ANASAYFA ·  HABER ARŞİVİ ·  BİZE ULAŞIN ·  SERİ İLANLAR  

Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz...
  Önceki «  Sayı : 359 / 06.09.2010  
26.07.2010  /  KÖŞE YAZISI NO.1847
Devlet Hastanesi'nde Neler Oluyor?

Devlet Hastanesi'nde Neler Oluyor?

Şinasi Şirin   


Endokrinoloji hastası bir bayanın, mersin devlet hastanesinde yaşadıklarını aynen anlattığı gibi yansıtıyorum;

Figen Hanım, Mersin Devlet Hastanesi Endokrinoloji servisinde, uzmanına muayene olmak üzere sabahın çok erken saatlerinde hastaneye gider.

Sıra kapmak için kantinin önünde biriken insanlar, nefeslerinin enselerinde hissedilebileceği kadar yakın, hatta tacize uğrama noktasına varan yakınlık seviyesinde rahatsız edici bir durumda.

Hadi neyse, 3. gün, üçüncü olabilecek yakın sırayı kapmayı başarabilen Figen Hanım birde ne görsün, sıranın numarası kendine 14.cü olarak bildirilir.

3.cü günde üçüncü sırayla 14. kişi olarak doktora ulaşabilecek kadar şanslı olur.

Merak ediyorum önündeki 11 sıra kimlere ne şekilde verildi. Ama asıl merak etmesi gerekenler ben değil ilgili yetkililer olmalı..!!!

Doktorun yanına girdiğinde doktora şöyle bir ifade de bulunur; "Doktor bey size ulaşabilmek ne kadarda güçmüş."

Doktorun cevabı aynen şöyle olur. "Ne yapalım hanımefendi imkanlarımız bu, böyle gelmiş böyle gidiyor işte" der.

Belki doktorda haklı ne yapabilir..

Figen Hanım'ın beyanına göre doktorun hastasıyla çok ilgili olduğudur.

Ha birde o kuyruk esnasında iki enteresan olay yaşar, yaşlı bir teyze fenalaşır yere yığılır, ama sırayı kaybetmemek için hiç kimse yaşlı kadınla ilgilenemez, uzun süre yerde baygın yatar..

Birde yaşlı bir amca sabah namazından sonra bir hafta boyunca sıra alabilmek için hastane kapısına, günün çok erken saatlerinde gelmesine rağmen bir türlü sıra alamaz, nedeni de yaşlı, bastonuyla zor gezebildiği için bir türlü sıraya yetişemez.

Çaten günde en fazla 25-30 sıra verilmektedir.

Kendi kendine söylenmekte olan yaşlı amcaya bizim Figen Hanım yaklaşıp; "hayırdır amca nedir derdin" diye soracak olur..

Yaşlı amcanın cevabı; "ne yapayım kızım bir haftadır sabah namazından sonra buraya gelip gidiyorum, bir türlü sıra almaya yetişemedim, ruhum yetişmeye gayretli ama ayaklarım yetiştiremiyor.

Kaybettiğim zamana mı üzüleyim, bir haftadır harcadığım dolmuş paralarına mı üzüleyim bilemiyorum" der.

Bitmedi hikayemiz; zar zor muayene olabilen bizim Figen Hanım, Doktor'un yaptırmasını istediği tahlillerle ilgili kağıtları alır ve tahlil yaptırmak için kan alma yerine gider ve sonunda kan vermeyi başarır.

Ama gel gör ki tahlil sonuçlarını aldıktan sonra, kontrol için doktorun yanına ulaşmak ne mümkün.

Yine aynı işlemler, yine aynı kuyruk çilesi. Enerjisi ve gayretiyle Figen Hanım, tam bir hafta da tahlil sonuçlarıyla doktoruna ulaşır ve tedavisi için teşhisi koydurup tedavisine başlayabilir.

Hastanelerinde yeterince doktor kadrosu yokken, gerekli ve yeterli uzman kadroları bulunmayan hastanelerde tedavi almaya çalışan vatandaşın çektiği çile göz önüne alınmazken, Mersin'de turizm hastaneleri açmayı vaad edenler, Mersin Çukurova'nın sağlık merkezi olacak diyenler, bu durumlardan haberdar mıdır acaba ?

Merak ediyorum, Hastane idaresi; başta sayın Başhekim olmak üzere sabah mesaisine başladığında, sorumlusu olduğu hastanesinde, vatandaşa tedavi hizmetleri nasıl veriliyor diye birimlerini denetliyor mudur acaba.?

Benim düşüncem,

Saygılarımla…



Toplam 209 kez okundu.
Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlamak amacı ile kullanılamaz.

Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.


mersin@mersintercuman.com


 » KÖŞE YAZARLARIMIZ
  ABDİ SATIROĞLU

Abdi Satıroğlu
Diz çökmedik... Çökertiliyoruz!!

Gazeteyi kurdum, aradan dokuz yıl geçti..

"3-5 sayı çıkar kapanır", "çok dayanmaz biterler", "Mersin'e bu kalitede gazeteye ne gerek var" sözleriyle hevesimizi kırmaya çalışanlar bir yana, bir de bizi yarı aptallıkla suçlayanlar da oldu..

Mesela; "Bu kadar ...
  EKREM YAMAN

Ekrem Yaman
Sahur Programlarından Bazı Notlar

2008 yılı Ramazan ayında dinlediğim çeşitli sahur programlarından bazı notları kısa paragraflar halinde istifadenize sunuyorum.

Elveda

Elvedaların içinde aslında birçok başlangıç vardır.

Bayramlar

Bayramlar bayram ola şuurunu yeniden kazanmamız gereki...
  MAHİYE MORGÜL

Mahiye Morgül
Erdoğan'ın Koruma Zırhı Üç Kat Kalın

Başbakan Tayyip Erdoğan, kendine özel dokunulmazlık zırhı bir Anayasa yaptı. Bir de bizden onay istiyor.

Kenan Evren sayesinde iktidar yolu açılmış olan bir siyasi akımın içinde yetişmiş olan Tayyip Erdoğan samimi değildir. O NATO darbesinin çocuğudur. Ben ve ...
  MELİKE ZAFER

Melike Zafer
Yaşadığımız Her An Özeldir

Yaşanan her saatin, her dakikanın, her saniyenin tadını çıkarmak, yaşamayı algılayabilmek adına geldik bu dünyaya…..İyisi ve kötüsü ile her şeyin biz insanoğluna verildiği inancı ile beslendik….Ve bir saniye sonrasında neler olacağını öngöremeden yaşlanmaya ümitl...
  ALİ KILIÇ

Ali Kılıç
Diplomasi Üzerine Bir Hikaye

Adamın biri Afrika'da safariye çıkarken yanına minik köpeğini de almış. Minik köpek bir gün ormanda dolaşıp, kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kaybolduğunu fark etmiş.

Ne yapacağını düşünürken bir de bakmış ki karşıdan bir leopar geliyor ve belli ki gün...
  ŞİNASİ ŞİRİN

Şinasi Şirin
Bu Hafta, Bayram Haftası

Sevgili okurlarım, bir ayı aşkın bir aradan sonra yeniden sizlerle birlikte olmanın, beni mutlu ettiğini sizlerle paylaşmak isterim.

İslam alemi için çok önemli olan Ramazan ayının bu yıl için son günlerine veda ederken tüm İslam Alemine, hatta tüm insanlığa h...
  EBRU TENLİ GÜNAYDIN

Ebru Tenli Günaydın
Üç Dakikada Öğrenilen Edep

Oruç, can gözümüzü açmak için bedenlerimizi kör edermiş…

Kollarımızı iki yana açarak; ayların şahına "Şükür kavuşturana!" dedik...

Gönüllerimize, evimize buyur ettik. Yılda sadece bir aylığına gelen bu kıymetli misafiri değerinde ağırlayabilmek için de; haş...