötü. Sorumluluk özgürlük ile olanaklıdır. Sorumluluk bir duyma, algılama ve bilinç işidir.

Ahlak karakteri: Sözümüzde durmamız ve ya durmamamız, yalan söylememiz ve ya söylemememiz ahlaki karakterimizi oluşturur.

İyi-Kötü: İyi; işe yarayan, değerli, istenilen nitelikte olan. Ahlakça uygun olan. Kötü; istenmeyen, arzu edilmeyen, ahlakça uygun görülmeyen.

Davranış-Eylem: Davranış sosyolojik, biyolojik, psikolojik ve kültürel bir özellik taşır. Tik davranışı gibi ya da şeker hastası olanların çabucak sinirlenmesi gibi.

Ahlakın alanına davranış değil eylem girer. Eylem davranıştan ayrı olup, düşünerek, irademizi kullanarak yaptığımız davranışları içermektedir.

Ahlakta önemli olan davranışlarımızı eylemler haline dönüştürebilmek, yani irade dışı davranışlardan kaçınmaktır. Örneğin bir insana yardım etmek istediniz.

Bunun üzerine düşündünüz, nasıl yardımda bulunayım, para mı vereyim, yiyecek giyecek mi, bunu yaparken hangi yolu kullanayım, karşımdakini incitmeden bunu nasıl yapayım diye düşündünüz ve yardımda bulundunuz, işte bu ahlaki bir eylemdir.

Ahlaki eylem başka türlü yapabilmek ya da yapmayabilmek durumunda iken yaptığım eylemdir.

Eğer ben bir seçme özgürlüğüne sahip değilsem ahlaki eylemden bahsedilemez.

Ahlak Yasası: Neyin iyi, neyin kötü olduğunu; neyin yapılması, neyin yapılmaması gerektiğini belirten yasa.

Etik kod: Belli bir grup ya da ülke içindeki insanların nasıl davranmaları gerektiğini gösteren yazılı kurallardır.

Etik kod, çalışanların hangi davranışlarının kabul edilebilir bulunduğuna ilişkin olarak yol gösteren, meslek ya da kurum tarafından beklenen resmi ifadelerdir.

Hak: Bizin başkalarına karşı yapmamız, başkalarının bize karşı yerine getirmesi gereken şey. Hak, ahlaki anlamda ödev ile ilgilidir.

Bu anlamda insanın her hakkı, başkalarına karşı bir vazife yapmayı gerektirir. Toplumun içinde yaşamak hakkımızdır; ama toplumun fertlerine iyi davranmak görevimizdir.

Kaynaklar:

1. Felsefi Doktrinler ve Terimler Sözlüğü, Prof. Dr. S. Hayri Bolay, Akçağ Yayınevi, 7. Baskı, Ankara 1997

2. Hukuk Sözlüğü (Öğrenciler için), Prof. Dr. Yılmaz Ejder, Yetkin Yayınları, Birinci Baskı, Ankara 2003

3. Felsefe Sözlüğü, Ahmet Cevizci, Ekin Yayınları, Birinci Baskı, Ankara 1996



Toplam 985 kez okundu.
Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlamak amacı ile kullanılamaz.

Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.


mersin@mersintercuman.com


 » KÖŞE YAZARLARIMIZ
  ABDİ SATIROĞLU

Abdi Satıroğlu
Bakım – Onarım Derken Sigortalar Attı !

Haberli habersiz, günün hangi saatinde gideceği belli olmayan elektrik kesintileri canımızdan bezdirdi.

TEDAŞ, sadece kendi internet sitesinde yaptığı duyuru ile kesintileri haber veriyor.

O siteye bilip te giren varsa, 'bakalım bugün nerede kesinti var'...
  MAHİYE MORGÜL

Mahiye Morgül
Kumana 36.Paralelin Uzatılmasına Engel miydi?

Kumana'yı NATO birlikleri kuzeyden, IŞİD güneyden sardı. IŞİD de NATO ülkelerinin çakma terör örgütüdür, fark etmez. Haçlı kuşatması da diyebiliriz.

Bence Türk askeri kendi adına orada değildir. O tezkere bizim lehimize bir iş için çıkartılmadı. Yeni BOP ha...
  MEHMET EMİN AYDINBAŞ

Mehmet Emin Aydınbaş
Üre mi, Şeker mi?

Platon'un "İdealar teorisi" vardır. Bu teoriyi anlaşılır kılmak için bir "Mağara benzetmesi" yapar; Yeraltında bir mağarada yaşayan bir takım insanlar olduğunu düşünür. Bu insanlar sırtları mağaranın girişine dönük oturmaktadırlar. Elleri ve ayaklar...
  MELİKE ZAFER

Melike Zafer
Küçük Bir Tebessüm

Küçük kız hüzünlü bir yabancıya gülümsedi… Bu gülümseme adamın kendisini daha iyi hissetmesine sebep oldu. Bu hava içinde, yakın geçmişte kendisine yardım eden bir dosta teşekkür etmediğini hatırladı. Hemen bir not yazdı ve ona yolladı.

Arkadaşı bu nottan o ka...
  ŞİNASİ ŞİRİN

Şinasi Şirin
Aynı Tas, Aynı Hamam..

CHP Genel Başkanı Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU, bu kadar seçim tecrübesi ve aldığı başarısız sonuçlarının ardından, ayrıca yakın dönem kurultaydan çıkan sonuçla; yeniden Genel Başkan olma şansı vermişken C.H.P. li delegeler, toplum; "artık strateji öğrenmiş ve muh...
  BEKTAŞ ADIGÜZEL

Bektaş Adıgüzel
Her Gün Aşura, Her Yer Kerbela, Her Ay Muharrem

Her Gün Aşura, Her Yer Kerbela, Her Ay Muharrem

Muharrem ayı ile birlikte Müslümanların sinesine ok gibi saplanan; duyanın, okuyanın gönlünü pare pare eden Kerbela olayları, özellikle de Hz. Hüseyin (r.a) Efendimizin yaşadığı zulüm ve işkence kıyamete kadar...
  M. CAN ÖZKARDEŞLER

M. Can Özkardeşler
Müzik ruhun gıdası

Müzik kimi etkilemez ki? Her insanın gönlüne hoş gelen bir müzik türü vardır. İnsanın yetişmiş olduğu çevreye, kültüre ve eğitimine göre beğendiği, hoşlandığı müzik türü ve tarzı vardır ki bu zamanla, mekanla ve yaşla değişebilir. İnsan psikolojisi devamlı değişk...
  AHMET AKIN

Ahmet Akın
Dalgalı Ekonomi

Çok zor bir dönemden geçen Türkiye ekonomisindeki kırılganlık her geçen gün daha da artarak tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır. Yabancı kaynaklardan borçlanarak büyümeye çalışan ve inşaat rantını besleyen iktidarın, borçlan ve tüket ekonomisinin sonuna gelindiğini ...