ANASAYFA ·  HABER ARŞİVİ ·  BİZE ULAŞIN ·  SERİ İLANLAR  

Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz...
  Önceki «  Sayı : 574 / 18.11.2014  
11.06.2007  /  KÖŞE YAZISI NO.691
Share

Örnek İstiyorsan

Örnek İstiyorsan

Ali Gönen   


Fikirler bir kişiden doğar. Zaman zaman, dalga dalga yayılırlar. Bu anlayıştan yola çıkarsak;

Çağımızın insanları dedelerimize göre daha hazırcı, daha çok israfçıdır. Her kullanım eşyalarını hovardaca kullanırlar. Atalarımız gibi idare edelim fikri, hemen hemen hiç yoktur. Evlerimizde kullandığımız eşyalarımız, arabalarımız, giyimlerimiz, ekseriya görünüşe yöneliktir.



Başka devletlerde hiçbir ailede, süslenmiş gösterişli, şatafatlı eşyalarla doldurulmuş, çok paralar harcanarak hazırlanmış, başlı başına yalnız misafir için ayrılmış bir oda yoktur.



Başka devletlerde küçük evler yapılır. Her oda kullanıma açılır. Bizim Türk evlerinde abartılı odalar, eşyalar hemen göz alır, dikkat çeker. Sık sık oturma grupları değiştirilir. Elbette eski diye dışarı atılır. Oysa ki o eşyalara harcanan paralar, ekonomiye kazandırılsa daha uygun olmaz mı?



Bir anlayışa göre yeni nesil hazırcı, endüstri suçludur. Servet kazanmak için birçok ham maddei acımasızca harcıyorlar.



Biraz geriye dönüp bakarsak, ninelerimiz sofra peçeteleri işlerdi. Onları yıkayıp yıkayıp kullanırlardı. O zamanlar çamaşır makineleri bile yoktu. Şimdilerde mendil yerine kağıt peçete, yemek masasında kağıt peçeteler rastgele kullanılmaktadır. Düğünlerde kişilerin üzerine savrulmaktadır. Eğlence yerlerinde porselen tabaklar zevk için çatır çatır kırılmaktadır. Bunlar başka ülkelere satılsa, ekonomiye girdi kayıt edilse olmaz mı?



İlkokul çağımızda dünyada balta girmemiş ormanlar olduğunu, o ormanda bazı kuşların dallardan düştüğünde, ormanın sıklığından çıkamayıp öldüğünü okuyorduk.



Türkiye'deki iklim gereği, her bölgede orman çoktu. Hatta bazı bölgelere orman denizi adını verdiğimiz oluyordu. Şimdi o ormanlar nerede kaldı? Balta girmeyen orman kaldı mı?



Piknikte yakılan ateşlerle, kırılan şişelerin odak noktalarından, güneşten aldığı ışığı ateşe çevirmesinden, para hırsından, tarla veya parsel kazanma hırsından ormanlar buharlaşıp uçtu. Şimdi eski orman yerleri, çoğunlukla keloğlanın başı gibi sırtarıp kaldı. Balta girmemiş ormanlara sahip olan Brezilya'da bile orman kalmadı.



Her ülke, suni ormanlaşmaya önem vermelidir. Tarsus okaliptüs, Antalya Mavikent, okaliptüs ormanları suni orman olarak görülmeye değer. Antalya Elmalı sedir ormanları görülmeye değer. Ormanları yok etmekle, insanlar kendi dünyasını kendi yıkmaktadır. Bilmem ormanların faydasını bilmeyen varmı?

Manasız yağan yağmurlar yurdumuzdan her sene bir ada olacak kadar toprağı alıp götürmektedir. Oysa ki o topraklar bizim ve çocuklarımızın geleceğidir. Türkiye'de yedi iklimin hepside orman yetiştirmeye elverişlidir.



Orman vergisi verelim. Evlenen çiftlerden orman vergisi alalım. Hayırla, bağışla ormanlaştırma çabası sürdürülemez. Ormanlaşma bütçe ister, güç ister, dev makineler ister, gönül ister. İlgililer isterse ormanlaşma için bir gelir yolu düşünebilirler.



Biliyoruz ki hürriyetler engellenemezler. Ama bilinç, eğitim, milli duygu her zorluğu yenere. Bilinçli olan topluluğun karşısında dağ bile erir. Türk insanı sağduyuludur. Yeter ki ona rehber ol. Tatli dille, güler yüzle yaklaş. Örnek istiyorsan, işte Kurtuluş Savaşı..




Toplam 2950 kez okundu.
Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlamak amacı ile kullanılamaz.

Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.


mersin@mersintercuman.com


 » KÖŞE YAZARLARIMIZ
  ABDİ SATIROĞLU

Abdi Satıroğlu
Gerçekten Yazık...

Haftalardır yazıldı, çizildi. Soma'da termik santral için kesilen 6 bin zeytin ağacı, herkesin yüreğinden bir parça götürdü.

Ancak hiçbiri, Başbakan Yardımcısı Arınç'ın 'Dağ taş zeytin ağacı dolu" sözleri kadar yürekleri dağlamadı.

Enerji Bakanı Yıldız'da <...
  MAHİYE MORGÜL

Mahiye Morgül
Atatürk 29 Ekim 535 (MÖ) Tarihini Biliyordu.
Zulkayneyn'in Babil'den Yahudi bankerleri kovduğu gün!


10 Kasım 2014 günü konuşan c.başkanı Erdoğan nasıl olduysa 29 Ekim'i andı. 29 Ekim'de törenlerde göremediğimiz Erdoğan birden Atatürk'e sarılmaya, 29 Ekim'in tarihsel önemini sıralamaya başladı:

"29 Ekim 1453'den gelir, o da 29 Ekim 1299'dan gelir, o da 29 ...
  MEHMET EMİN AYDINBAŞ

Mehmet Emin Aydınbaş
Puzzle (Yap-Boz) Oynamaya Devam

İki hafta önceki yazıma "Platon'un İdealar teorisi" ile başlamış, çözüm süreci, 6-8 Ekim olayları ve Kobani çatışmaları bağlamında olan bitenleri anlamlandırabilmenin mağara duvarındaki gölgelerden sonuç çıkarma çabasına benzediğini ifade etmiştim

Arad...
  MELİKE ZAFER

Melike Zafer
Şans Yanıbaşınızda..

Pers imparatorunun baş veziri Buzur Mehir tarafından 1400 yıl önce tasarlanan tavla oyunu; dünyanın en popüler oyunlarından biridir. Zaman kavramından alınan ilhamla tasarlanan oyunun zamana böylesine direnmesi son derece etkileyici…

4 köşesi 4 mevsimi, tavlan...
  ŞİNASİ ŞİRİN

Şinasi Şirin
Bunların Olmaz Dediği Kesin Olur

Bu güne kadar, Hükümet yetkilileri neye olmaz dediyse hepsi gerçek oldu. Bu gün söylediklerini yarın unuttular, inkar ettiler. "Görüşmedik" dediler, "Görüşen namerttir" dediler, daha sonra görüştüklerini açık açık itiraf ettiler.

Baktılar olmuyor...
  BEKTAŞ ADIGÜZEL

Bektaş Adıgüzel
Akil Kadir'den Sonra Fesli Kadir

Atatürk'ün ölüm yıldönümü olan 10 Kasım'da sevenleri olarak Atamızı andık, O'nun aziz hatırasına olan saygı ve sevgilerini ifade eden törenler yaptık, hatta şahsım bir hafta öncesinde Anıtkabir'e giderek atamıza olan borcumuzu yerine getirdim.

Tabi düşmanları ...
  AHMET AKIN

Ahmet Akın
Taşımacılıktan Lojistiğe

Fiyakalı kelimeleri yerli yersiz kullanmayı çok seviyoruz. Üç tonluk kamyonetiyle şehir içi nakliye yapan birisine ne iş yapıyorsunuz diye sorduğunuz zaman, rahatlıkla, lojistik hizmeti diyebiliyor. Lojistik, Türkiye'de genellikle taşımacılık olarak biliniyor. Ha...