ANASAYFA ·  HABER ARŞİVİ ·  BİZE ULAŞIN ·  SERİ İLANLAR  

Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz...
  Önceki «  Sayı : 592 / 24.03.2015  
11.06.2007  /  KÖŞE YAZISI NO.691
Share

Örnek İstiyorsan

Örnek İstiyorsan

Ali Gönen   


Fikirler bir kişiden doğar. Zaman zaman, dalga dalga yayılırlar. Bu anlayıştan yola çıkarsak;

Çağımızın insanları dedelerimize göre daha hazırcı, daha çok israfçıdır. Her kullanım eşyalarını hovardaca kullanırlar. Atalarımız gibi idare edelim fikri, hemen hemen hiç yoktur. Evlerimizde kullandığımız eşyalarımız, arabalarımız, giyimlerimiz, ekseriya görünüşe yöneliktir.



Başka devletlerde hiçbir ailede, süslenmiş gösterişli, şatafatlı eşyalarla doldurulmuş, çok paralar harcanarak hazırlanmış, başlı başına yalnız misafir için ayrılmış bir oda yoktur.



Başka devletlerde küçük evler yapılır. Her oda kullanıma açılır. Bizim Türk evlerinde abartılı odalar, eşyalar hemen göz alır, dikkat çeker. Sık sık oturma grupları değiştirilir. Elbette eski diye dışarı atılır. Oysa ki o eşyalara harcanan paralar, ekonomiye kazandırılsa daha uygun olmaz mı?



Bir anlayışa göre yeni nesil hazırcı, endüstri suçludur. Servet kazanmak için birçok ham maddei acımasızca harcıyorlar.



Biraz geriye dönüp bakarsak, ninelerimiz sofra peçeteleri işlerdi. Onları yıkayıp yıkayıp kullanırlardı. O zamanlar çamaşır makineleri bile yoktu. Şimdilerde mendil yerine kağıt peçete, yemek masasında kağıt peçeteler rastgele kullanılmaktadır. Düğünlerde kişilerin üzerine savrulmaktadır. Eğlence yerlerinde porselen tabaklar zevk için çatır çatır kırılmaktadır. Bunlar başka ülkelere satılsa, ekonomiye girdi kayıt edilse olmaz mı?



İlkokul çağımızda dünyada balta girmemiş ormanlar olduğunu, o ormanda bazı kuşların dallardan düştüğünde, ormanın sıklığından çıkamayıp öldüğünü okuyorduk.



Türkiye'deki iklim gereği, her bölgede orman çoktu. Hatta bazı bölgelere orman denizi adını verdiğimiz oluyordu. Şimdi o ormanlar nerede kaldı? Balta girmeyen orman kaldı mı?



Piknikte yakılan ateşlerle, kırılan şişelerin odak noktalarından, güneşten aldığı ışığı ateşe çevirmesinden, para hırsından, tarla veya parsel kazanma hırsından ormanlar buharlaşıp uçtu. Şimdi eski orman yerleri, çoğunlukla keloğlanın başı gibi sırtarıp kaldı. Balta girmemiş ormanlara sahip olan Brezilya'da bile orman kalmadı.



Her ülke, suni ormanlaşmaya önem vermelidir. Tarsus okaliptüs, Antalya Mavikent, okaliptüs ormanları suni orman olarak görülmeye değer. Antalya Elmalı sedir ormanları görülmeye değer. Ormanları yok etmekle, insanlar kendi dünyasını kendi yıkmaktadır. Bilmem ormanların faydasını bilmeyen varmı?

Manasız yağan yağmurlar yurdumuzdan her sene bir ada olacak kadar toprağı alıp götürmektedir. Oysa ki o topraklar bizim ve çocuklarımızın geleceğidir. Türkiye'de yedi iklimin hepside orman yetiştirmeye elverişlidir.



Orman vergisi verelim. Evlenen çiftlerden orman vergisi alalım. Hayırla, bağışla ormanlaştırma çabası sürdürülemez. Ormanlaşma bütçe ister, güç ister, dev makineler ister, gönül ister. İlgililer isterse ormanlaşma için bir gelir yolu düşünebilirler.



Biliyoruz ki hürriyetler engellenemezler. Ama bilinç, eğitim, milli duygu her zorluğu yenere. Bilinçli olan topluluğun karşısında dağ bile erir. Türk insanı sağduyuludur. Yeter ki ona rehber ol. Tatli dille, güler yüzle yaklaş. Örnek istiyorsan, işte Kurtuluş Savaşı..




Toplam 3008 kez okundu.
Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlamak amacı ile kullanılamaz.

Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.


mersin@mersintercuman.com


 » KÖŞE YAZARLARIMIZ
  ABDİ SATIROĞLU

Abdi Satıroğlu
Kıskançların Hedefiyiz !

Sevgili okurlar bu hafta sizlere 10 yıl önce yazdığım bir yazıyla merhaba derken, geçmişe doğru l0 yıllık bir geziye sizleri de davet ediyorum.

İlk yayın tarihi: 16.10.2006

Çocuk artık koşuyor

Gazeteniz Mersin Tercüman 181.sayısıyla elin...
  MAHİYE MORGÜL

Mahiye Morgül
Yalçın Ergül Komutanla Malta Destanı Hasbihali

Süleyman Kaptanın tahtelbahiri Malta açık sularına demirlediği zaman İngilizlerin ruhu duymadan onsekiz kutlu yolcuyu aldı sinesine. Napoli'ye vardı önce, sonra İstanbul boğazını denizin altından geçti, İstanbul İngiliz işgali altındaydı, suyun altından Karadeniz...
  MEHMET EMİN AYDINBAŞ

Mehmet Emin Aydınbaş
Çanakkale Zaferi'nin 100.Yıldönümü

Her yıl 18 Mart, Çanakkale zaferi yıldönümü olarak kutlanır. Bu yıl 100 yıldönümünü kutladığımız bu zafere Hükümetimiz de özel bir önem atfederek yabancı Devlet ve Hükümet Başkanlarının davet edildiği çok görkemli kutlamalar planlamışlardır. İşin bu tarafı çok gü...
  MELİKE ZAFER

Melike Zafer
Yankı

Kısa ve öz…

Yaşam yolunda yaşadıklarımız ;bizim yaşattıklarımızın yansımasından başka bir şey değildir…

Nasıl mı ?

Hikayedeki gibi kısa ve öz…

Bir adam ve oğlu ormanda yürüyüş yapıyorlarmış. Birden çocuk ayağı takılıp düşüyor ve canı yanıp 'AHHHHH' di...
  ŞİNASİ ŞİRİN

Şinasi Şirin
Nevruz

Kışın bitişi, baharın müjdecisi, yeni gün başlangıcını ifade eden bir gündür NEVRUZ. Yeniliğin başlangıcını anlatır, baharın gelişini, kışın rehavetinin bitişini.

Bir ırkın, bir kökenin veya bir milletin temsil edildiği bayram değildir NEVRUZ.

Türk boyların...
  AHMET AKIN

Ahmet Akın
Hannover Cebit 2015 Teknoloji Fuarı

Hannover Fuarı, bir milyon metrekarelik alan üzerinde bulunan 27 holü ve yaklaşık beş yüz bin metrekarelik sergi alanı ile sadece Almanya'nın değil, tüm dünyanın en büyük fuarı konumunda. Toplam büyüklüğü 130 futbol sahasına denk gelen Hannover Fuarı, dünya çapın...
  MUSTAFA ONGUN

Mustafa Ongun
İnsanı Ürperten Tablo

Uyuşturucu ile ilgili haberler hemen hergün gazetelerin değişik sayfalarında yer almaktadır. Ancak bir gazetede yayınlanan aşağıdaki uyuşturucu haberi insanın iliklerine kadar donmasına sebep olacak mahiyetteydi; çünkü haberde ülkemizde uyuşturucu kullanma yaşını...
  GÜLSEN METİN

Gülsen Metin
Çanakkale Zaferinin 100.Yılı Kutlu Olsun

Ömrünü Atatürk'ü araştırmaya adamış olan Turgut Özakman Çanakkale Zaferini şöyle tanımlıyor: "Çanakkale bir dirilişti, Türkün geri dönüşüydü, Milli Mücadele'nin ve Cumhuriyet'in habercisi, taç kapısı, arifesiydi. Türkiye Cumhuriyeti'nin önsözüydü".

Evet...