ANASAYFA ·  HABER ARŞİVİ ·  BİZE ULAŞIN ·  SERİ İLANLAR  

Mersin Tercüman Gazetesi sizlerle büyümeye devam ediyor. İlginize teşekkür ederiz...
  Önceki «  Sayı : 575 / 25.11.2014  
11.06.2007  /  KÖŞE YAZISI NO.695
Share

Cevap ve Düzeltme Hakkı

Cevap ve Düzeltme Hakkı

Erhan Karapınar   


Çağdaş hukuk düzenlerinde kişilik hakları en temel ve vazgeçilmez haklardandır. Ancak çağımızda bilim ve teknolojideki baş döndürücü gelişmeler karşısında kişilik hakları bazen ciddi saldırıya uğramakta, özel yaşam savunmasız kalmaktadır.



Basın, haber verme ve eleştiri yapma haklarını kullanarak kamu oyunu oluşturma ve oluşan kamu oyunu açıklama görevlerini yerine getirirken kişi ve kuruluşlar hakkında gerçek dışı bilgiler vererek olumsuz kanaatlerin oluşmasına ve zarara yol açabilir. Bu durumda zarar gören kişinin sorumlularının cezalandırılması ve zararın tazmini için başvuracağı hukuk yollarının güç olması ve uzun bir seyir gerektirmesi nedeniyle, hukuk sistemlerinde bir de “Cevap ve Düzeltme Hakkı” müessesesi geliştirilmiştir.



Genel anlamda cevap ve düzeltme hakkı; basın özgürlüğünün kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla, ilgili kişi ve kuruluşlarla aynı araçlardan yararlanarak, düşüncelerini açıklama, kendilerini savunma, yanlış açıklamaları düzeltme imkânı tanıyan bir haktır.Bu yolla radyo ve televizyonun giderek artan etkisi karşısında kişiye verilen bu savunma hakkı ile her iki taraf arasında bir denge kurma amaçlamıştır.



Cevap ve Düzeltme Hakkı 5187 sayılı Basın Kanununun 14.maddesinde düzenlenmiştir.

Bu düzenlemeye göre; Süreli yayınlarda kişilerin şeref ve haysiyetini ihlal edici veya kişilerle ilgili gerçeğe aykırı yayım yapılması halinde, bundan zarar gören kişinin yayım tarihinden itibaren iki ay içinde göndereceği, suç unsuru içermeyen, üçüncü kişilerin hukuken korunan menfaatlerine aykırı olmayan düzeltme ve cevap yazısını; sorumlu müdür hiçbir düzeltme ve ekleme yapmaksızın, günlük süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren en geç üç gün içinde, diğer süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren üç günden sonraki ilk nüshada, ilgili yayının yer aldığı sayfa ve sütunlarda, aynı puntolarla ve aynı şekilde yayımlamak zorundadır.



Düzeltme ve cevap, ilgili yazıdan uzun olamaz. Süreli yayının birden fazla yerde basılması halinde, düzeltme ve cevap yazısı, düzeltme ve cevap hakkının kullanılmasına sebebiyet veren eserin yayımlandığı bütün baskılarda yayımlanır.



Düzeltme ve cevabın birinci fıkrada belirlenen süreler içinde yayımlanmaması halinde yayım için tanınan sürenin bitiminden itibaren, birinci fıkra hükümlerine aykırı şekilde yayımlanması halinde ise yayım tarihinden itibaren onbeş gün içinde cevap ve düzeltme talep eden kişi, bulunduğu yer sulh ceza hakiminden yayımın yapılmasına veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak yapılmasına karar verilmesini isteyebilir. Sulh ceza hakimi bu istemi üç gün içerisinde, duruşma yapmaksızın, karara bağlar.



Sulh ceza hakiminin kararına karşı acele itiraz yoluna gidilebilir. Yetkili makam üç gün içinde itirazı inceleyerek karar verir. Yetkili makamın kararı kesindir.

Düzeltme ve cevabın yayımlanmasına hakim tarafından karar verilmesi halinde, birinci fıkradaki süreler, sulh ceza hakiminin kararına itiraz edilmemişse kararın kesinleştiği tarihten, itiraz edilmişse yetkili makamın kararının tebliği tarihinden itibaren başlar.



Düzeltme ve cevap hakkına sahip olan kişinin ölmesi halinde bu hak, mirasçılardan biri tarafından kullanılabilir. Bu durumda, birinci fıkradaki iki aylık düzeltme ve cevap hakkı süresine bir ay ilave edilir.



Cevap ve düzeltme hakkının kullanımının ön koşulu, yayının, ‘süreli nitelikte' olmasıdır. Çünkü süreli yayınlar süresiz yayınlara göre daha büyük kitlelere diğer bir deyişle anonim nitelikteki okuyucu kitlesine seslenip daha büyük etki yapabilir. Aynı zamanda süreli yayınlar cevabın kısa sürede aynı yoldan yayınlanmasına elverişli niteliktedir. Dönemsel olmayan yayınlarda cevap ve düzeltme hakkı kullanılamayacaktır.



Cevap ve düzeltme hakkı hem haber, hem de eleştiri şeklindeki yayınlara karşı kullanılabilir. Düzeltme cevap hakkının konusu bir yazı olabileceği gibi, fotoğraf, karikatür vs. de olabilir. Bunun yanında ilan ve reklamlara karşı da bu hak kullanılabilir.



Cevap ve Düzeltme Hakkını kullanabilmenin, ilk koşulu, yayına konu olan kişinin şeref ve haysiyetine saldırıda bulunmasıdır.

Yayın, Haysiyet Ve Şerefe Dokunacak türden ve gerçeğe aykırı olmalıdır.

Cevap ve düzeltme hakkının doğmasına yol açan ilk sebep yayına konu olan kişinin haysiyet ve şerefine dokunması halidir. Yayının kişinin haysiyet ve şerefini ihlal edip etmediği, kişinin resmi ve hususi hal durumuna, örf ve adetlere, kişini toplum içindeki yerine ve nihayet kişinin şahsi telakkilerine göre belirlenir.



Politikacı, sanatçı gibi meslekleri gereği kendilerini toplumun eleştirisine sunmuş kişilerin özel hayat alanları diğer kişilerinkine nazaran daha dardır. Bu kişiler, meslekleri gereği, diğer kişilere göre daha ağır eleştirilere katlanmak zorundadırlar. Bu kişiler açısından, haber verme ve eleştiri hakları kullanılırken, hakkın sınırları içinde kalındığı durumlarda, cevap ve düzeltme hakkının kullandırılmasında daha geniş yorumlara yer verilmelidir.



Cevap ve düzeltme hakkı kişiye verilmiş bir haktır. Bu haklar ancak kişilik hakları saldırıya uğrayan kişiler tarafından kullanılabilir. Tüzel kişilerde bu hak, tüzel kişiyi temsil yetkisi olan kişi tarafından tüzel kişi adına kullanılır.

Cevap ve Düzeltme metni kanuna uygun ve yayınla ilgili olmalı, başka bir cevap ve düzeltme hakkı doğurmamalı ve yasal süresi içerisinde kullanılmalı ve suç unsurları içermemeli ve metin imza ile tamamlanmalıdır.



Düzeltme ve cevabın yayımlanmasına ilişkin kesinleşmiş hakim kararlarına uymayan sorumlu müdür ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili on milyar liradan yüz elli milyar liraya kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Düzeltme ve cevap yazısının yayımlanmaması veya 14 üncü maddenin birinci fıkrasında belirtilen şartlara uyulmaksızın yayımlanması hallerinde hakim ayrıca, masraflar yayın sahibi tarafından karşılanmak üzere, bu yazının tirajı yüz binin üzerinde olan iki gazetede ilan şeklinde yayımlanmasına da karar verir .



Sonuç olarak, haberleşme hukukuna münhasır bir hak olan cevap ve düzeltme hakkı, basın hürriyetinin kötüye kullanılmasını önlemeyi ve güçlü basın karşısında kişi ve kurumları korumayı amaçlayan bir haktır.




Toplam 1522 kez okundu.
Web Sitemiz'de bulunan hiçbir malzeme yeniden yayınlamak amacı ile kullanılamaz.

Copyright© Mersin Tercüman 2005, tüm hakları saklıdır.


mersin@mersintercuman.com


 » KÖŞE YAZARLARIMIZ
  ABDİ SATIROĞLU

Abdi Satıroğlu
E... Kutlu Olsun O Zaman !

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 100.doğum yıldönümü olan 1981 yılında, O'nun 'başöğretmen' oluşunun yıldönümlerinde kutlanmasına karar verilen 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü kutluyoruz.

Tabi buna kutlama denilirse…

Bu özel gün, aslında mesleğini i...
  MAHİYE MORGÜL

Mahiye Morgül
Bu Ders Kitapları Çocukları "Salaksı" Yapıyor…

Evet, artık ilkokuldaki çocuklarımız "salaksı" olmuş haldedir, bakar körlük yaşıyorlar.

İlkokulda çocuğu olan kiminle konuşsam benzer cevaplar alıyorum; çocuğum atlayarak okuyor, harf atlıyor, harf karıştırıyor, hece atlıyor, görmeden geçiyor, Türkçe okuyor am...
  MEHMET EMİN AYDINBAŞ

Mehmet Emin Aydınbaş
Şeytan Taşlamaktan..

Refah Partisinin DYP ile 8 Temmuz 1996 da kurduğu koalisyon hükümeti ancak 11 ay iktidarda kalabilmişti. Nedeni malum; 28 Şubat süreci. Uzun yıllar boyunca "kırmızı kitap"ta "Birinci tehdit" olarak kayıtlı olan, fişlemelerin sürekli abonesi, her tür...
  MELİKE ZAFER

Melike Zafer
Işığın Olmadığı Yere Gelen Karanlık Gibi...

Bir üniversite profesörü öğrencilerine şu soruyu sorar;

- Var olan her şeyi Tanrı mı yarattı ?

Cesur bir öğrenci ayağa kalkar ve yanıtlar.

- Evet her şeyi Tanrı yarattı !

Profesör sorusunu yineler ve öğrenci yine 'evet efendim ' diye yanıtlar. Profesö...
  ŞİNASİ ŞİRİN

Şinasi Şirin
Tarih 21 Kasım 2014...

Televizyon kanallarında verilen haberleri izliyoruz:

"Diyarbakır'da şehit ailen Astsubay Üstçavuş Nejdet Aydoğdu'nun ailesine evini bağışlayan gurbetçi Ali Dal'a Genelkurmay Başkanı, teşekkür mektubu yazdı.

Gurbette, uzak diyarlarda işçilik yaparak kazandığ...
  BEKTAŞ ADIGÜZEL

Bektaş Adıgüzel
Satan Satana, Çalan Çalana

Çalan çalana... Kapan kapana... Götüren götürene... Millet, tilkileri kümese bekçi yaparsa, olacak olan budur; devlet ve millet namına elde avuçta hiçbir şey kalmaz! Bakın bakalım, devlet ve millet namına ne kalmış? Ne maddiyat kaldı, ne maneviyat... Çeşitli yol ...
  AHMET AKIN

Ahmet Akın
Türkiye'nin Suriye Politikası Çıkmaza mı Girdi !

Devletlerin dış politikası önceden belirlenen temel ilkelere göre yürütülür. Günübirlik gelişmelere göre duruş sergilemek, dış politikayı iç politikada seçim malzemesi yapmaya çalışmak ve siyasetçilerin yoğun hırsları, çoğu zaman istenmeyen sonuçlar doğurabilir. ...