ANASAYFA ·  HABER ARŞİVİ ·  BİZE ULAŞIN ·  SERİ İLANLAR  

Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz...
  Önceki «  Sayı : 556 / 15.07.2014  
18.10.2010  /  KÖŞE YAZISI NO.1904
Share

Nakşibendiliğin Türkiye'de Kolları

Nakşibendiliğin Türkiye'de Kolları

Mehmet Emin Aydınbaş   


Nakşibendilik Türkiye'deki en yaygın tarikattır. Bu yaygınlığı nedeniyle birçok bölgelerde önceleri halife olarak tarikatı temsil eden önderler tarikatların yasaklanmasının da etkisi ile yerel liderler haline gelmişler ve bağımsız birer cemaat olarak hareket etmeye başlamışlardır.

Özellikle Doğu Anadoluda sayısız tarikat şeyhleri vardır. Fakat bunlar bölgenin feodal yapısına uyum sağlamışlardır ve şeyhlik miras gibi babadan oğula geçmektedir. Biz bu yazıda genel hatları ile en büyük ve tanınmış olanlarından kısaca bahsedeceğiz.

Enver Ören Grubu. Bu grup, Nakşibendîliğin Arvasi kolundandır. Seyyid Abduhakim Arvasinin Müridi olan Hüseyin Hilmi Işık İstanbul kolunu geliştirmiştir. Çok kapalı, dikey bir iç hiyerarşik yapıları vardır.

Hüseyin Hilmi Işık, emekli bir kimyager albaydır. "Seadet-i Ebediye" isimli bir ilmihal kitabı yazmıştır. Bu, grubun başucu kitabıdır. H. Hilmi Işık'ın vefatından sonra yerini alan damadı Enver Ören Türkiye Gazetesini kurdu. Bu gazete 12 Eylülün egemenliğindeki yıllarda darbecileri destekleyen militarist milliyetçi ve dindar bir yayın politikası izledi.

Çok Partili hayata geçince de kuruluşundan bu yana ANAP'ı desteklediler. Bu sıralarda cemaat mensuplarının oluşturduğu organizasyon yapısı içinde İhlas Pazarlama şirketi ile masaj makinasından elektrikli ısıtıcıya kadar birçok şey pazarladılar.

Arkasından İhlas Haber Ajansı İhlas Finans TGRT radyo ve TV'si ile büyük bir Holdinge dönüştüler. TGRT TV'nin izlediği yayın politikası İslamı toplum içinde büyük tartışmalara neden oldu. 2001 Ekonomik Krizinde iflas eden İhlas Finans ile toplumdaki etkilerini yavaş yavaş kaybettiler. Son seçimlerde ise Ak Parti'ye oy verdiler.

Nakşibendî tarikatının Sami Efendi kolu, Aziz Mahmut Hüdai Vakfı çevresinde organize oldu. Merkezleri Üsküdarda Aziz Mahmut Hüdai Külliyesindedir.

Sami Efendinin vefatından sonra şimdiki liderleri Eymen Topbaş'tır. Özal döneminde, bir süre ANAP İstanbul İl Başkanlığını yaptı. Son Döneme kadar ANAP'a oy verdiler. Son seçimlerde ise gurubun oyları AK Partiye gitti.

Nakşibendiliğin bir diğer güçlü kolu da kamuoyunda 'Çarşamba cemaati' olarak bilinen 'Mahmut efendi' cemaatidir.

Merkezleri Fatih semtinin Çarşamba mahallesinde olduğu için bu isimle anılırlar. Giyim kuşamları ile dikkati çekerler. Erkek mensupları mutlaka şalvar cübbe ve sarıklıdırler ve sakal bırakırlar.

Kadınlar ise mutlaka Çarşaflıdırlar Günümüzde bu cemaatin en popüler ismi 'Cübbeli Ahmet hoca'dır. Mahmut Efendinin vefatından sonra cemaat içinde hayli kargaşa yaşanmış hatta sabah namazında merkezlerinin camisinde çifte cinayet işlenmiş ve gazetelerde haylı spekülasyon yapılmıştı.

Nakşibendiliğin Doğu Anadolu'daki en büyük ve önemli temsilcisi ise 'Menzil Cemaati'dir. Merkezleri Adıyamanın 'Menzil' köyünde olduğundan bu isimle anılırlar. Muhammed.Raşit Erol Döneminde en parlak dönemlerini yaşamışlardır. Cemaatın liderleri çok sigara içerler. Dolayısı ile müritleri de sigara içmeyi adete cemaat mensubiyetinin önemli bir ritüeli gibi kabul ederler. Şu anda cemaatin liderliğini Seyyit Molla Yusuf Arvas yapmaktadır.

Ali Ramazan Efendi kolu da Sami Efendi Kolunun bir yan şubesi gibidir. Merkezleri Kayserinin Yahyalı ilçesindedir. Babası Hasan Efendinin vefatından sonra cemmatin başına oğlu Ali ramazan efendi geçmiştir. Anadolunun birçok büyük kentlerinde okullaşma ve vakıflar yoluyla örgütlenmişlerdir.

Bahsedilmesi gereken bir Nakşibendi kolu da 'Haydar Baş' grubudur. Haydar Baş, Trabzonludur, kayınpederinden devraldığı küçük bir Nakşi grubunu hayli genişletmiş ve büyütmüştür.

Fakat kamuoyunda bu yönüyle öne çıkmayı sevmez. Azarbeycan da Bakü Devlet Üniversitesinden aldığı profesörlük ünvanı ile anılmayı çok sever. Bağımsız Türkiye Partisi'nin de kurucusu ve Genel başkanıdır. Ayrıca birçok yatırımları ve şirketleri vardır.

Süleymancılık da Nakşibendîliğin önemli bir koludur. Aslında bu cemaatın mensupları kendilerinin bu şekilde isimlendirilmesinden hoşlanmazlar, onu yerine 'Süleymanlılar' denilmesini tecih ederler.

Kurucusu, Süleyman Hilmi Tunahan'dır. Medrese dersiamıdır (şimdiki Ord. Profesör). Medreselerin kapatılmasıyla, büyük baskı ve takipler altında da olsa, gizlice medrese eğitimi vermeye devam etmiş, medrese sisteminin küçük bir modeli olan 'Kuran Kursları' eğitim modelini kurmuştur.

Bu eğitimden geçenler, Türkiye'de o dönemlerde, eğitim kurumlarında din eğitimi verilmediğinden, o dönemlerin din adamı, cami imamı ihtiyacını karşılamışlardır.

Diyanetin açtığı "İmamlık" sınavları yoluyla, Diyanette görev aldılar. Bu durum 60'lı yılların sonuna kadar böyle devam etti. Bu yıllarda hükümet, imam olabilmek için imam hatip okulu mezunu olma şartını getirince, Süleymancı Kuran Kursları'nda eğitim görenlere Diyanet kapıları kapandı.

Süleymancılar 70'li ve 80'li yıllar boyunca, imam hatip ve diyanete karşı çeşitli kampanyalar yürüttüler. Hemen her hükümet ve darbe döneminde kapatılmaları için çok çalışıldıysa da, her dönemde yapılarını "öğrenci yurdu" veya "halk eğitim merkezi"ne çevirerek varlıklarını güçlenerek sürdürdüler.

Ama tüm kurumları dernek çatısı altında örgütlenmiştir. Paradoksal olarak en güçlü oldukları dönem, kapatılmaları için çok uğraşılmasına rağmen Kenan Evren dönemiydi. Gariptir ki birçok illerdeki sorumlu yöneticileri ya emekli subaydır ya da astsubaydır.

Süleyman Hilmi Tunahan'dan sonraki liderleri, damadı olan Kemal Kaçar oldu. Birkaç dönem Adalet Partisi Milletvekilliği yaptı. İnsan kaynakları, Kuran Kursları'nda ve yurtlarında yetiştirdikleri gençlerdir.

Bu gençleri daha ziyade Anadolu'nun ücra, fakir köy ve kasabalarındaki çocuklardan devşirmektedirler. Bu çocukları daha ilkokul düzeyinde o civardaki talebe pansiyonlarında barındırarak hem okul eğitimlerini sürdürürken bir taraftan da Kuran kursu eğitimi verirler.

Çocukların aileleri de bu durumdan memnundurlar. Çünkü çocukları kendilerine maddi külfet olmadan hem dinini öğrenmekte hem de tahsilini sürdürmektedir. Gelir kaynakları içinde cemaatlarına bağlı köylülerden hasat zamanı topladıkları 'oşür' önemli yer tutmaktaydı. Bunun dışında kendilerine bağlı iş admlarının verdiği yıllık zekatta önemli bir kaynaktır.

Bunun dışında Cuma günleri cami önlerinde makbuz karşılığı yardım toplamak, esnafları dolaşıp pansiyon ve yurtlar için bağış toplamak ta gelir kaynakları arasındadır. Birbirlerine çok bağlı liderlerine karşı da çok itaatkârdırlar. Daha çok kırsal alanlarda, küçük Anadolu kasabalarında etkin idiler ama son otuz yıldan bu yana üniversite gençliği üzerine ağırlık vermeleri sonucunda, kentlerde de etkili olmaya başladılar.

Türkiye'nin her yerinde ve giderek dünyanın hemen her ülkesinde "Talebe Yurtları" açarak etkinliklerini genişlettikleri iddia edilmektedir. (iddia değil gerçek)

Bugün özellikle Almanyada yüzlerce camileri ve yurtları vardır Avrupanın hemen bütün ülkelerinde örgütlenmişlerdir.

Kanada'dan İngiltere'ye, ve Avusturalya'ya kadar örgütlenerek globalleşmişlerdir Bilinen bir yayın organları, TV veya radyoları, şirketlerine rastlanmadı.

Sadece "Talebe Yurdu" yoluyla etkinlik gösterirler. Şimdiki liderleri, yirminci dönem Milletvekili ve Ulaştırma Eski Bakanı Ahmet Arif Denizolgun'dur. Ağabeyi Mehmet Denizolgun, halen AK Parti Milletvekilidir.

Liderlik kavgası nedeniyle, birbirlerine hasım durumundadırlar. Ama Mehmet Denizolgun'un arkasında kayda değer bir grup yoktur. Süleymancılar sırasıyla, Demokrat Parti, Adalet Partisi ve ANAP'ı desteklediler. 1999 seçimlerinde, DYP istedikleri kontenjanı vermeyince, ilk kez Refah Partisi'ne oy verdiler.

Son seçimlerde, Arif Ahmet Denizolgun, ANAP'tan Antalya Milletvekili adayı oldu. ANAP barajı aşamadığından, seçilemedi. Ak Parti'ye karşı hala mesafelidirler.



Toplam 35018 kez okundu.
Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlamak amacı ile kullanılamaz.

Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.


mersin@mersintercuman.com


 » KÖŞE YAZARLARIMIZ
  ABDİ SATIROĞLU

Abdi Satıroğlu
Sağlığımı Merak Eden Dostlara Selam Olsun...

Hasta oldum birden bire...

Halk dilinde "Beyin Krizi" dedikleri, yüksek tansiyona bağlı bir rahatsızlık. Yani beynimde iki damarım tıkandı. Buna paralel bazı organlarımda da güç kaybı yaşadım.

Onlara teşekkür ederim..

Onlar; kendilerini bil...
  MAHİYE MORGÜL

Mahiye Morgül
ÇAYKUR'un Soğuk Çay Reklamında
Denge Kıran Virüs Var!


Çaykur yönetimi, "di-di" adını verdikleri soğuk çay reklamının içine Ramazan'ı soktu. Ankara sokaklarında bu afişleri gördüm. Bu kadar olmaz! Bir Rizeli olarak kınıyorum.

Dinin siyasete alet edilmesinden geçtik, artık reklamlara alet edilir oldu.

Afişteki T...
  MEHMET EMİN AYDINBAŞ

Mehmet Emin Aydınbaş
Ekmek İçin Ekmeleddin

Bu sloganı duyunca, insanın ilk tepkisi "şaka mı bu?" oluyor. Beyler; biraz ciddiyet lütfen. Liseler arası münazara yarışmasında değiliz. Türkiye Cumhurbaşkanını seçecek. Ortaya atılan adayların da onların seçim kampanyalarının da bu seçimin ciddiyet ve ön...
  MELİKE ZAFER

Melike Zafer
Vermeyince Ma'bud, Neylesin Sultan Mahmut..

Meşhur sözün hikayesi…..

Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış.

Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor.

'Tıkandı baba, çay getir Tıkandı baba, oralet getir.'

Bu durum Sultan Mahmut'un dikkatini çekm...
  AHMET AKIN

Ahmet Akın
Ekmel Bey'in Yükselişi

Cumhurbaşkanı adayı Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu'nun halk desteği sürekli yükseliyor. Elbette işi kolay değil. Karşısında devlet var, hükümet var, havuz medyası var, en önemlisi çamur siyasetinin ustası (!) var. Bunun yanına bir de, CHP'li "istemezükçüleri" ekl...
  MEHMET ÇALIŞKAN

Mehmet Çalışkan
Yaramaz Çocuk İsrail İşbaşında

Son günlerde medyanın sürekli olarak dile getirdiği ancak insanların kayıtsız kaldığı bir durumla karşı karşıyayız. İsrail günlerdir; Gazze'yi vurmaktadır. İsrail bu saldırısını sebebini, üç vatandaşının kaçırılmasına ve öldürülmesine bağlamaktadır. Yaklaşık bir ...