ANASAYFA ·  HABER ARŞİVİ ·  BİZE ULAŞIN ·  SERİ İLANLAR  

Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz...
  Önceki «  Sayı : 556 / 15.07.2014  
19.07.2010  /  KÖŞE YAZISI NO.1834
Share

Dini Cemaat ve Tarikatlar – 2

Dini Cemaat ve Tarikatlar – 2

Mehmet Emin Aydınbaş   


Türkiye'deki belli başlı dini cemaat ve tarikatları tek tek saymak gerçekçi olmasa da en göze çarpan ve yaygın olanları kabaca şöyle sıralayabiliriz; Risalei Nur Cemaati, ve Tarikatler Tarikatler ise Nakşibendîler, Kadiriler Şazeliler, Melamiler, Rufailer olarak sayılabilir.

Daha birçok tarikat isimleri sayılabilir ama bunların çoğu aynı tarikatten ayrılmış küçük kollardır. Özellikle Nakşibendilik Türkiyedeki en yaygın tarikat olarak birçok büyük dallara ayrılmıştır.

Bunların herbiri ayrı birer camaat olarak ele alınabilir. Mesela, Süleymancılar (Süleyman Hilmi Tunahan cemaati), Mahmut Efendi (Çarşamba cemaati), Sami Efendi (Topbaşlar cemaati), İskenderpaşa (M.Zahit Kotku cemaati), Menzil (M.Raşit Erol Cemaati), Hüseyin Hilmi Işık'çılar (Enver Ören Grubu), Haydar Baş grubu, Yahyalı grubu (Ali Ramazan Efendi cemaati), gibi cemaatler sayılabilir.

Hüseyin Hilmi Işık, Seyyid Abdulhakim Arvasinin öğrencisidir. Arvasiler Iraktan gelip Van civarına yerleşmşlerdir Doğu ve Güneydoğu Anadoluda da birçok tarikatler vardır.

Bunların hemen hepsinin liderleri soylarının Seyyid (Hz. Hüseyin üzerinden peygamber nesli) olduklarını ileri sürerler. Bu tarikatler de genelde Nakşibendi dir. Fakat Doğunun feodal sistemi ile iç içe geçmiştir. Şeyhlik babadan oğula geçer.

Ayrıca müstakil bir cemaat olarak Adnan Oktar dan bahsetmek gerekir. Harun Yahya müstear adı ile kitaplar yayınlayan Adnan Oktar başlangıçta Nur cemaati mensubu idi, giderek kendi çalışma yöntemini farklılaştırdı ve daha çok darvinizme, Komünizme ateizme, siyonizme masonluğa karşı mücadele eden yayınlara yöneldi.

Bu yayınlarında Pozitif Bilimin Dinlerin nasslarına aykırı düşen teorilerinin yalnışlığını, veya kasıtlı olarak ortaya atıldığını gene Pozitif bilimin karşıt teori ve verilerinden hareketle ispatlamaya çalışır.

Cemaatinin mensupları daha ziyade 'Bilim ve Araştırma Vakfı' çatısı altında örgütlenmiştir. Mensuplarını daha ziyade varlıklı ve fiziksel olarak gösterişli, toplumun 'sosyete' olarak isimlendirdiği kişilerden oluşturmuştur.

Özellikle Türkiyedeki masonlara karşı verdiği, mücadele dolayısı ile bu kesimlerde oluşan karşıtlık nedeniyle birçok yargısal ve medyatik baskı ve saldırılara maruz kalmıştır.

Yayınladığı kitaplar çok renkli ilgi çekici tasarım ve baskı yöntemleri ile yayınlanmalkta ve çoğu zaman bedava dağıtılmaktadır.

2008 de yayınladığı bol resimli Darvinizm karşıtı kataloğu bütün Avrupa dillerine çevirerek ve binlerce noktaya göndererek dikkati çekmiştir. Bu konu Avrupa Konseyinde bile dile getirilerek Darvinizmin kendisini savunması gerektiği ifade edilmiştir.

Bir de Devlet istihbaratı tarafından oluşturulmuş bazı tarikat ve cemaat görüntüsü altındaki eylem grupları vardır.

Bu tür gruplar sadece İrtica tehdidi fenomenini canlı tutup, dindarlar üzerinde uygulanacak hukuk ve insan haklarına aykırı uygulamaları halkın gözünde gerekli ve meşru gösterme amacına yöneliktir.

Bunlardan en yakın ve güncel olanı Türkiye Hizbullahıdır. 28 Şubat günlerinde birdenbire popülerleşen Ali Kalkancı tarikatı veya Aczimendiler gibi gruplar bunlara en tipik örneklerdir.

Tek parti CHP si döneminde kurulmuş DP döneminde de de Atatürk büstü kırma eylemleriyle gündeme gelen Kemal Pilavoğlunun liderlik yaptığı Ticani tarikatı vardır.

12 Mart 1972 muhtıtası döneminde deşifre edilen Aykut Edibali Liderliğindeki'Yeniden Milli Mücadele' grubu da bunlardan biridir.

Alevi mezhebinin içinde Bektaşilerden başka,Türkiyede bugüne kadar yok sayılan fakat son yıllarda kimlik beyanında bulunma çabaları artan Nusayriler vardır.

Aleviler dışındaki cemaatler, Nur Cemaati, Süleyman Hilmi Tunahan Cemaati ve Nakşibendîler ve diğer irili ufaklı dini baskı grupları beraber ele alınmalıdır. Çünkü birbirleriyle olan bağlantıları ve bölünmüşlükleri bu şekilde daha iyi anlaşılmaktadır. (Alevî topluluğu da kendi içerisinde çeşitli fraksiyonlara ayrılmış olduğundan tüm Alevîleri bu yazının konusu olan tek bir cemaat konsepti içinde değerlendirmek doğru değildir)

"Türkiye'de en köklü ve etkili tasavvuf hareketi Nakşibendîliktir. 1318'de Buhara yakınında doğan mutasavvıf Bahaeddin Nakşibend tarafından kurulan dinsel tarikat.

Bu tarikatın günümüzde de İslam dünyasının büyük bir bölümünde (Orta Asya, Kafkasya, Türkiye, Ortadoğu), Balkanlar ve Batı Avrupa'da da müritleri vardır. (1)

Tarihi geçmişe koşut olarak birçok dallara ayrılmışlardır. Biraz da coğrafi uzaklıkların etkisiyle, Anadolu'nun muhtelif yerlerinde (temsilci anlamında) halifelikler ile temsil edilmişlerdir.

Cumhuriyet yönetiminin yasaklayıcı ve baskıcı uygulamalarının da etkisiyle, bu temsilcilikler bir nevi bağımsız hareket etmeye başlamış, bir süre sonra o grubun başındaki temsilcinin adıyla anılan bağımsız tarikatlarmış gibi algılanmaya başlanmışlardır.

Nitekim, Türkiye'nin değişen toplumsal, siyasal ve ekonomik şartlarına göre, bu grupların varlıklarını sürdürme ve adapte olma konusundaki farklı uygulamaları, farklılaşmayı ve bağımsızlaşmayı hızlandırmıştır.

Belli başlı Nakşibendi gruplar: Süleymancılar (S. Hilmi Tunahan), İskender Paşa (M. Zahid Kotku daha sonra Esat Coşan), Işık gurubu H. Hilmi Işık (Enver Ören'in Kayınpederi-şimdi Enver Ören), Menzil Cemaati, Sâmi Efendi Grubu, Mahmut Efendi Grubu, Arvâsî Grubu, bir ucu Suriye'ye uzanan Haznevî Grubu, Ali Ramazan Efendi Grubu. Daha da birçok küçük Nakşîbendî grupları sayılabilir.

Bununla birlikte, varlıklarını sürdüren Kâdirî ve Şazelî tarikatına mensup, Anadolu'nun muhtelif yerlerinde topluluklar vardır.

Bu konuya sonraki yazılarımızda da devam edeceğiz.

Hoşça kalınız, Sevgisiz ve ümitsiz kalmayınız.

1- Enver Behnan Şapolyo Mezhepler ve Tarikatlar Tarihi, , Elif Kitabevi, İstanbul 2004 s.356



Toplam 3545 kez okundu.
Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlamak amacı ile kullanılamaz.

Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.


mersin@mersintercuman.com


 » KÖŞE YAZARLARIMIZ
  ABDİ SATIROĞLU

Abdi Satıroğlu
Sağlığımı Merak Eden Dostlara Selam Olsun...

Hasta oldum birden bire...

Halk dilinde "Beyin Krizi" dedikleri, yüksek tansiyona bağlı bir rahatsızlık. Yani beynimde iki damarım tıkandı. Buna paralel bazı organlarımda da güç kaybı yaşadım.

Onlara teşekkür ederim..

Onlar; kendilerini bil...
  MAHİYE MORGÜL

Mahiye Morgül
ÇAYKUR'un Soğuk Çay Reklamında
Denge Kıran Virüs Var!


Çaykur yönetimi, "di-di" adını verdikleri soğuk çay reklamının içine Ramazan'ı soktu. Ankara sokaklarında bu afişleri gördüm. Bu kadar olmaz! Bir Rizeli olarak kınıyorum.

Dinin siyasete alet edilmesinden geçtik, artık reklamlara alet edilir oldu.

Afişteki T...
  MEHMET EMİN AYDINBAŞ

Mehmet Emin Aydınbaş
Ekmek İçin Ekmeleddin

Bu sloganı duyunca, insanın ilk tepkisi "şaka mı bu?" oluyor. Beyler; biraz ciddiyet lütfen. Liseler arası münazara yarışmasında değiliz. Türkiye Cumhurbaşkanını seçecek. Ortaya atılan adayların da onların seçim kampanyalarının da bu seçimin ciddiyet ve ön...
  MELİKE ZAFER

Melike Zafer
Vermeyince Ma'bud, Neylesin Sultan Mahmut..

Meşhur sözün hikayesi…..

Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış.

Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor.

'Tıkandı baba, çay getir Tıkandı baba, oralet getir.'

Bu durum Sultan Mahmut'un dikkatini çekm...
  AHMET AKIN

Ahmet Akın
Ekmel Bey'in Yükselişi

Cumhurbaşkanı adayı Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu'nun halk desteği sürekli yükseliyor. Elbette işi kolay değil. Karşısında devlet var, hükümet var, havuz medyası var, en önemlisi çamur siyasetinin ustası (!) var. Bunun yanına bir de, CHP'li "istemezükçüleri" ekl...
  MEHMET ÇALIŞKAN

Mehmet Çalışkan
Yaramaz Çocuk İsrail İşbaşında

Son günlerde medyanın sürekli olarak dile getirdiği ancak insanların kayıtsız kaldığı bir durumla karşı karşıyayız. İsrail günlerdir; Gazze'yi vurmaktadır. İsrail bu saldırısını sebebini, üç vatandaşının kaçırılmasına ve öldürülmesine bağlamaktadır. Yaklaşık bir ...