ANASAYFA ·  HABER ARŞİVİ ·  BİZE ULAŞIN ·  SERİ İLANLAR  

Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz...
  Önceki «  Sayı : 584 / 27.01.2015  
11.06.2007  /  KÖŞE YAZISI NO.691
Share

Örnek İstiyorsan

Örnek İstiyorsan

Ali Gönen   


Fikirler bir kişiden doğar. Zaman zaman, dalga dalga yayılırlar. Bu anlayıştan yola çıkarsak;

Çağımızın insanları dedelerimize göre daha hazırcı, daha çok israfçıdır. Her kullanım eşyalarını hovardaca kullanırlar. Atalarımız gibi idare edelim fikri, hemen hemen hiç yoktur. Evlerimizde kullandığımız eşyalarımız, arabalarımız, giyimlerimiz, ekseriya görünüşe yöneliktir.



Başka devletlerde hiçbir ailede, süslenmiş gösterişli, şatafatlı eşyalarla doldurulmuş, çok paralar harcanarak hazırlanmış, başlı başına yalnız misafir için ayrılmış bir oda yoktur.



Başka devletlerde küçük evler yapılır. Her oda kullanıma açılır. Bizim Türk evlerinde abartılı odalar, eşyalar hemen göz alır, dikkat çeker. Sık sık oturma grupları değiştirilir. Elbette eski diye dışarı atılır. Oysa ki o eşyalara harcanan paralar, ekonomiye kazandırılsa daha uygun olmaz mı?



Bir anlayışa göre yeni nesil hazırcı, endüstri suçludur. Servet kazanmak için birçok ham maddei acımasızca harcıyorlar.



Biraz geriye dönüp bakarsak, ninelerimiz sofra peçeteleri işlerdi. Onları yıkayıp yıkayıp kullanırlardı. O zamanlar çamaşır makineleri bile yoktu. Şimdilerde mendil yerine kağıt peçete, yemek masasında kağıt peçeteler rastgele kullanılmaktadır. Düğünlerde kişilerin üzerine savrulmaktadır. Eğlence yerlerinde porselen tabaklar zevk için çatır çatır kırılmaktadır. Bunlar başka ülkelere satılsa, ekonomiye girdi kayıt edilse olmaz mı?



İlkokul çağımızda dünyada balta girmemiş ormanlar olduğunu, o ormanda bazı kuşların dallardan düştüğünde, ormanın sıklığından çıkamayıp öldüğünü okuyorduk.



Türkiye'deki iklim gereği, her bölgede orman çoktu. Hatta bazı bölgelere orman denizi adını verdiğimiz oluyordu. Şimdi o ormanlar nerede kaldı? Balta girmeyen orman kaldı mı?



Piknikte yakılan ateşlerle, kırılan şişelerin odak noktalarından, güneşten aldığı ışığı ateşe çevirmesinden, para hırsından, tarla veya parsel kazanma hırsından ormanlar buharlaşıp uçtu. Şimdi eski orman yerleri, çoğunlukla keloğlanın başı gibi sırtarıp kaldı. Balta girmemiş ormanlara sahip olan Brezilya'da bile orman kalmadı.



Her ülke, suni ormanlaşmaya önem vermelidir. Tarsus okaliptüs, Antalya Mavikent, okaliptüs ormanları suni orman olarak görülmeye değer. Antalya Elmalı sedir ormanları görülmeye değer. Ormanları yok etmekle, insanlar kendi dünyasını kendi yıkmaktadır. Bilmem ormanların faydasını bilmeyen varmı?

Manasız yağan yağmurlar yurdumuzdan her sene bir ada olacak kadar toprağı alıp götürmektedir. Oysa ki o topraklar bizim ve çocuklarımızın geleceğidir. Türkiye'de yedi iklimin hepside orman yetiştirmeye elverişlidir.



Orman vergisi verelim. Evlenen çiftlerden orman vergisi alalım. Hayırla, bağışla ormanlaştırma çabası sürdürülemez. Ormanlaşma bütçe ister, güç ister, dev makineler ister, gönül ister. İlgililer isterse ormanlaşma için bir gelir yolu düşünebilirler.



Biliyoruz ki hürriyetler engellenemezler. Ama bilinç, eğitim, milli duygu her zorluğu yenere. Bilinçli olan topluluğun karşısında dağ bile erir. Türk insanı sağduyuludur. Yeter ki ona rehber ol. Tatli dille, güler yüzle yaklaş. Örnek istiyorsan, işte Kurtuluş Savaşı..




Toplam 2981 kez okundu.
Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlamak amacı ile kullanılamaz.

Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.


mersin@mersintercuman.com


 » KÖŞE YAZARLARIMIZ
  ABDİ SATIROĞLU

Abdi Satıroğlu
Dilsiz Şeytanlara...

24 Ocak 1993.

Türkiye, Ankara'da Karlı Sokak'taki evinin önünde, arabasına konan bomba ile suikaste kurban edilen Uğur Mumcu'nun ölümü ile güne uyanmıştı.

Aradan geçen zaman içerisinde bazı kişiler yakalanıp, olayın faili olarak gösterilse de, yargıl...
  ABDİ SATIROĞLU

Abdi Satıroğlu
Sokağın Meşruiyeti

Demokrasilerde "sokak meşru" mudur? Hrant Dink anması öncesi, kahvaltıda gazetecilerle bir adaya gelen HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş, iki haftada dördü çocuk altı kişinin öldürülmesi nedeniyle gündemden düşmeyen Cizre'deki durumdan yola çıkar...
  MAHİYE MORGÜL

Mahiye Morgül
Töremizde Su Hayrattır !

Sularımız ve ·Proaktif Olmak· Teorisi

Böyle bir teorinin olduğunu bilmezdim eskiden. Komplo teorisidir derdim.

Sata sata bitiremediğimiz sandığımız ülkemizin, en sonunda suları da satılmaya geçilince Proaktif Olmak Teorisini düşünmeye başladım.

BH Sanat ...
  MELİKE ZAFER

Melike Zafer
Cam Tavan..

Birazdan okuyacağınız hikaye paylaşımım tekerrür olabilir.

Ancak tekrar paylaşmamın zararından çok yararının olacağı inancındayım.

Çünkü; hemen hemen her fırsatta ve her zorluk ve engelle karşılaştığımda zihnimde yinelediğim, faydasını gördüğüm ve beni moti...
  ŞİNASİ ŞİRİN

Şinasi Şirin
Kayıp - Kaçak...

Yıllardır ülke insanı düzenli vergisini öder, elektriğini, suyunu öder fakat ödemeyenlerin bedelini de "KAYIP-KAÇAK" olarak ilaveten öder.

Amacım ne bölücülük nede bölgecilik. Bu ülke bizim. Doğusuyla, Batısıyla, Kuzeyiyle ve Güneyiyle. Acımız da ortak,...
  BEKTAŞ ADIGÜZEL

Bektaş Adıgüzel
Ampulünüzü Söndürecek Bu Millet !

Genel Kurul'daki Yüce Divan oylaması beklendiği gibi sonuçlandı. AKP'li dört eski Bakan Yüce Divana gönderilmedi. Bakaracı ve makaracılar aralarında meşveret yaparak amaçlarına ulaştılar. Yapılan meşveret ve şuranın durumunun rahmani olmadığını görüyoruz. Meclis ...
  AHMET AKIN

Ahmet Akın
Denize ve Yeşile Hasret Kent Mersin

Mersin hakkında çok şey söyleniyor ve yazılıyor. Ancak, Mersin bir türlü istenilen potansiyeline ulaşamıyor. Bu durumun çok farklı nedenleri var. Bu yazıda daha çok deniz ve doğa üzerinde duracağız. Çünkü, Mersinli denize ve yeşile hasret olarak yaşıyor. Her ne k...
  HİKMET GÜLAYDİN

Hikmet Gülaydin
Nerede Kalmıştık !

Diyorum ki, yazacaklarımı sağdan soldan alıntılarla değil, birazdan yöremizde gerçekleri dile getirerek sizlere iletmek istiyorum.

Önceleri ne diyorduk? Yolsuzluklar, yasaklar ve yoksulluklar konularında örnekler vererek yazımızı bitiyorduk. Yok efendim, "A...
  MUSTAFA ONGUN

Mustafa Ongun
Bu da Haçlıların Bir Oyunu !

Dünyayı pekmez kazanı gibi kaynatıyorsunuz. Sizin yaptıklarınız bir gün size geri dönecek. Bu Allah'ın adaletidir. Yani her inişin mutlaka bir yokuşu vardır. Bir atasözü vardır; çekirge bir sıçrar, iki sıçrar, üçüncünde ele geçer. Evet terörün babası Amerika; ann...